DOLAR 44,0804 0.18%
EURO 51,1080 -0.21%
ALTIN 7.209,900,41
Ankara

KAPALI

Tahtayı silip yeniden yazmak: Başka bir eğitim mümkün
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Tahtayı silip yeniden yazmak: Başka bir eğitim mümkün

Tahtayı silip yeniden yazmak: Başka bir eğitim mümkün

Sık sık değişen modeller, siyasi etkiler ve fırsat eşitsizlikleriyle eleştirilen eğitim sistemine karşı, çocuk merkezli ve demokratik yapısıyla "Başka Bir Okul Mümkün" modeli dikkat çekiyor.

ABONE OL
21 Ekim 2025 14:26
Tahtayı silip yeniden yazmak: Başka bir eğitim mümkün
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Merve Arısoy

Türkiye’de eğitim sistemi, sık sık değişen modeller, siyasi yönelimlere göre şekillenen içerikler ve fırsat eşitsizliğini derinleştiren uygulamalarla uzun süredir tartışma konusu. 4+4+4’ten Maarif Modeli’ne, “2+2 sistem” tartışmalarından, artan özel okul oranına kadar yapılan tüm değişiklikler, bütüncül ve uzun vadeli bir eğitim planlaması eksikliğini gözler önüne seriyor.

Eğitimde gelir düzeyine göre farklılaşan kalite, cemaat ve vakıflarla yapılan protokoller, devlet okullarındaki altyapı sorunları, öğrencilerin yetersiz beslenmesi ve öğretmenlerin ekonomik güvencesizliği de tartışmaların başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

“Yaratıcılık ve katılımcılık merkezli eğitim hedefleniyor”

“Başka Bir Okul Mümkün (BBOM)” modeli, bu alandaki dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor. BBOM Derneği tarafından geliştirilen ve kooperatif okullarında uygulanan model; alternatif eğitim, demokratik yönetim, ekolojik duruş ve kâr amacı gütmeyen özgün finans ilkelerine dayanıyor. Geleneksel müfredatın ötesinde, çocukların merakını, yaratıcılığını ve katılımını merkezine alan alternatif modellerin öne çıkarılması hedefleniyor. BBOM Modeli de bu arayışın güçlü örneklerinden biri olarak, Türkiye’de eğitim tartışmalarına hem teori hem de uygulama düzeyinde katkı sunuyor. Modelin dört temel sacayağı ise “Alternatif eğitim, demokratik yönetim, ekolojik duruş ve özgün finans (ticari kâr amacı gütmeme)” olarak sıralanıyor.

Yasin Sancak

“Çocuk pasif bilgi alıcısı olarak konumlandırılıyor”

BBOM Kooperatifi kurucu ortaklarından Yasin Sancak, Türkiye’de müfredat değişikliklerinin genellikle kısa vadeli adımlarla sınırlı kaldığını belirtti. Düzenlemelerin çoğunlukla içerik düzeyinde kaldığını, pedagojik yaklaşım ve öğrencinin aktif katılımı gibi boyutların göz ardı edildiğini vurguladı. Sancak’a göre çağdaş eğitim anlayışı, yalnızca aktarılacak bilgilerin listesini güncellemeyi değil; öğrencinin öğrenme sürecindeki rolünü yeniden tanımlamayı gerektiriyor. En kritik eksikliklerden biri ise müfredatın çocuğu bir özne olarak değil, pasif bir bilgi alıcısı olarak konumlandırmaya devam etmesi.

Sancak, kalıcı ve adil bir modelin ancak çocuğun ihtiyaçlarını merkeze alan, siyasi değişimlerden bağımsız bir pedagojik yaklaşımla mümkün olabileceğini söyledi. BBOM İzmir Kooperatifi ve Renkli Orman Okullarının, on yılı aşkın süredir çok farklı siyasi iklimlerde varlığını koruyabildiğini belirten Sancak, bu sürekliliğin ardında yalnızca pedagojik tercihler değil, aynı zamanda kooperatif yapısının sağladığı demokratik yönetişim ve güçlü topluluk dayanışması bulunduğunu ifade etti.

BBOM uygulamalarında öğrenmenin itici gücünün merak ve anlam olduğunu aktaran Sancak, çocukların kendi ilgi alanlarından yola çıkarak tasarladıkları projelerle bilgiyi üretim sürecine dönüştürdüğünü söyledi. Sancak, çocukların okul meclisleri ve sınıf çemberleri aracılığıyla kendi öğrenme yolculuklarına dair karar süreçlerine katıldığını, böylece okulun yalnızca bilgi aktarılan değil, yaşam alanına dönüştüğünü belirtti.

Devlet okullarında yapılabilecek en temel değişikliğe de değinen Sancak, küçük ama anlamlı adımların büyük dönüşümlerin kapısını aralayabileceğini vurguladı. Eğitimci, DerryHannam’ın “yüzde 20 zamanı” yaklaşımına dikkat çeken Sancak şu görüşleri dile getirdi:”Yani haftanın beşte birinin öğrencilerin kendi meraklarına, ilgi alanlarına ve projelerine ayrılması, eğitim sisteminde yapısal bir devrim yaratma potansiyeline sahiptir. Bu adım hem öğrencilerin yaratıcılığını, özgüvenini ve sorumluluk duygusunu geliştirir, hem de öğretmenlere, öğrencileri yalnızca bilgi alıcısı değil, aktif özne olarak görme fırsatı sunar. Böylece, çocuğu merkeze alan, demokratik ve ekolojik bir anlayış, siyasetin değişkenliğine karşı istikrarlı ve adil bir eğitim zemini sunar.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.