DOLAR 44,1893 -0.07%
EURO 50,7790 0.47%
ALTIN 7.110,80-0,34
Ankara
11°

AZ BULUTLU

Topraksız tarım, hem su tasarrufu hem iki kat verim sağlıyor
  • 9.Köy
  • Teknoloji
  • Topraksız tarım, hem su tasarrufu hem iki kat verim sağlıyor

Topraksız tarım, hem su tasarrufu hem iki kat verim sağlıyor

Adana’da topraksız tarım yöntemiyle çilek üretimi yapan Merve Başak, hem yüksek verim hem de düşük su kullanımının ön plana çıktığını söyledi. Uzmanlara göre ise bu sistem büyük avantajlar sunarken, Türkiye’de nitelikli iş gücü ve devlet desteği eksikliği sektörü yavaşlatıyor.

ABONE OL
6 Şubat 2026 10:58
Topraksız tarım, hem su tasarrufu hem iki kat verim sağlıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mahmut Aydın

Topraksız tarım, iklim krizi, su kaynaklarının azalması ve gıda güvenliği gibi küresel sorunlar karşısında Türkiye için tamamlayıcı olmanın ötesinde stratejik bir üretim modeli haline geliyor. Uzmanlar, bu dönüşüm için gençlerin sektöre kazandırılması ve devlet desteklerinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Adana’nın ilk topraksız çilek serası üreticisi olan Merve Başak, tarımda yenilikçi üretim modelleriyle dikkat çekiyor. İşletme mezunu olan Başak, 2017 yılında aldığı eğitimlerin ardından Tarım ve Orman Bakanlığı’na tescilli yatırım danışmanı olarak meslek hayatına adım attı. Yıllarca çiftçilere ve üreticilere danışmanlık yapan Başak, edindiği saha tecrübelerinin ardından 2020 yılında kendi çilek serasını kurma kararı aldı.

Çileğin; muz, mango ve ejder meyvesi gibi alternatif ürünlere kıyasla daha kârlı olduğunu belirten Başak, ilk etapta 1,5 dönümlük bir alanda üretime başladığını, zamanla süreci deneyimleyerek büyüttüğünü ifade etti. Başak, “İklim koşullarına bağlı olarak 8-9 ay süren çilek sezonunda dönüm başına yaklaşık 10 ton ürün elde ediyoruz. Ürünlerimizi süpermarketlere, zincir marketlere, pastanelere ve yurt dışı pazarına sunuyoruz” dedi.

Başak’ın faaliyetleri çilek üretimiyle sınırlı değil. Üzerine kayıtlı biyoteknoloji serası bulunan bir şirketi de olduğunu belirten Başak, burada topraksız katı ortamda üretim yaparak makro ve mikro besin elementlerinin bitkilere doğal yollarla aktarılması üzerine çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bu çalışmaların Çukurova Üniversitesi ile iş birliği içinde devam ettiğini ifade eden Başak, “Bu yıl biyoteknoloji serasındaki faaliyetleri artırarak farklı bitkisel üretim alanlarında yeni seralar kurmayı hedefliyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

“Su kullanımı yüzde 95-98 oranında daha az”

Topraksız tarımın tamamen insan kontrolünde ilerleyen bir üretim modeli olduğunu vurgulayan Başak, “Su, gübre, sıcaklık, olgunlaşma ve hasat sürecinin tamamını siz yönetiyorsunuz. Bu da erkencilik, tonaj, meyve kalitesi ve raf ömrü açısından topraklı tarıma göre çok ciddi avantajlar sağlıyor” dedi.

Topraksız sistemlerde su kullanımının yüzde 95-98 oranında daha az olduğunu belirten Başak, gübre kullanımının da topraklı tarıma göre yaklaşık dörtte bire düştüğünü, ilaç ve pestisit ihtiyacının ise yarı yarıya azaldığını kaydetti. Sektördeki en büyük sorunlardan birinin eğitimsiz iş gücü olduğunu dile getiren Başak, Türkiye’de bu alanda “tam anlamıyla uzman” sayısının yok denecek kadar az olduğuna dikkat çekti. Tarımda kadın olmanın da ayrı zorluklar barındırdığını belirten Başak, birçok alanda önyargıyla karşılaştığını ancak erkek üreticilerin dahi danışmanlık aldığını ifade etti.

“Topraksız tarım, tarla tarımına göre daha verimli”

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş ise sistemin özellikle marul, domates, hıyar, patlıcan ve nane gibi ürünler için uygun olduğunu belirtti. Ortaş, topraksız tarımda verimin tarla tarımına göre birkaç kat daha yüksek olduğunu, toprak kökenli hastalıkların ise büyük ölçüde azaldığını ifade etti. Ancak su kalitesi, besin dengesi ve pazar planlamasının doğru yapılmaması halinde aroma ve kalite sorunlarının ortaya çıkabileceğine de dikkat çekti.

“Hızlı nüfus artışı topraksız tarımı zorunlu hale getirdi”

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayriye Yıldız Daşgan ise, dünya genelinde artan nüfus ve tarım alanlarının daralmasının topraksız tarımı zorunlu hale getirdiğini belirtti. Daşgan, özellikle verimsiz ve sorunlu topraklar için bu sistemin önemli bir alternatif sunduğunu vurgulayarak, “Uygun koşullarda bir dönüm serada 50 tona kadar domates üretmek mümkün” diye konuştu. Yüksek ilk yatırım maliyetleri, enerji bağımlılığı ve uzman eksikliğinin sektörün önündeki temel engeller olduğunu da sözlerine ekledi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.