DOLAR 43,6198 0.18%
EURO 51,5846 0.36%
ALTIN 6.941,573,12
Ankara

KAPALI

Yapay zeka sanatın yeni fırçası mı, bitmeyecek tartışması mı?

Yapay zeka sanatın yeni fırçası mı, bitmeyecek tartışması mı?

"Sanat çevresinde yapay zeka, yaratıcılığı yüceltip dönüştürüyor mu, sınırlandırıyor mu?" tartışması başladı. Yapay zeka sanat sektöründe bir dönüşüme yol açarken, cevabı aranan soruların başında; özgün bir üretim olabilir mi? geliyor. Peki üretilene yaratıcılık veya sanat denilebilir mi? 9. Köy Muhabiri Mahmut Aydın, sanatçılarla konuştu. İlk görüş; henüz ne yapılabileceği net değil, sanat demek için erken ama bu sürece önce uyum sağlayan kazanacak.

ABONE OL
14 Kasım 2025 10:49
Yapay zeka sanatın yeni fırçası mı, bitmeyecek tartışması mı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mahmut Aydın

Yapay zeka, sanat sektöründe çığır açarak teknolojinin kendisini şekillendiren ve çeşitlendiren sanatı bir kez daha büyük bir dönüşüme uğratıyor. Bu teknolojik ilerleme, “sanatçı mı algoritma mı?” sorusuyla telif haklarından etik sorunlara kadar birçok tartışmayı beraberinde getiriyor. Sanatçı Özgür Serdar Altunoğlu ve Doç. Dr. Özgür Ballı, 9. Köy’ün sorularını yanıtladı.

Kimileri yapay zeka ile üretilen ürünleri sanat olarak görmezken, bazıları da bunun yeni bir sanat sahası olduğunu savunuyor. Alanında uzman isimler ve sanatçılar, yapay zekânın sanatın ve sanatçının rolünü nasıl etkilediği, bu yeni durumun bir yaratım süreci olan sanatın doğasını bozup bozmadığı gibi kritik sorulara cevap arıyor.

Özgür Serdar Altunoğlu

Yapay zekâ ile sanatın sınırları zorlanıyor

Yapay zekâ, sanatın sınırlarını zorluyor ve bu durum yeni bir sanat dönemine girip girmediğimiz sorusunu gündeme taşıyor. Animasyon, konsept sanatı ve storyboard alanlarında çalışan sanatçı Özgür Serdar Altunoğlu, yapay zekâ destekli sanat üretim araçlarının gelişimi hakkında ilk başlarda endişe duyduğunu ifade etti. Altunoğlu, arkasında büyük finansman olan yeniliklerin reklamcıların algı gücüyle abartılı şekilde yorumlanabileceğinin altını çizdi.

Bu konunun tam olarak oturmadığını söyleyen Altunoğlu, “Yapay zekanın nasıl çalıştığına dair fikirler netleştikçe, sanatçıların bu teknolojiyi işlerine nasıl adapte edecekleri noktasına gelecekler. Şu anda herkes bir adaptasyon sürecinde ve bu sürece en iyi uyum sağlayanlar kazanacak” şeklinde konuştu.

“Eskiden sanatta zanaat vardı”

Altunoğlu, yapay zekâ ile yapılan sanatın geleneksel sanattan ayrılması gerektiğini vurgularken, el becerisine artık ihtiyaç duyulmamasının temel fark olduğunu söyledi. Altunoğlu, “Eskiden sanatta fiziki emek ve becerinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Günümüzde asıl marifet prompt yazarak yapay zekâyı etkin kullanmak” dedi.

Altunoğlu, yapay zeka konusunda öncelikle bu gerçeğin kabul edilmesi ve araçların nasıl çalıştığının öğrenilmesi gerektiğini vurguladı. Altunoğlu, hiçbir sektörün yapay zekaya teslim olmadığını söyleyerek şu ifadelere yer verdi:

Hâlâ insanî bir moderasyona ihtiyaç var. Çünkü yapay zekanın henüz ‘bir eser üreteyim’ güdüsüne sahip olmadığını, bunun çok insani bir duygu olduğunu biliyoruz. Hızlı üretmek dışında, insan ile yapay zeka arasındaki bilişsel farkların farkına varılması gerekiyor ve insan becerisinin hala gerekli olduğunun farkına varmak gerekiyor

Sanatın doğasının her teknolojik yenilikle değiştiğini söyleyen Altunoğlu; optiğin, fotoğraf makinesinin, perspektifin ve dijital grafiğin keşfi gibi birçok kilometre taşı olduğunu, yapay zekanın d bunlardan biri olduğunu ve henüz ne yapılacağının tam olarak anlaşılamadığını ifade etti.

