Antranik Bakırcıoğlu
Sağlık alanında kritik bir yere sahip olan ancak kamuoyunda yeterince tanınmayan ortez-protez bölümü, son yıllarda anatomi, biyoloji ve insan sağlığına ilgi duyan gençlerin öncelikli tercihleri arasında yer almaya başladı. Üniversitelerde gerek önlisans gerekse lisans düzeyinde öğrenci kabul eden bölüm; biyomekanik, fizyoloji ve malzeme bilgisini birleştiren multidisipliner yapısıyla öne çıkıyor.
Ortez-Protez bölümü mezun olan ve yaklaşık altı yıldır bu alanda çalışan Sevada Haçik Demirci, mesleğin insan hayatına temas eden yönüne dikkat çekiyor. Biyolojiye, anatomiye ve insanlarla çalışmaya ilgi duyan gençler için son derece tatmin edici bir alan olduğunu belirten Demirci, sektörün Türkiye’deki mevcut durumu, yasal süreçleri ve uygulama detayları hakkında bilgi verdi.
Mesleğin önemine ve üniversitelerdeki lisans eğitimine rağmen Türkiye’deki yasal altyapıda henüz eksiklikler bulunduğunu ifade eden Demirci, “Türkiye’de bu alanda lisans mezunları için henüz bir sağlık meslek tanımı bulunmuyor. Konuyla ilgili POLMED Protez Ortez Lisans Mezunları Derneği’nin bakanlığa yapmış olduğu meslek tanımı başvurusu bulunsa da tamamlanmış bir süreç değil” dedi.
Kavramsal karışıklığa değinen Demirci, iki uygulamanın farkını şu sözlerle özetledi:
“Protez, doğuştan ya da sonradan kaybedilmiş bir uzvun yerine geçen yapay uzuvlardır. Örneğin bir bacak veya kol protezi buna örnektir. Ortez ise vücutta mevcut olan bir uzvu desteklemek, korumak, hizalamak ya da fonksiyonunu artırmak amacıyla kullanılan cihazlardır. Dizlikler, ayak bileği ortezleri, skolyoz korseleri ve kişiye özel tabanlıklar da ortez grubunda değerlendirilir.”
Demirci, ortez-protez uzmanlarının kişinin ihtiyacını değerlendirerek bu yardımcı cihazları tasarladığını, uyguladığını ve takip ettiğini belirtti. Amacın yalnızca ağrıyı azaltmak değil; kişinin hareket kabiliyetini artırmak, günlük yaşamını kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu vurguladı.
Ağırlıklı olarak ayak biyomekaniği üzerine yoğunlaştığını belirten Demirci, PT AKADEMİ ile multidispliner bir şekilde çalıştıklarını aktardı. Sporcuların ve günlük yaşamda hareketle ilgili sorun yaşayan bireylerin ayak analizlerini yaparak ihtiyaçlarına uygun kişiye özel çözümler sunduklarını ifade etti.
Tabanlık çalışmalarının önemli bir bölümünü oluşturduğunu vurgulayan Demirci, şu bilgileri verdi: “Tabanlığı sadece ayağın altına konulan bir destek olarak düşünmemek gerekiyor. Ayak, vücudun yere temas eden ilk noktası olduğu için buradaki yük dağılımı tüm hareket zincirini etkiliyor. Doğru planlanmış bir tabanlık ayağın biyomekaniğini destekleyerek yükün üst eklemlere daha dengeli dağılmasına yardımcı olur. Böylece hem hareket daha verimli hale gelir hem de yanlış yüklenmelerin önüne geçilebilir.”
Piyasada satılan hazır ürünlere değinen Demirci, “Hazır tabanlıklar standart ölçüler düşünülerek üretilir. Oysa herkesin ayak yapısı, basış şekli ve ihtiyacı birbirinden farklıdır. Burada ürünlerin başına konulan ortopedik kelimesi çok yanıltıcı olabiliyor. Ürünün sizin açınızdan ortopedik olabilmesi için size özel tasarlanıp üretilmesi gerekir” uyarısında bulundu.
Kişiye özel tabanlıkta önce detaylı bir değerlendirme yapıldığını belirten uzman; ayak yapısı, basış analizi, kişinin günlük yaşamı ve yaptığı sporun birlikte ele alındığını, ardından tamamen o kişiye uygun bir tabanlık hazırlandığını ifade etti.
Ayağı vücudun temel taşı olarak tanımlayan Demirci, burada oluşan yüklenme düzensizliklerinin dizi, kalçayı ve omurgayı da etkileyebileceğini belirtti. Eğer sorun gerçekten ayak kaynaklıysa, tabanlık ile yük dağılımı düzenlenerek üst eklemlerin daha dengeli çalışmasına katkı sağlanabileceğini ve streslerin azaltılabileceğini söyledi.
Demirci, sözlerini şu önemli uyarıyla tamamladı: “Tabii ki her diz ya da bel ağrısının çözümü tabanlık değildir. Öncelikle doğru değerlendirme yapılmalı ve sorunun kaynağı belirlenmelidir.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10551 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8993 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8513 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7012 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6527 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5416 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5185 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6187 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4691 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4225 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
3997 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3667 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.