Nidanur Ateşyakar
Yoğun iş temposu, gelecek kaygısı ve günlük yaşamın getirdiği stres, insanların beslenme alışkanlıklarını da değiştiriyor. Aç olmadığı hâlde yemek yiyen, özellikle stresli anlarda çikolata, cips veya tatlı gibi yiyeceklere yönelen kişi sayısı her geçen gün artıyor. Uzmanlara göre bu durum çoğu zaman fiziksel açlıktan değil, duygusal açlıktan kaynaklanıyor.
Diyetisyen Rabia Meryem Ekici, duygusal yeme bozukluğunun nedenleri ve olası risklerine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı. Yeme bozuklukları, çocuk beslenmesi ve bunun insan psikolojisine, beden sağlığı üzerinde çalışmalar yürüten Ekici, duygusal yemenin günümüzde en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu söylüyor.
Ekici’ye göre aslında herkes zaman zaman duygusal yeme davranışı gösterebiliyor. İnsanlar üzüldüklerinde, mutlu olduklarında ya da kaygı hissettiklerinde çoğu zaman bu duygularla yüzleşmek yerine yemek yemeyi tercih ediyor. Duyguları bastırmanın kısa süreli bir rahatlama sağladığını ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını belirten Ekici, bu durumu “duyguları halının altına süpürmek” olarak tanımlıyor.
Fiziksel açlığın karın guruldaması, halsizlik ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle ortaya çıktığını söyleyen Ekici, yakın zamanda yoğun bir duygu yaşanmasına rağmen fiziksel açlık hissedilmiyorsa bunun duygusal açlığın işareti olabileceğine dikkat çekiyor.
Duygusal yemenin temelinde çoğunlukla psikolojik nedenlerin bulunduğunu ifade eden Ekici, çocukluk döneminden itibaren insanların duygularını bastırmaya yönlendirildiğini söylüyor. Duygularını göstermenin zayıflık olarak algılanmasının bireyleri farklı baş etme yöntemleri geliştirmeye ittiğini belirten Ekici, bu yöntemlerden birinin de yemek olduğunu vurguluyor.
Özellikle kaygı ve üzüntünün duygusal yemeyi en çok tetikleyen duygular arasında yer aldığını belirten Ekici, kronik stresin zamanla farklı duygulara dönüştüğünü ve ifade edilemeyen duyguların yemek davranışıyla dışa vurulduğunu dile getiriyor.
Modern yaşamın duygusal yemeyi artırdığını söyleyen Ekici, yemek siparişinin birkaç dakika içinde kapıya gelmesinin insanların sağlıklı baş etme yöntemlerinden uzaklaşmasına neden olduğunu ifade ediyor. Özellikle çikolata, cips ve şekerli yiyeceklerin beynin ödül sistemini kısa süreli olarak harekete geçirdiğini, bu nedenle kişiye geçici bir rahatlama hissi verdiğini belirten Ekici, bu durumun zamanla alışkanlığa dönüşebileceğini söylüyor.
Duygusal yemenin önüne geçebilmek için ilk olarak kişinin bu davranışı kabul etmesi gerektiğini vurgulayan Ekici, bireyin kendisine “Gerçekten aç mıyım, yoksa şu an bir duyguyu mu bastırmaya çalışıyorum?” sorusunu yöneltmesinin önemli olduğunu ifade ediyor. Fiziksel açlık belirtilerini değerlendirmek ve duyguların farkına varmak, bu döngünün kırılmasında önemli bir adım olarak görülüyor.
Ekici, duygusal yeme davranışı gösteren danışanlarla çalışırken gerektiğinde psikologlarla birlikte hareket ettiklerini belirtiyor. Danışanın hangi durumlarda yemeğe yöneldiğinin analiz edildiğini ifade eden Ekici, yoğun kaygı, üzüntü ve duygu düzenleme güçlüğü yaşayan bireylerde psikolojik desteğin beslenme tedavisini önemli ölçüde desteklediğini söylüyor.
Duygusal yemenin uzun vadede kilo artışı, dikkat ve odaklanma problemleri ile kronik hastalık riskini artırabileceğine dikkat çeken Ekici, düzenli öğün tüketiminin ve yeterli su içmenin ani yeme ataklarını azaltabileceğini belirtiyor. Susuzluğun çoğu zaman açlıkla karıştırıldığını hatırlatan Ekici, yürüyüş, yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri gibi aktivitelerin de stres yönetiminde etkili olduğunu ifade ediyor.
Hobi edinmenin ve kişinin kendisini tanımasının da duygusal yeme davranışını azaltabileceğini söyleyen Ekici, farkındalık çalışmalarının sürecin en önemli parçalarından biri olduğunu vurguluyor. Ekici’ye göre kişi önce durup ne hissettiğini anlamalı, ardından gerçekten fiziksel açlık yaşayıp yaşamadığını sorgulamalı. Farkındalık arttıkça hem duygusal yeme döngüsünü kırmak hem de daha sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün hâle geliyor.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8880 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8466 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7389 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6974 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6502 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5364 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5143 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6155 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4674 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4202 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
3973 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3645 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.