Fatma Uçkan
Van’ın en eski ve sembolik kültür yapılarından biri olan Emek Sineması’nın Mart 2026’da yıkılması, Sanat Sokağı girişinde yıllara meydan okuyan bir yapının sessizce hafızadan silinmesi gibi şehirde derin bir boşluk hissi oluşturdu.
Yaklaşık 65 yıllık geçmişiyle sadece bir sinema salonu değil, aynı zamanda Van’ın kültürel dokusuna işlemiş bir buluşma noktası olan bu yapı, geride bıraktığı izlerle kentin belleğinde yer etmeye devam edecek.
Van’da 1960’lı yıllarda hizmete giren ve uzun yıllar boyunca şehrin en önemli sosyal ve kültürel buluşma noktalarından biri olan Emek Sineması, Mart 2026 itibarıyla yıkıldı. Açılışı iş insanı Vehbi Koç tarafından yapılan sinema, yazlık ve kışlık salonlarıyla Vanlıların yıllarca sinema deneyimini yaşadığı önemli mekânlardan biri olarak biliniyordu. Yıkım kararıyla birlikte, kentin kültürel tarihinde iz bırakmış bir yapı daha fiziksel olarak ortadan kalkmış oldu.
Sanat Sokağı girişinde yer alan Emek Sineması, yalnızca film gösterimlerinin yapıldığı bir alan değil, aynı zamanda bir dönemin sosyalleşme ve buluşma noktası olarak da öne çıkıyordu. Balkonu, locaları, geniş kapasitesi ve dönemin şartlarına göre dikkat çeken akustiğiyle sinema, özellikle Yeşilçam filmlerinin yoğun ilgi gördüğü mekânlardan biri olmuştu. Binlerce filmi Vanlı izleyicilerle buluşturan yapı, Van’da bir kuşağın ortak hafızasında yer edindi.
Yıkım sonrası şehirde tarihi yapıların korunması ve modernleşme süreçleri arasındaki denge yeniden tartışılmaya başlandı. Kent belleği üzerine çalışanlar, Emek Sineması gibi yapıların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın da taşıyıcısı olduğunu belirtti.

Van’da daha önce tiyatro yapmış Fadile Yalvaç, Emek Sineması’nın kent yaşamındaki yerini şu sözlerle anlattı: “Emek Sineması bizim için sadece film izlenen bir yer değildi. Orası insanların buluştuğu, birlikte vakit geçirdiği, kent kültürünün canlı olduğu bir mekândı. Orada bir dönemin Van’ı vardı, anılar vardı.”
Bugün geriye bakıldığında, o yapının yalnızca bir bina değil, bir dönemin yaşam biçimini yansıttığı görülüyor. Sanatsever Ali Çayeli ise yapının yok olmasının kent açısından anlamına değinerek, “Emek Sineması Van’ın hafızasıydı. Orada izlenen filmler, yaşanan kalabalıklar, insanların birbirleriyle kurduğu bağlar vardı. Yıkımı sadece bir binanın ortadan kalkması değil, bir kültür döneminin kapanması gibi görmek gerekiyor” dedi.
Mart 2026’da gerçekleştirilen yıkımın ardından, bulunduğu alan uzun süre sessiz kaldı. O sessizlik, yalnızca fiziksel bir değişimi değil, aynı zamanda kentin alışkanlıklarının da değişimini hissettirdi…
Emek Sineması’nın yıkılmasıyla birlikte Van’da yalnızca bir yapı değil, aynı zamanda kentin ortak hafızasında yer etmiş bir dönem de sona ermiş oldu. Yerine yapılacak yeni düzenlemeler beklenirken, Emek Sineması kent belleğinde ve kültürel hafızada yerini korumaya devam ediyor.

1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8135 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8123 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6845 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6420 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5036 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5035 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4841 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
19172 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13876 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11734 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11518 kez okundu
5
Şırnak’ta “Kiras u Fistan” ve “Şal u Şepik” geleneği devam ediyor
7122 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.