DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,403,13
Ankara
10°

HAFİF YAĞMUR

Antalya Arkeoloji Müzesi: 50 yıllık bellek “ikon” uğruna silinmesin!

Antalya Arkeoloji Müzesi: 50 yıllık bellek “ikon” uğruna silinmesin!

Türkiye’nin yarışmayla yapılan ilk müzelerinden "Antalya Arkeoloji Müzesi" yıkılmak isteniyor. Mimarı, eski belediye başkanı ve uzmanlar uyarıyor: "Yıkmak kolay ama kültürel hafızayı yok ediyorsunuz."

ABONE OL
7 Temmuz 2025 13:41
Antalya Arkeoloji Müzesi: 50 yıllık bellek “ikon” uğruna silinmesin!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Erdem Duru

Antalya’da 1970’lerde inşa edilen ve Türkiye’nin yarışma yoluyla inşa edilen ilk müzesi olan Antalya Arkeoloji Müzesi, “ikonik bir yapı yapılması” gerekçesiyle yıkılmak isteniyor. Ancak kentte bu karar, sadece bir yapı değil, bir kültürel bellek meselesi olarak görülüyor.

Mimarlar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları tepkili: “Yıkmadan da yenilemek mümkün. Bu, sadece mimari değil, bir
kültür meselesi.”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, “riskli yapı” raporu verilen mevcut müzenin yıkılarak, çağdaş sergileme tekniklerine uygun, çevresel dokuyu gözeten ve uluslararası ödüllere aday gösterilebilecek nitelikte yeni bir yapının 2026 yılı sonuna kadar inşa edileceğini açıkladı. Ancak bu açıklamanın ardından, başta yapının mimarlarından Doğan Tekeli
olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve kentteki kamuoyu projeye itiraz etti.

Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Ali Olgu Ceylan, müzenin mimarlarından Doğan Tekeli ve 1973–1980 yılları arasında
Antalya Belediye Başkanlığı görevini üstlenmiş olan Selahattin Tonguç, “kültürel bellek” niteliğindeki Antalya Arkeoloji Müzesi’nin önemi ve mücadelelerini 9. Köy’e anlattı.

“Yapı kent hafızasına uygun olarak yenilenmeli”

Antalya Serbest Mimarlar Derneği Başkana Ali Olgu Ceylan, müzenin yenilenmesi fikrinin bazı sivil toplum örgütlerince gündeme
getirildiğini söyledi. Bu görüşü savunanların, kentin artan turist sayısına karşın, müzenin ziyaretçi sayısının azlığının nedenini, “ikonik bir yapıya ihtiyaç duyulduğu” savına dayandırdığını anlatan Ceylan, “Fakat bu tartışma, uzman mimar ve şehir plancılarına danışılmadan, başka kentlerdeki örneklerin yanlış şekilde Antalya’ya uyarlanmasından kaynaklanan bir algı ile ilerledi” dedi.

İspanya’nın Bilboa kentindeki Guggenheim Müzesi’nin, kentin dönüşümünde etkili olduğun dikkat çeken Ceylan, “Ancak Antalya’nın tarihi, konumu ve mimari karakteriyle doğrudan kıyaslanamaz” görüşünü dile getirdi ve ekledi: “Eğer bir ikon aranıyorsa, bu değerlerle uyumlu olmalı. Yapı, kent hafızasına ve doğasına saygı gösterilerek yenilenebilir. Bu konuda bilim insanları ve sivil toplumun önemli önerileri var.

“Nasıl ki Hadrian kapısını yıkmıyorsak, belleğe kazınmış yapıları da korumalıyız”

Ceylan’a göre deprem riskine karşı müze binasının güçlendirilerek korunması mümkün. Çatı izolasyonu veya bazı teknik eksiklikler
nedeniyle kültürel bellek niteliğindeki eserlerin yıkılmasının yanlışlığına işaret eden Ceylan, “Bu yaklaşım kabul edilirse her 30–40 yılda bir mimari eserleri yıkmamız gerekir” sözleriyle yıkım kararına tepki gösterdi.

Kentlerin büyüyerek geliştiğini, bu süreçte tarihi ve kültürel değerlerin korunmasının ise çok önemli olduğunun altını çizen Ceylan,  sözlerini şöyle sürdürdü:

Nasıl ki Hadrian Kapısı’nı yıkmak aklımıza gelmiyorsa, Antalya Müzesi gibi belleğe kazınmış yapıları da korunmamız gerekiyor.
Çevresinde insanların buluştuğu, vakit geçirdiği, kentin hafızasında yer etmiş bir yapıdan söz ediyoruz. Kent belleği açısından bu kadar önemli mekanların yıkılması, kültürel süreklilik ve kentlilik bilincine zarar verir. Gelecek kuşaklara aktarılacak bir kent hafızası için, Antalya Müzesi mutlaka korunmalı.”

“Mimarlığın belgesel yapılarından biri”

Antalya Müzesi’nin mimarı Doğan Tekeli ise yıkım kararından dolayı hem üzgün, hem de kendisine danışılmadan bu kararın alınmasına tepkili. Bakanlığın öne sürdüğü “depreme dayanıksızlık” gerekçesine karşı binanın güçlendirilerek özgün haliyle korunabileceğini savunan Tekeli, aynı dönemde inşa edilen Manifaturacılar Çarşısı gibi örnekleri anımsatarak, teknik olarak yaşatmanın mümkün olduğunu vurguladı. Yapının mimarlık tarihinde “belgesel bir yapı” niteliği taşıdığını belirten Tekeli, “Bu müze, dönemin ekonomik güçlüklerine rağmen özenle projelendirilen az sayıdaki yapılardan biri. Bugün birçok benzeri yok oldu. Antalya Müzesi korunmalı, çünkü bu kent ve mimarlık hafızası için büyük bir kayıp olur” dedi.

“Kamuoyu Antalya Müzesi’ne sahip çıkmalı”

1973–1980 yılları arasında Antalya Belediye Başkanlığı yapan Selahattin Tonguç, müzenin yıkımı kararının ardında ciddi bir rantın
olabileceğini savundu: “Karayolları, meteoroloji ve uygulama oteli arazilerinde büyük ekonomik çıkarlar söz konusu. Antalya kamuoyu bu süreci dikkatle izlemeli, yetkililer bu adımın gerekçesini açıkça açıklamalı.”

Tonguç, yalnızca müze değil, Konyaaltı Varyant’tan Selekler Çarşısı’na kadar uzanan alanda yapılan imar değişikliklerine de dikkat
çekerek uluslararası düzeyde bir rant ihtimaline işaret etti. Müzenin çok değerli eserlere de ev sahipliği yaptığını belirten Tonguç, “Başlıca hedefimiz müzeyi yerinde korumak olmalı. Elmalı Hazineleri dahil pek çok kıymetli eser burada. Aksine, çevredeki kamu arazileri müzeye katılarak büyütülmeli. Antalya, böyle bir kurumu fazlasıyla hak ediyor” görüşünü dile getirdi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.