Selin Yıldırım
Antalya’nın ve Türkiye’nin kışlık sebze deposu Kumluca’da, uçsuz buçaksız plastik örtülerin altında devasa bir ekonomi dönüyor. Ancak bu üretimin gerçek mimarları; ne devasa traktörler ne de modern sulama sistemleri. Bu çarkın en hassas dişlisi, sabahın erken saatlerinde yola düşen, elleri nasırlı, yüreği ise evlatlarının geleceği için çarpan kadınlar.
Seralarda erkeklerin sesi daha gür çıksa da, fidenin toprakla buluşmasından sofraya gelişine kadar geçen o sancılı süreçte en ağır yükü kadınlar omuzluyor. “Hassas iş” diye kadının eline bırakılan budama, ipe dizme ve bakım işleri, aslında birer sağlık sınavına dönüşürken; seranın nemli sıcağından çıkan kadınları evde ikinci bir mesai bekliyor.

Şebnem Dalgıç
Kumluca’da bir serada yevmiyeci olarak çalışan 45 yaşındaki Şebnem Dalgıç, güne sabah saat 07.00’de sera mesaisi ile başladığını anlatıyor. Asıl yorgunluğun ise eve döndükten sonra başladığına dikkat çekiyor: “Seradan çıkınca işimiz bitmiyor. Bir ev hanımının yemeği, çamaşırı, çoluğu çocuğu var. Akşam 12’ye kadar yine mesaideyiz. Bulaşık çıkar, çamaşır ser, yemek hazırla… Kadının mesaisi hiçbir zaman bitmiyor.”
Seralardaki en hassas işlerin başında gelen ipe dizme ve budama (pişil alma) işlemlerinin kadınlar tarafından yapıldığını hatırlatan Dalgıç, bu işin bedelini sağlıklarıyla ödediklerini söylüyor. Fideler belli bir boya gelene kadar sürekli eğilerek çalıştıklarını ifade eden Dalgıç, bu işlerin bedelini önemli sağlık sorunlarıyla ödediklerini belirtiyor: “İp bağlarken, dikerken hep eğiliyoruz. Bel fıtığı, boyun düzleşmesi, kol ve bacak ağrıları artık kaçınılmaz oluyor. Vücudumuz bu durumdan çok rahatsız.”

Toplumda erkek işi olarak bilinen tarımın, aslında kadınların titizliğiyle ayakta durduğunu vurgulayan Şebnem Dalgıç, çarpıcı bir iddiada bulunuyor: “Bu işi kadınlar yapmasa erkekler yapamaz. Sebzecilik başta kadınların yapacağı bir iş. İlacı, nakliyeyi, ağır çuvalları erkekler yapsa da; bitkinin dilinden anlayan, yer işini yapan, onu büyüten kadınlardır. Kadın olmazsa sebzecilik olmaz.”
Sektördeki ekonomik dar boğaza da değinen Dalgıç, sel ve hortum felaketlerinin çiftçiyi perişan ettiğini, bunun da işçiye yansıdığını belirtiyor. Yevmiyelerin ürün türüne göre (patlıcan, biber vb.) değiştiğini ancak en büyük sorunun sosyal güvence eksikliği olduğunu vurguluyor: “Sigortamız yok. Yevmiyeler ucuz, sebze para etmiyor. Çiftçi perişan olduğu için mecbur işi işçi yapıyor ama çalışacak işçi de bulunmuyor.”

Zekiye Baş
Zekiye Baş (49) ise seradaki yaşam koşullarının sertliğinden yakınırken, bir günlük rutinini, “Erken kalkabilirsek kahvaltı yapıyoruz, kalkamazsak aç karnına seraya giriyoruz. Akşam eve döndüğümüzde yemek, bulaşık, çamaşır derken saat 10 oluyor. Benim zaten hiç çalışmadığım bir günüm yok” sözleriyle anlatıyor.
Kadınları en zorlayan iş ise, seracılığın en zorlayan ve en hassas kısmı ise ipe dizme ve budama sırasında yaşadıkları fiziksel tahribat. Sürekli eğilip kalkmaktan kaynaklanan bel fıtığı ve eklem ağrıları, bu işin meslek hastalığı haline gelmiş durumda. Zekiye Baş, bu ağır mesaiye rağmen emeğinin karşılığını alamadığını düşünüyor: “Emeğimiz bence hiç görülmüyor. Erkeklere kıyasla hep geride bırakılıyoruz. Sigortamız yok, kazancımızla geçinmek imkansız ama felaketlerden dolayı yapacak başka bir şeyimiz de yok”
Kumlucalı üretici kadınların en ortak ve en acı noktası ise gelecek kaygısı. Hayatını seralarda, iplerin ve fidelerin arasında tüketen Zekiye Baş’ın, “Çocuklarınızın bu hayatı yaşamasını ister misiniz?” sorumuza verdiği yanıt, durumu özetliyor: “Asla istemem!“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
9604 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8945 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8499 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7000 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6516 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5404 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5167 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8364 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4594 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4145 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3645 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3124 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.