Muhammed Yavaş
Çan ilçesinin ana su kaynağı olan 65 köyü ile komşu ilçeleri Biga ile Karabiga’nın köylerini de besleyen, bitki ve hayvanlarına can suyu taşıyan Kocabaş Çayı, aynı zamanda bölgedeki işletmeler tarafından da kullanılıyor.
Bölgede yer alan irili ufaklı birçok firmanın yanı sıra bölgede yeni faaliyete geçen Cengiz Holding’e ait bakır işletmesinin de suyunu kullanacağı söylenen Kocabaş Çayı, kendine yetemez hale geldi. Şirketlerin atık sularını da saldığı Kocabaş Çayı önce kızıllaştı, ardından üzerini yağ tabakaları kapladı.
Tüm bunların yanı sıra Kocabaş Çayı’nı bugünlerde ise başka bir dert bekliyor: kuraklık.
Özellikle havaların sıcak gitmesi, Kocabaş Çayı’nın sularını iyice azalmasına yol açtı.
Konuya dair görüşlerine başvurulan ismini açıklamak istemeyen halk sağlığı uzmanı, Kocabaş Çayı’nın şu anda Çanlılar için bir tehlike oluşturduğunu ifade etti.
Rengi değişen, tabakası farklılaşan ve suyu azalan Kocabaş’ın birçok hastalığa davetiye çıkarabileceğini ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden halk sağlığı uzmanı suyun mikroskopik tüm canlılara ve bakterilere davetiye çıkardığını açıkladı.
Özellikle çaydan su içen hayvanlar için tehlikeli oluştuğuna dikkati çeken halk sağlığı uzmanı, Çay’dan çekilen suyla tarlalarda da sulama yapılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Kocabaş Çayı’nın canlılar için zararlı petrol yağı, amonyak, nitrit, nitrat, tekstil boyası, zirai ilaç ve daha bir çok benzer kimyasalı içinde barındırabileceğini ve bunun net ölçümlerinin yapılıp önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan halk sağlığı uzmanı, “Tehlike Çan’ları Çanlılar için çalıyor” yorumunda bulundu.
Konuya dair açıklama yapan Çan Çevre Derneği Başkanı Mehmet Öz, “Şu anda Kocabaş Çayı’nda hem kızıllık, hem sıvı yağ gibi bir madde hem de susuzluk tehlikesi baş gösteriyor. Biz hangisine üzüleceğimize şaşırdık, kurumları harekete geçirmeye çalışıyoruz ama kimse umursamıyor, bu çay, uğruna savaşlar yapılan, tarihi öneme sahip bir çay. Tarihi öneminden ziyade asıl Çan için önemli, çünkü Çan’ın tüm köylerini besleyen, hayvanların su içtiği, kullanılan suyuyla ile tarım yapılan bir çay ve şu an bizler için tehlike arz ediyor” dedi.

Çaydan tüm kurumların su çektiğini ve bu kirliliğin kimler tarafından yaratıldığını tespit edemediklerini söyleyen Başkan Öz, “Tüm kurumların payı vardır ancak, bu kızıllık ve yağlı tabakanın endüstriyel atıklarla alakalı olduğunu düşünüyoruz biz. Bu şehirde ticaretini yapan, ekmeğini kazanan kurumlar çayın vebalini almıyorlar, CİMER sorularımızı yanıtsız bırakıyor, devlet kurumları gerekeni yapmıyor, kimi kime şikayet edeceğimizi şaşırdık” dedi.
Şu anda susuzluk sıkıntısı olduğunu ifade eden Öz, şöyle konuştu:
“Yaz aylarında Kocabaş kuruyor ama bu normal, çünkü yağmurlar yağmıyor. Eylül gibi tekrar düzelir. Susuzluk yüzünden binlerce balık telef oldu. Bu çay bizim çocukluğumuzda yüzdüğümüz, yüzmeyi öğrendiğimiz, balık tuttuğumuz bir çay. Her şeyin bir kapasitesi vardır, bunca şirket su çekiyor, köyler kullanıyor, üzerine iklim krizi ve kuraklık da olunca çay da artık kendi kendine isyan ediyordur. Çayın dili olsa muhtemelen, ‘Hangi birine yetişeyim’ der. Bu durum bizi üzüyor.”
Çan’ın Helvacı Köyü’nde yaşayan, yıllardır tarlasını Kocabaş’ın suyuyla sulayan ve görüşlerine başvurulan bir köylü, “Ben tarlamı Kocabaş’tan gelen suyla suluyordum ama artık sulamıyorum yaklaşık 3 aydan beri. Çünkü, suya neyin karıştığı belli değil, ben tarlamdaki ürünlere ne idüğü belirsiz o suyu sokmak istemiyorum, hayvanlarım o sudan içsin istemiyorum, zaten hava kirliliğinden sağlıklı bir yaşamımız yok bir de üzerine sudan dolayı sıkıntı çekmek istemiyorum” dedi.
Bu haber, Avrupa Birliği finansal desteği ile üretilmiştir. Haberin içeriği tamamıyla Muhammed Yavaş’ın sorumluluğu altındadır ve hiçbir durumda Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7521 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6653 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6292 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5749 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4949 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4736 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4650 kez okundu
1
Orman yangını, atık havuzdaki suyla mı söndürüldü?
5592 kez okundu
2
Türkiye’de kayıp çocuk krizi: Karanlıkta kalan gerçekler
4396 kez okundu
3
Türkiye’de eğitimin son 22 yılı; devrim mi, çöküş mü?
3765 kez okundu
4
“Yapay zekâ, araştırmacı gazeteciliğin yerine geçemez”
3686 kez okundu
5
2025’te neredeyiz? Sürdürülebilir Kalkınma Raporu yayımlandı!
3549 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.