Olcay Aytürk
Yerelde medyanın ve gazetecilerin yaşadığı sorunlar günden güne farklılaşır ve artarken, yerelde hem gazete sahipleri hem de çalışanları, ekonomik ve teknolojik sorunlar yaşıyor. Yerel medya aynı zamanda baskı ve sansür ile de karşı karşıya.
Çukurova Bülten Haber Merkezi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Sarp Aykurt, Gaziantep yerel muhabiri Azime Bali ve Adana yerel muhabiri Şükran Rençber yaşadıkları sıkıntıları 9. Köy’e anlattı.
Yerel gazete sahibi olarak yaşadığı ekonomik sıkıntıları sorduğumuz İsmail Sarp Aykurt, yerel medyanın şu anda çok krizli bir dönemden geçtiğini söyleyerek, şöyle konuşuyor: “Basın İlan Kurumu’nun kimi dayatmaları sonrasında reklam alamaz duruma gelindi. Şu anda durumumuz yaşam destek ünitesine bağlı şekilde devam ediyor. Çalışanlarımıza, gönüllü katkı verenlere, muhabirlerimize mahcup olmamak adına mücadele ediyoruz.”
Aykurt, haber merkezinde bir patron ilişkisi söz konusu olmadığını, herkesin eşit söz hakkı bulunan kadın ağırlıklı bir medya kurumu olduklarını belirterek, şunları kaydediyor:
“Önceliklerimiz arasında da iletişim fakültesi mezunları, okullu kitle var. Biz haber merkezimizi bir ‘okul’ olarak düşündük ve o şekilde inşa ettik. Parayı başa yazmadık ancak son tahlilde kendimizi bu açıdan destek bulma konusunda da sorumlu hissetmemiz normal. Bu konuda kendi öz kaynaklarımızı seferber ederek yol almaya çalışıyoruz.”

İsmail Sarp Aykurt
Yerel gazetelerin siyasetteki gelişmelerden nasıl etkilendiğini sorduğumuz Aykurt 9. Köy’e şunları anlattı:
“Muhabirlerimiz çalışkan ve iyi bir haber ağımız mevcut. Seçim ya da toplumsal hareketlilik dönemlerinde iyi bir sınav verdiğimizi düşünüyorum. Haber üretim sürecindeki en büyük mesele gazeteciliğe dönük iktidar baskısı. Burada en çok gazetecilere dönük baskıya karşı durarak iş yaptığımızı söyleyebilirim. Toplumun haber alma hakkına da bir saldırı olunca sizin de haber yapma hakkınıza bir müdahale olduğunu biliyor olmanız ve buna göre tavır almanız gerekiyor. Karşılaşabileceğimiz sorunları da öngörebiliyoruz aslında. Birbirimizle de bu açıdan dayanışma gücümüz oldukça yüksek. Çoğu yerel gazete risksiz iş yapma peşinde. Bizim böyle iddiamız yok. Zaten bunun gazetecilik olduğunu da düşünmüyorum.”
Yerel medyanın sorunlarının “bir yara bandı, bir reform ya da başka bir vesileyle birdenbire” çözülecek şeyler olmadığını belirten Akyurt, yerel medyanın hem sahiplik hem de gazetecilik kimliği açısından topyekun bir şekilde yeniden inşa edilmesini şart görüyor. Akyurt, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Okullu gazeteciliğin de basında artık tek egemen güç olması önemli. Çünkü bu haliyle niteliksizlik had safhaya ulaştı, denetimi güçleşti. Zaten işsizlik de çok fazla ve sektörde daralma yoğun. Çalışanlar da sözleşme olmasına rağmen hukuksuzca asgari altı ücrete ya da maaşı alamamaya varan durumlarla karşılaşıyor. Bu açıdan ‘yurttaş gazeteciliği’ dediğimiz işe de bir sınır getirilmeli. Yereldeki belediye bağlantıları düzenlenmeli, siyasi rant için gazete açma fikri son bulmalı. Sorunlar kolektif bir çabayla çözülebilir. Bunun yapılabilmesi için ise dayanışan ve birlikte hareket eden, kuru kalabalık olmaktan çıkmış bir gazeteci toplamına ihtiyaç var.”

