DOLAR 44,3577 0.05%
EURO 51,3624 -0.33%
ALTIN 6.437,470,97
Ankara
10°

AZ BULUTLU

Tahtanın başında belirsizlik: Kurs öğretmenleri ne yaşıyor?
  • 9.Köy
  • Emek
  • Tahtanın başında belirsizlik: Kurs öğretmenleri ne yaşıyor?

Tahtanın başında belirsizlik: Kurs öğretmenleri ne yaşıyor?

Özel sektörde çalışan dershane ve kurs öğretmenleri uzun çalışma saatleri, kısa süreli sözleşmeler ve güvencesiz istihdam koşullarıyla karşı karşıya. Öğretmenler yaz aylarında işsizlik ve hak kayıplarına yol açan bu sistemde çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep ediyor.

ABONE OL
24 Mart 2026 11:58
Tahtanın başında belirsizlik: Kurs öğretmenleri ne yaşıyor?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Esmer Değirmen

Türkiye’de binlerce dershane ve kurs öğretmeni, eğitim sisteminin görünmeyen yükünü omuzlarken farklı sorunlarla karşı karşıya. Devlet okullarında 18 saatlik ders yükü standart kabul edilirken, özel sektörde çalışan dershane ve kurs öğretmenleri haftada 45 saati aşan ders saatleriyle, 10 aylık sözleşmelerle ve yaz aylarında işsizlik riskiyle karşı karşıya.

Sigortanın eksik yatırılması, maaşların bir kısmının elden ödenmesi ve tazminat hakkının fiilen ortadan kaldırılması ise sektörde en sık dile getirilen sorunlar arasında. Özel Öğretmenler Sendikası Ankara il temsilcilerinden olan ve aynı zamanda dershane ve kurs çalışmalarında yer alan Hasan Basri ile sektördeki öğretmenlerin sorunları hakkında konuştuk.

Hatay’dan Süleyman öğretmen ve Ankara’dan Kuzey Aras öğretmene ise meslekte karşı karşıya oldukları zorlukları sorduk.

Güvencesiz sözleşmeler ve iş kaygısı

Dershane ve kurs öğretmenlerinin en temel sorunlarından biri iş güvencesi. 9-10 aylık sözleşmeler, her yıl yenilenen kontratlar ve yaz aylarında işsiz kalma riski öğretmenleri sürekli bir belirsizlik içinde bırakıyor.

Hasan Basri, “Bir öğretmenin özel bir kurumda sadece 10 ay çalışıyor gibi gösterilmesi tazminat hakkının elinden alınmasına sebep oluyor” diyor. Yılın kalan iki ayında da sigorta yatırılmadığı için öğretmenlerin emeklilikle ilgili problem yaşadığını belirten Basri, sektördeki sömürünün ana sebeplerinden birinin Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen yetiştirme ve eğitim politikaları olduğunu söylüyor.

Hatay’da görev yapan Süleyman öğretmen, “Özel sektörde çalışan öğretmenler olarak gelecek yıl acaba işsiz kalır mıyım kaygısı yaşıyoruz. Çünkü genel olarak sigortalar 10 aylık yapılmakta ve mevsimlik işçi gibi çalışmaktayız” sözleriyle durumunu aktarıyor. Ankara’dan Kuzey Aras ise sözleşmesinin 12 aylık olduğunu ancak sözleşmesi 9-10 aylık olan meslektaşlarının her sene sözleşmesini yenileme stresiyle karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Uzun çalışma saatleri ve ek ücret sorunu

Özel sektörde ders saatleri kamuya göre oldukça yüksek. Ek ders, etüt ve sınav görevleri ise çoğu zaman düşük ücretlendirme ile yürütülüyor. Kamuda haftalık ders saati 18 saat iken özel kurumlarda öğretmenler haftalık yaklaşık 45 saat derse giriyor. Buna rağmen aldıkları ücretin yeterli olmadığı ifade ediliyor.

Hasan Basri, bu alanın çalışma koşullarının çok insani olmadığını söyleyerek, “Kamudaki arkadaşlarımız haftada 18 saat derse girerken kurs öğretmenleri haftada minimum 45 saat derse giriyor. Sözleşmede ders saati bu oranda olurken gerçekte 50-55 saat derse girmek zorunda kalan meslektaşlarımız da var” diyor.

Düşük ücret ve sigorta uygulamaları

Öğretmenler çoğu zaman asgari ücret üzerinden sigortalı gösterildiklerini ve ücret politikalarının emeklerinin karşılığını vermediğini dile getiriyor. Hasan Basri, “İşveren öğretmenleri daha düşük ücretlere sigortalıyor, sigortalı olarak gösterdiği ücreti bankaya yatırıyor, kalan kısmı elden veriyor. Bu şekilde hem kamudan vergi kaçırmış oluyor hem de öğretmen emeğini sömürerek emeklilikle ilgili yasal bazı haklarına peşinen el koyuyor” diyor.

Şu anki eğitim öğretim yılında haftada üç gün görev yaptığını ve sadece geçinmeye çalıştığını belirten Süleyman öğretmen, önceki yıllarda beş-altı gün çalışıp ancak geçinebildiğini anlatıyor. Süleyman öğretmen, “Emek ücret dengesi hiçbir zaman oluşmadı benim için. Her yıl deneyimle alınan ücret artıyor ama hayat pahalılığı daha da artıyor. 2014 yılında kaldırılan taban maaş uygulamasının acilen dönmesini talep ediyoruz. Bir öğretmene asgari ücret vermek asla kabul edilemez” diyor.

Yaz aylarında işsizlik

Süreli sözleşmeler nedeniyle birçok öğretmen yaz döneminde gelir kaybı yaşıyor ve ek iş aramak zorunda kalıyor. Basri, süreli sözleşmeler yapıldığı için yaz aylarında öğretmenlerin maaş alamadığını aktarıyor ve “Kurs öğretmenlerinden sözleşmesi kısa süreli olanlar yılın belli bir döneminde çalıştığı için bir mevsimlik çalışan olduğunu söyleyebiliriz” diye konuşuyor. Süleyman öğretmen ise şöyle konuşuyor:

Defalarca yaz aylarında işsiz kaldım. Kurumlar sizden daha az paraya çalışacak bir öğretmen buldukları an size kapıyı gösterir. Çünkü güvence yok, 12 aylık sözleşme yok. Sizin çok kaliteli bir öğretmen olmanızın bir önemi yok. Liyakata pek bakılmıyor. Yazın işsiz kalabilirim diyerek her ay kenara biraz para koyarak o parayla yazı geçirmeye çalışıyorum ama borcum bitmiyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.