Şeniz Eken
Zamanın içinden süzülen kitaplar, eski kasetler ve hikâyeler… Mardin’de Sabri Başçı’nın kurduğu Hayyam Sahaf, geçmişle bugünü buluşturan bir mekân. Burası yalnızca kitap satılan bir yer değil aynı zamanda belleğin korunduğu bir durak. Mardin’in kalbinde, taş yapılar ve dar sokaklarla çevrili Hasan Ammar Çarşısı, her adımda tarih fısıldayan bir yer. Bu çarşının bir köşesinde yer alan Hayyam Sahaf; raflarında kitaplar, kasetler, plaklar ve anılar barındırıyor. Bir sahaftan da öte; şehrin kültürel hafızasını taşıyan özel bir alan. Ve bu alanı itinayla kuran kişi, Sabri Başçı Siyaset Bilimi mezunu, felsefe yüksek lisanslı genç bir sahaf.
İstanbul’un kalabalığından Mardin’e uzanan bu yolculuk, Beyoğlu’nun değişimiyle başlıyor. Sabri Başçı, bu hikayenin başlangıcını “Babamın Taksim’de bir mekânı vardı. Ama Beyoğlu kimlik değiştirdi; yüzler, işletmeler, hava değişti. Bu dönüşüm bizi Mardin’e yöneltti” sözleriyle anlatıyor.

Sahaflık fikri İstanbul’da doğmuş. Vapur sohbetlerinde başlayan bu hayal, bir arkadaşın boş bıraktığı dükkân sayesinde gerçeğe dönüşmüş. “Kendi kitaplarımı yerleştirdim, bir baktım sahaf olmuşum” diyor Başçı.
2020 Ocak ayında açılan Hayyam Sahaf, pandemi dönemine yakalanmış. Turistlerin çekildiği şehirde hayat durunca dükkân da sarsılmış. Ancak bu zorlu dönemi farklı yöntemlerle aşarak ayakta kalmayı başarmışlar.
Bugün Hayyam Sahaf’ta sadece kitap değil, kaset, plak, pul, efemera da bulunuyor. Üst katta zaman zaman felsefe sohbetleri, stand-up gösterileri yapılırken, yakın dönemde ise kitap mezatı düzenlenmeyi düşünüyorlar. Hayyam Sahaf’ta; Süryanice, Ermenice eserler, Leyli gecelerine ait kayıtlar ve tek kopyalık dengbej kasetleri dijitalize edilerek arşivleniyor. “Sahaflık aynı zamanda kültür taşıyıcılığıdır” diyor Başçı.
Mardinli okurlar hakkında net konuşuyor Başçı: “Zannedilenin aksine Mardin’de çok iyi okurlar var. Gerçekten birikimli, ilgili insanlar geliyor. Bunun yanında nostalji için gelenler de var elbette. Ama üniversite öğrencileri arasında bu sayı çok az. Artuklu Üniversitesi’nin bunu sorgulaması gerekir. İlginçtir, öğrenciden çok dışarıdan gelen yerel halk daha çok okuyor.”

Başçı’nın sahaflığa yaklaşımı da oldukca titiz ve duyarlı ve bunu şu sözlerle dile getiriyor: “Sahafçı değiliz, sahafız. Sahife alıp satmaktan gelir adımız. Bu ayrım önemli. Dükkanımıza kitap, kaset, dergi getirip satmak isteyen çok olur ama bazen elektrik süpürgesi torbası getiren de çıkıyor. Meslek bu değil. Hurdacı değiliz. Sahafın da saygın bir tanımı olmalı. Raflarımızda 13-14 bin kitap, binlerce kaset var. Bazen üç sıra kitapla dolu raflarımız var. Gerçek okur o üçüncü sıraya kadar iner. Çünkü bazen siz kitabı değil, kitap sizi bulur.”
Hayyam Sahaf hem bireysel hem kolektif hafızanın bir uzantısı gibi. Sabri Başçı ise hem akademik dünyayla ilgileniyor hem kitaplarla. “İkisi de birbirini besleyen işler” diyor.
Kitaplara yakın olmak, kültüre yakın kalmak demek. Mardin’de bir sahaf dükkânı, aynı zamanda bir arşiv, bir kürsü, bir tanıklık noktası olabilir. Ve Hayyam Sahaf tam da bunu yapıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7631 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6693 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6320 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6286 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4969 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4778 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4675 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
19078 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13876 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11734 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11518 kez okundu
5
Şırnak’ta “Kiras u Fistan” ve “Şal u Şepik” geleneği devam ediyor
6969 kez okundu