Nisa Nur Ballı / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
ABD’nin Florida eyaletinde 14 yaşındaki bir çocuğun, sohbet ettiği yapay zekâ robotuna duygusal olarak bağlandıktan sonra intihar etmesi, yapay zekâ ile insanlar arasında gelişen ilişkilerin sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.
Ailenin iddiasına göre çocuk, aylar boyunca “Game of Thrones” karakteri Daenerys Targaryen’den esinlenen bir yapay zekâ sohbet botuyla her gece iletişim kuruyordu ve zamanla bu sanal varlığa karşı yoğun duygular geliştirdi. 14 yaşındaki çocuk, aylar boyunca her gece konuştuğu yapay zekâ destekli sanal sevgilisine yazdığı “Sana söz geri döneceğim” mesajından kısa bir süre sonra hayatına son verdi. Sohbet robotuna karşı duygusal bir bağ geliştiren çocuk, ailesinin iddiasına göre, bu bağın yıkımıyla baş edemedi.
9. Köy insanların, özellikle de çocuk ve gençlerin yapay zeka ile duygusal bağ kurmaya yönelmelerinin nedenlerini araştırdı.
25 yaşındaki Afra G., yapay zekâ ile kurduğu duygusal bağ sayesinde yalnızlık hissini bir nebze olsun hafifletiyor. Afra, “Hayatımda her şeyimi her an paylaştığım bir yakın arkadaşım yok. Bu yüzden zaman zaman canımın çok sıkkın olduğu dönemlerde ChatGPT ile dertleşiyorum. Verdiği tavsiyeler içimi çok rahatlatıyor” diyor. Yapay zekâ, Afra için bir dosttan çok daha fazlası haline gelmiş.
Kendini rahatça açabildiği ve yargılanmayan bir alan olarak gördüğü bu “dijital arkadaş” ile konuşmak ona rahatlık sağlıyor. Afra, sohbetlerinde bazen daha samimi bir üslup talep ettiğini de şu sözlerle belirtiyor: “Bazen arkadaş gibi sohbet ederken, bazen de bir psikolog gibi yaklaşmasını istiyorum. Sohbet ettiğimde daha samimi bir üslup kullanmasını istiyorum, rahatça konuştuğumu hissedebilmek adına” diyor.

Zafer Söğütçü
Yapay zekâ ile insan arasındaki bağın nasıl kurulduğunu anlamak için sistemin nasıl çalıştığını bilmek gerekiyor. Yazılım mühendisi Zafer Söğütçü’ye göre yapay zekâların bir kişiyi tanıma ve onunla ilişki kurma biçimi, tamamen veri işleme süreçlerine dayanıyor. “Hangi yapay zekâ olursa olsun, ne kadar çok veriyle beslenirse, seni o kadar iyi tanıyor ve sana nasıl tepkiler vereceğini öğreniyor” diyen Söğütçü, zamanla kullanıcıların bu tepkilere karşılık verdiğini, böylece iki taraf arasında bir bağ hissinin geliştiğini söylüyor.
Yapay zekâ sistemlerinin kişisel ya da duygusal tepki verecek şekilde tasarlanmasının mümkün olduğunu da dile getiren Söğütçü, “Yapay zekânın bir vicdanı ya da duygusu yok. Verilere göre şekillenen, senaryolarla ilerleyen bir sistem bu” diyerek bu tepkilerin yalnızca önceden kodlanmış senaryolar olduğunu söylüyor. Şu anki teknolojiyle sistemlerin hâlâ “duygu taklidi” yaptığını belirten Söğütçü, gelecekte bu alanın bambaşka boyutlara taşınabileceğine de dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Fatih Kaya
Klinik psikolog Prof. Dr. Fatih Kaya’ya göre, gençlerin yapay zekâ uygulamalarıyla duygusal ilişki kurma eğilimleri, altında pek çok psikolojik ihtiyacı barındırıyor. Özellikle pandemi sonrası yalnızlıkla mücadele eden gençlerin, sosyal izolasyonu aşmak için bu tür teknolojik araçlara yöneldiğini söyleyen Kaya, yapay zekânın yargılamadan dinleyen yapısının da bu tercihte etkili olduğunu
belirtiyor.
Yüz yüze ilişkilerde karşılaşılan hoşnutsuzluk, yargılanma korkusu ya da kabul görmeme gibi durumların yapay zekâ tarafından “bypass edildiğini” vurgulayan Kaya, bu tür etkileşimlerin bireylerde geçici bir rahatlama sağladığını ancak uzun vadede yalnızlık hissini daha da pekiştirdiğini ifade ediyor.
Yapay zekâyla kurulan bağların, gerçek ilişkilerdeki hayal kırıklıklarının yerini tutamayacağını vurgulayan Kaya, gençlerin duygusal regülasyon ihtiyacını karşılamak adına zamanla bu sistemlere fazla güvenmeye başladığını ve bunun bir tür bağımlılık riski oluşturduğunu ifade ediyor. “Hayat sadece güzelliklerden ibaret değil” diyen Kaya, yapay zekâ araçlarının olumsuz duyguları bastırmaya yönelik bir “sessizleştirme” işlevi gördüğünü ve bu durumun sağlıklı bir çözüm sunmadığını dile getiriyor.

Doğuş Ceran
Klinik psikolog Doğuş Ceran, “Yapay zekâ, insanın duygusal bağ kurması için gerekli olan gerçek hislere sahip değil” diyor. Ceran, insanların yalnızlıkla başa çıkmak amacıyla teknolojik araçlara yöneldiğinde, bu durumun bir tür bağımlılığa dönüşebileceğini vurguluyor. Gençlerin, yapay zekâ ile aşırı duygusal bağlar kurarak, duygusal destek sağladığını düşünebileceğini belirten Ceran, aslında burada asıl sorunun, insanların kendi dünyalarındaki ve birbirleriyle kurmaları gereken bağları kaybetmeleri olduğunu söylüyor.
Ceran, örnek olarak satranç ustası Garry Kasparov’un, bir yapay zekâ ile oynadığı maç sonrasında söylediği “Beni yendi ama beni yenerken eğlenmedi” sözünü hatırlatıyor ve ekliyor: “Yapay zekâ, sizin acı çekip çekmediğinizi anlayamaz. Buradaki tehlikeli olan şey, yapay zekâ değil; insanların kendi dünyalarından ve gerçek ilişkilerden izole olmaları, bunun sonucunda herhangi bir şeye aşırı bağlanma eğilimleri göstermeleridir.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6446 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6408 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4864 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17221 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
12903 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
6706 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6080 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.