Yapay zekâ ile yeni sanat ve sanatçı profili

Yapay zekânın, sanatçıyı pratik edilgenlikten çıkarıp daha çok teorik seviyeye getirdiğini belirten Altunoğlu, “Gelecekte çok iyi illüstrasyon çizenler yerine piyasada daha çok sanat yönetmeni olacak. Sanat yönetmenliğinin, eskiden bir sanatçı için en üst rütbe iken artık sektöre giriş basamağı olabilecek” ifadelerini kullandı.

Yapay zekânın özgünlüğü hakkındaki tartışmaya dair ise Altunoğlu, şu şekilde açıklamalarda bulundu: “İnsan eserlerinin özgünlüğü de tartışmaya açık. Bu tartışmalardan net bir yere varmak zor. Bu nedenle artık sadece bir eser üzerinden değil, konseptler veya projeler üzerinden özgünlük tartışması yapılabilir

Altunoğlu’na göre, güzel bir görsel üretmek yapay zeka ile çok kolay olsa da, tutarlı bir projenin tam konseptini üretmek için yapay zeka üstü bir süpervizyon yapmak gerektiğini ve bu noktada insanlara ihtiyaç duyulduğunu aktarıyor. Ancak eskisi kadar büyük iş imkânları olmayacağı yönündeki söylentilerin moral bozucu olduğunu da sözlerine ekliyor.

Etik sorunlar ve telif tartışmaları

Yapay zekâ ve dönüştürebileceği sanat sahası, bazı etik sorunları da beraberinde getiriyor. Altunoğlu, bu alandaki etik konusunda çok büyük boşluklar olduğunu ve kurumların reaksiyon vermesinin çok zaman alacağını belirtiyor.

Doç. Dr. Özgür Ballı

Dijital sanatın, sanatçılar üzerindeki etkisi ve yapay zekanın kapasitesi

Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Heykel bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özgür Ballı, dijital sanatın gelecekte sanatçılar üzerindeki etkisinin oldukça derin ve çok yönlü olabileceğini söyledi. Bu etkinin, insanın teknolojiyle olan ilişkisi ve bu ilişkiye yön verme biçimiyle şekilleneceğini vurgulayan Ballı, yapay zekayı gelecek süreç için oldukça değerli bir araç kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ballı, şu anda yapay zekânın sınırlı bir kapasiteye sahip olduğunu ve daha çok belirli görevleri yerine getiren dar yapay zekâ seviyesinde çalıştığı bir dönemde olduğumuzu belirtti. Ancak gelecekte genel yapay zekâ (AGI) seviyesine ulaşıldığında, Yapay zekanın sanattaki rolü ile ortaya çıkan etik ve sahiplik sorunlarının daha kapsamlı bir şekilde ele alınacağının da altını çizdi.

Yapay zeka sanatçıları geleneksel sanata meydan okuyor

Doç. Dr. Özgür Ballı, Deniz Yılmaz ve AARON gibi yapay zekâ sanatçılarını, geleneksel sanata meydan okuyan ve onu yeniden tanımlayan bir trans hümanist hareketin parçası olarak gördüğünü belirtti. Ballı’ya göre geleneksel sanatçılar kişisel deneyim ve duygularını sanat eserlerine yansıtırken, yapay zekâ sanatçıları veri setleri ve algoritmalarla çalışarak yaratıcılığı farklı bir boyuta taşıyor. Ballı, bu durumun özgünlük, otantiklik ve yaratıcılığın kaynağı gibi kavramları sorgulattığını ve teknolojinin sanatta sınırları aşma potansiyelini gözler önüne serdiğini belirtiyor. Ballı, yapay zeka sanatçılarının insan yaratıcılığını tamamlayan, dönüştüren ve hızlandıran bir sanat anlayışını temsil ettiğini söyledi.

Yapay zekaya “Sanatçı” demek için erken

Ballı, yapay zekâ sanatçılarının günümüz için sanatçı olarak değerlendirilmesinin henüz erken olabileceğine dikkat çekti. Bunun nedenini ise yapay zekâ sistemlerinin şu anda bilinçten yoksun olmalarına ve yaratıcı süreçlerin insan girdilerine dayalı olmasına bağlıyor. Ballı, “Bu durum, sanatçı yaratıcılığına ciddi bir meydan okuma sunuyor. İnsanlar duygularını, deneyimlerini ve bireysel perspektiflerini eserlerine yansıtırken, yapay zekâ devasa veri havuzlarını analiz ederek ve bunları yeniden düzenleyerek eserler yaratabiliyor. Bu durum geleneksel yaratıcılık anlayışını sorgularken, sanatın anlamını genişleten yeni bir paradigma da sunabilir” şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Özgür Ballı, gelecekte insan ve yapay zekâ arasındaki bu etkileşimin, sanatçılık tanımını dönüştürebileceğini ve yaratıcı sürecin sınırlarını yeniden çizebileceğini söyleyerek sözlerini noktaladı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.