Ankara
23°

AÇIK

Tek tip mimariye ve poyraza direnen miras: Muğla bacaları

Tek tip mimariye ve poyraza direnen miras: Muğla bacaları

Muğla’nın sivil mimarisinin en önemli simgelerinden olan ve kökeni Rum adalarına dayanan tarihi Muğla bacaları, işlevselliğin yerel tecrübeyle birleştiği bir kültür mühendisliği sunuyor. Kentte esen sert poyraz rüzgârlarına karşı özel bir matematiksel planla geliştirilen bu yapılar, tescilli binalardaki restorasyonlarla betonarme yapılaşmaya karşı korunmaya çalışılıyor.

ABONE OL
3 Eylül 2026 11:09
Tek tip mimariye ve poyraza direnen miras: Muğla bacaları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tevfik Armutcuoğlu

Muğla’da evlerin çatılarında yükselen bacalar işlevselliğin yerel ustalık ve malzeme bilgisi ile birleştiği bir kültür mühendisliği olarak öne çıkıyor. Kentin kendine has iklimsel dokusuna ve coğrafi yapısına göre şekillenen bu yapılar, iki asrı aşkın bir süredir estetik bir görünümün ötesinde hayati bir amaca hizmet ediyor. Bölgenin en sert hava koşullarında bile evlerin içini dumandan koruyan bu sistem, günümüzde tek tipleşen modern şehircilik anlayışına karşı zamana direnmeye devam ediyor.

Bölgenin kendine has rüzgârlarına ve hava koşullarına karşı geliştirilen bu dikdörtgen formlu, dört tarafı açık bacalar, rüzgârın basıncını kırarak dumanın her şartta tahliyesine imkân sağlıyor. Kuzeyden esen sert poyraz rüzgârlarının basıncıyla dumanın içeriye geri üflenmesini tamamen engelleyen bu aerodinamik yapı, yağışlı ve rüzgârlı havalarda bile üstün bir performans gösteriyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Aydın, bu yapıların tesadüfi olmadığına dikkat çekti. Aydın, şu bilgileri verdi: “Bu bacalar ciddi hesaplama ve tecrübenin sonucunda oluşturulmuştur. Yapımında kullanılan 28 alaturka kiremit, dört yanı açık yapısıyla soba tütmesini engellerken yağışlı ve rüzgârlı havalarda bile üstün performans sağlar.”

Bu özellikleri sayesinde  bu baca tipi halk arasında “tütmeyen baca” olarak anılıyor.

Kökeni Rum adalarına dayanıyor

Muğla bacalarının tarihsel arka planı, bölgedeki çok kültürlü zanaat geçmişine dair de önemli ipuçları barındırıyor. Bacaların mimari kökeni hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ayşe Aydın, “Muğla Bacası’nın kökeni Rum adalarına dayanmaktadır. Halk arasında poyraz rüzgarları ve yağışlı havalar nedeniyle bu bacalar tercih edilmiştir” dedi.

Ancak bu tasarımın yerel halk tarafından kabul görmesi ilk dönemlerde sanıldığı kadar kolay olmamış. Kent hafızasındaki ilginç bir detayı paylaşan Aydın, “İlginç bir şekilde, yerli aileler bacaların üst kısmındaki haç formu nedeniyle başlangıçta bu tasarımı benimsememiştir” diyerek kültürel entegrasyon sürecindeki tarihi bir çekinceyi de ortaya koyuyor.

Kırmızı şapkanın formülü: 28 kiremit, geometrik düzen

Yapımında 28 adet alaturka kiremit kullanılan bu bacalar, belirli bir geometrik plan dahilinde yapılıyor. Prof. Dr. Ayşe Aydın, bacanın yapım aşamasındaki matematiksel dizilimi şu sözlerle anlattı: “Muğla Bacası, dörtgen planlı bir baca üzerine dört düz ve dört ters üçgen formunda kiremitlerin yerleştirilmesiyle yapılır. Düz üçgenlerin tepe noktalarındaki kiremitler haç formunu oluşturur ve bu yapıda toplam 28 alaturka kiremit kullanılır.”

Bölgeden toplanan malzemelerle oluşturulan bu düz ve ters üçgen formundaki diziliş planı, sadece rüzgârı kesmekle kalmıyor; yağmur suyunun da bacanın içine girmesini engelliyor. Bu yerleşim, yapıya karakteristik kırmızı şapkalı görünümünü kazandırıyor.

“Kültürel miras korunuyor”

Muğla’da kent kimliğinin önemli simgelerinden olan bu bacalar, günümüzde tek tip modern mimari içerisinde kendine yer bulmaya çalışıyor. Günümüzde başta Muğla merkez olmak üzere Milas, Yatağan, Ula, Köyceğiz ve Ortaca gibi ilçelerde yaygın olarak kullanılan bu bacalar, yalnızca bir yapı unsuru değil, aynı zamanda bölgenin kültürel ve mimari mirasının önemli bir parçası olarak kabul ediliyor.

Aydın, geçmişle gelecek arasında köprü olan bu yapıyı, “Muğla Bacası, geçmişten bugüne işlevselliği ve estetiği bir araya getirerek hem tarihi hem de mimari açıdan eşsiz bir miras olmayı sürdürüyor” sözleriyle özetliyor. Yeni nesil yapılarda bu baca biçimi çoğunlukla tercih edilmese de, Muğla’da tescil edilen binaların çatılarında yürütülen aslına uygun restorasyon çalışmaları ile bu estetik yapı korunarak geleceğe taşınmaya devam ediyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.