Azime Bali
Gaziantep’te çalışan yerel muhabir Azime Bali ise yaşadığı sıkıntıların işini yapma biçimini sürekli şekillendirdiğini dile getirerek şunları aktarıyor:
“İş güvencesi eksikliği mesleki motivasyonumu zorluyor. Ayrıca, küçük bir ekipte çalıştığımız için aynı anda muhabir, fotoğrafçı ve bazen editör gibi birden fazla rol üstleniyorum. Yerel düzeyde, bilgiye erişim de bir başka mesele. Resmi kaynaklar, ulusal medyaya kıyasla yerel muhabirlere daha az ilgi gösteriyor. Bir kamu görevlisinden randevu almak ya da güvenilir bir bilgi almak için ekstra çaba sarf etmem gerekiyor. Üstelik, yerel güç odaklarından gelen baskılar, özellikle eleştirel haberler yazarken, kendimi sürekli bir denge arayışında bulmama neden oluyor.”
Bali, bunların yanı sıra teknolojik imkanlar açısından da sıkıntılarını vurguluyor. “Eski bir bilgisayar ya da yavaş bir internet bağlantısı sahadan topladığım bilgileri hızlıca haber odasına ulaştırmamı zorlaştırıyor” diyen Bali, profesyonel ekipman eksikliği, haberlerinin görsel kalitesini düşürdüğünü ve bunun da okuyucuların ilgisini çekme şansını azalttığını söylüyor.
Bali, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Politik açıdan yoğun dönemler, benim için hem bir fırsat hem de bir mücadele alanı. Yerel bir muhabir olarak sesimi duyurma şansımı artırıyor. Ulusal medya genelde büyük şehirlerdeki olaylara odaklanırken, ben yerel topluluğun nabzını tutabiliyorum. Bir protestoyu takip ederken fiziksel güvenlik riskiyle karşı karşıya kalabiliyorum.”
Nelerin daha farklı olmasını istediğini sorduğumuz Bali, “Daha iyi çalışma koşulları, daha adil bir ücret ve iş güvencesi, mesleğime olan bağlılığımı artırırdı. Veri gazeteciliği ya da multimedya haberciliği gibi alanlarda eğitim almak, becerilerimi geliştirmeme yardımcı olurdu. Yerel muhabirler olarak, bu tür fırsatlara nadiren erişiyoruz” diyor.”
Adana’da çalışan yerel gazete muhabiri Şükran Rençber ise yerel muhabir olarak yaşadığı belli başlı sıkıntıları şu sözlerle anlatıyor: “Düşük ücret ile çalışmak, işsizlik ile mücadele etmek, mobbinge maruz kalmak, düşüncelerimizi özgürce ifade edememek, baskı ve sansürlerin olması gibi sıkıntılar yaşıyorum. Haber takibi için sahadayken cep telefonunun internetiyle idare etmek, montaj için kişisel bilgisayarımı kullanmak, telefon kamerasıyla görüntü almak zorunda kalmak gibi zorluklar da var.”
Rençber’e göre yerelde emeklerinin görünmez olması ise en büyük sorun ve arzu ettiği koşulları şöyle anlatıyor: “Ulusal medyada haberimiz çoğu zaman yer bulmazken, yerelde ise ekonomik kaynak yetersizliği nedeniyle yaptığımız haberler yeterince desteklenmiyor. Daha farklı olmasını istediğim şeylerin başında; yaptığımız işin maddi olarak karşılığını almak, torpilin bizlerin de önüne geçmemesi, gelişimimiz için desteklenmek, fikirlerimizi özgürce ifade etmek, sansür ve mobinglerin olmaması, mesleki dayanışmanın güçlenmesi ve muhabirlere insani şartlarda çalışma imkânı sağlanması geliyor.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6446 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6408 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17221 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
12902 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
6706 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6080 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.