Oğuzhan Özcan
Türkiye’de artan işsizlik, öğrencileri ve yeni mezunları doğrudan etkiliyor. Üniversite eğitimiyle mesleki bir gelecek hedefleyen gençler, mezuniyetin ardından kendi alanlarında çalışmak istiyor. Ancak iş başvurularında sıkça karşılarına çıkan tecrübe şartı, bu süreci zorlaştırıyor. Deneyim kazanmak isteyen birçok genç, ücretsiz ya da düşük ücretli pozisyonlarda çalışmayı kabul etmek durumunda kalıyor.
TÜİK’in yaptığı araştırmaya göre lise ve üstü eğitimli gençlerde, eğitimi sırasında en az bir ay staj veya çıraklık yapanların istihdam oranı yüzde 68,6 olurken, çalışma deneyimi olmayan veya 1 aydan kısa süreli çalışma deneyimine sahip gençler için istihdam oranı yüzde 55,8 olarak açıklandı.
Özellikle medya, hukuk, mimarlık, psikoloji ve bilişim gibi sektörlerde yeni mezunlar, tecrübe kazanmak amacıyla aylarca tam zamanlı olarak çalışıyor. Bu süreçte gençlerin yaşam masrafları, büyük ölçüde aileler tarafından karşılanıyor. Birçok mezun, ailesinden aldığı maddi destekle süreci sürdürüyor. İşverenler ise bu sistem sayesinde ücretsiz ya da düşük maliyetli iş gücü sağlıyor. Üstelik bu gençler, çoğu zaman maaşlı çalışanlarla benzer iş yükünü üstleniyor.
2024 yılında Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olan Nisan Güçlü, deneyim baskısının kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlatıyor:
“Üniversite yıllarımda, mezuniyet sonrası iş bulabilmek için özgeçmişimi güçlendirmem gerektiğini biliyordum. Bu yüzden mesleğimle ilgili birçok kurumda çalıştım. Ancak daha öğrenciyken bile benden deneyim beklendiği bir sistemle karşılaştım. Bu baskı, derslerime odaklanmamı zorlaştırdı ve zamanımın büyük kısmını ücretsiz çalışarak geçirdim. Ekonomik zorluklar ve işsizlik korkusu, beni tam zamanlı bir personel gibi çalışmaya itti. Karşılığında ise sadece çalıştığım kurumların adını özgeçmişime yazabildim”
Bu sürecin ona sektörü tanıma ve mezuniyete yakın tam zamanlı iş bulma avantajı sağladığını kabul eden Güçlü, buna rağmen yaşadıklarını “emek sömürüsü” olarak niteliyor. Ücretsiz çalışmak zorunda kaldığı için maddi olarak zorlandığını anlatan Güçlü,”İşverenlerin donanımlı çalışan istemesi anlaşılır, ancak yeni mezun gençlerin ücretsiz çalıştırılması insani değil. Tecrübe kazanmak, emeğimizin sömürüldüğü bir zorunluluk değil, hak ettiğimiz bir süreç olmalı” diyor.
Bu durum, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sınıfsal bir eşitsizliğe de yol açıyor. Ailesi tarafından ekonomik olarak desteklenemeyen gençler bu “ücretsiz deneyim” zincirine dahil olamıyor. Geçimini sağlayabilmek için farklı iş kollarına yönelmek durumunda kalıyor.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2024 yılında lisans mezunlarının öğrenim gördükleri eğitim ve öğretim alanı ile uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı yüzde 56,1 olarak gerçekleşirken, ön lisans mezunlarında ise bu oran yüzde 51,0 oldu.
Bu tabloyu yaşayan gençlerden biri de Ata Şen. 2024 yılında Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun olan Şen, mezuniyet sonrası yaşadığı deneyimi şöyle anlatıyor: “Birçok firma yeni mezun yerine 2-3 yıl sektör deneyimi olan bireyleri tercih ediyor. Bu yüzden deneyim kazanmak için ücretsiz veya giriş seviyesi ücretle çalışmayı düşündüm. Ancak ekonomik şartlar buna izin vermedi.”
Ata Şen, ücretsiz çalışmak için şehir içinde uzun mesafeler kat etmesi gerektiğini, yol masraflarını bile büyük bir yük olduğunu vurguluyor.
Şen, üstelik de kendi alanında değil, başka bir sektörde iş bulduğunu ve işinden memnun olmadığını belirtiyor:
“Bir fuar-stand moderatör firmasında çalışmaya başladım. Şu anki işimden memnun değilim çünkü ben kendimi yazılım konusunda daha rahat ve daha becerikli buluyorum bu nedenle de kendimi bu alanda geliştirdim. Stant tasarımı yaparken işin içine biraz yaratıcılık girdiği için orada kendimi yetersiz buluyorum. Bu yüzden kendi alanımda çalışmak isterdim. Daha başarılı olacağıma eminim.”
DİSK İstanbul Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, gençlerin “deneyim” için ücretsiz çalıştırılmaları konusunda 9. Köy’ün sorularını yanıtladı. Aslanoğlu, izlenecek doğru politikalarla, sorunun kolayça çözülebileceği görüşünde:
“Çözüm aslında çok net: İktidar, çağın gereği olan katılımcı demokrasiyi benimsemiş olsaydı, meslek odalarıyla doğrudan bağlantıya geçerdi. Diplomasını alan her gencin kendi alanında işe yerleşmesini meslek odaları aracılığıyla organize ederdi. Üstelik bu gençlerin çalıştıkları işlerde, diplomalarının gerektirdiği asgari ücretin bordro ile belgelenmesini şart koşardı. Bu süreç de sendikalar ve meslek odaları tarafından denetlenirdi.”
Arslanoğlu, işverenlerin yeni mezunları yetersiz bulmasıyla ilgili olarak da sorumluluğun gençlerde değil, eğitim sisteminde olduğunu vurguluyor:
“Eğer şirketler mezunları yeterli bulmuyorsa, bunun sorumlusu diplomayı veren kurumlardır.Eğitim programlarının gözden geçirilmesi gerekir. Ezberci, geri bildirim mekanizması olmayan bir eğitim sistemimiz var. Gençler iş hayatına donanımsız giriyor
ve sonuçta sadece ücretsiz angarya iş gücü haline geliyorlar. Bu bir çıraklık değil, sömürüdür. Devlet bu süreci denetlemeli.”
Ekonomik krizle birlikte nitelikli iş gücünün yurtdışına yöneldiğini belirten Arslanoğlu, “Nitelikli gençler bu ülkede umudunu kaybettikleri için gidiyor. Giderse gitsin demek kolay ama nitelikli nüfusun gitmesi toplumun örgütlenme yapısının çökmesine neden olacaktır” görüşünü dile getiriyor.
1
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6373 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6366 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6124 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4851 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4485 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4465 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4408 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17049 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
12848 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8615 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
6644 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6011 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.