Zeynep Koç
Üniversite mezunu işsiz sayısı artmaya devam ederken, diş hekimi adayları da durumdan payını alıyor. Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler, diş hekimliği mesleğinin birçok başlıkta aynı anda sorun yaşadığını belirterek çözüm için uzun vadeli planlama yapılması gerektiğini söylüyor.
Türkiye’de bugün 105 diş hekimliği fakültesi bulunuyor. Mezun sayısı her yıl artarken Güler, mevcut tablo devam ederse önümüzdeki beş yıl içinde diş hekimi sayısının 100 bini aşacağını belirtiyor.
Nüfus artış hızının yatay seyrettiğine dikkat çeken Güler, mevcut mezun sayısının ülke ihtiyacının üzerinde olduğunu ifade ediyor.
Türk Dişhekimleri Birliği’nin yıllardır fakülte ve kontenjan fazlalığına ilişkin raporlar hazırladığını hatırlatan Güler, YÖK’ün bu yıl kontenjanı 9 bin seviyesinden yaklaşık 7 bine düşürmesini olumlu ancak yetersiz bulduklarını belirtiyor. Birliğin önerisi ise yıllık kontenjanın 3 bin 500’e indirilmesi.
Güler ayrıca henüz eğitime başlamayan fakültelerin kapatılarak Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerine dönüştürülmesini, öğretim üyesi yetersizliği bulunan fakültelerin ise sistemden çıkarılarak öğrencilerinin eğitim altyapısı güçlü üniversitelere aktarılmasını öneriyor.

Fatih Güler
Diş hekimlerinin uzmanlık eğitimi için girdiği Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı’nın (DUS) yılda iki kez yapılırken yeni bir kararla bir yılda bire düşürülmesi meslek camiasında tepkiye neden oldu. Türk Dişhekimleri Birliği’nin girişimleri sonucu 2026 yılı için sınavın yeniden iki kez yapılması planlansa da sonraki yıllara ilişkin belirsizlik sürüyor.
“Sınavın yılda bire düşmesi genç meslektaşlarımızın hem motivasyonunu hem de ekonomik durumunu olumsuz etkiliyor” diyen Güler, birçok adayın sınava hazırlanırken çalışamadığını belirterek şunları söylüyor: “Bir yıl boyunca iş gücünden uzak kalıyorlar. Bu da ciddi geçim sıkıntısına yol açıyor. 2026 sonrasında da sınavın yılda iki kez yapılması için girişimlerimizi sürdürüyoruz.“
Türk Dişhekimleri Birliği’nin en çok itiraz ettiği başlıklardan biri de diş hekimlerine uygulanan idari para cezaları. Güler, benzer ihlallerde farklı meslek gruplarına uygulanan cezalar arasında büyük dengesizlik bulunduğunu savunuyor.
Örneğin işten ayrılan bir diş hekiminin İl Sağlık Müdürlüğü’ne bildirilmemesi halinde yaklaşık 72 bin lira, Ürün Takip Sistemi’ne kayıt yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda ise yaklaşık 144 bin lira idari para cezası uygulanıyor.
Bu cezaların ölçüsüz olduğunu belirten Güler, düzenlemelerin yargıya taşındığını ifade ediyor.
Vergi yükünün de giderek arttığını söyleyen Güler, serbest çalışan diş hekimlerinin gelir vergisi ve aylık KDV yükümlülüklerinin yanı sıra her yıl ayrıca ruhsata bağlı harç ödemek zorunda bırakıldığını belirtiyor: “Bu konudaki itirazlarımızı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dile getirdik. Düzenleme yasalaşırsa iptali için hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.“
Güler’e göre mevcut Kat Mülkiyeti Kanunu da ağız ve diş sağlığı kuruluşlarının önündeki önemli engellerden biri.
İmar planlarında sağlık alanı olarak ayrılan parsellerin yetersiz olması nedeniyle çok sayıda poliklinik apartman dairelerinde veya iş merkezlerinde faaliyet gösteriyor. Ancak mevcut mevzuat kat maliklerinin zaman zaman bunu baskı unsuru olarak kullanmasına olanak tanıyor.
Bu nedenle avukat, noter ve mali müşavirlerde olduğu gibi ağız ve diş sağlığı kuruluşlarının da kanunda açık biçimde düzenlenmesi gerektiğini savunuyor.
Mesleğin bir diğer önemli sorunu ise kamu istihdamı ve emeklilik sistemi.
Son yıllarda kamuya yapılan diş hekimi atamalarının azalması, özellikle yeni mezunlar açısından istihdam sorununu büyütüyor.
Güler, engelli diş hekimlerinin Sağlık Bakanlığı kadrolarında görev alamamasını da önemli bir eşitsizlik olarak değerlendiriyor. Halen atanan engelli diş hekimlerinin yalnızca Adalet Bakanlığı bünyesinde ceza infaz kurumlarında çalışabildiğini hatırlatan Güler, bu personelin ücretlerinin Sağlık Bakanlığı kadrolarındaki diş hekimleriyle eşitlenmesi ya da kadrolarının Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi gerektiğini söylüyor.
Emeklilikte de benzer bir eşitsizlik yaşandığını ifade eden Güler, kamudan emekli olan diş hekimlerine verilen ek ödemenin SSK ve Bağ-Kur emeklilerini kapsamadığını belirtiyor:
“Diş hekimlerinin önemli bölümü özel sektörde veya kendi muayenehanesinde çalışıyor. Aynı mesleği yapan insanlar arasında emeklilikte bu kadar büyük fark olmaması gerekiyor. Bütçe gerekçesi öne sürülüyor ancak istenirse bu mağduriyet ek ödeme modeliyle giderilebilir.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10016 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8953 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8503 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7004 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6519 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5409 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5172 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6181 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4687 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4220 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
3990 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3661 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.