Semire Yılmaz
Tarımda yapay zekâ uygulamaları, Türkiye’de artık yalnızca bir vizyon değil; sahada karşılığı olan bir dönüşüm pratiğine dönüşüyor. Bitki hastalıklarının daha erken teşhis edilmesi, zararlılarla daha hedefli mücadele edilmesi ve kimyasal kullanımının azaltılması gibi alanlarda yapay zekâ önemli bir araç hâline geliyor. Uzmanlar, hastalıklar önceden teşhis edildiği için tarımda zararlı ilaç kullanımının düştüğü, verimin ise arttığı görüşünde.
Yapay zekanın tarımda kullanımı ve sonuçlarını yapay zekâ ve hassas tarım uzmanı Dr. Yavuz Selim Şahin ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Doç. Dr. Necati Çetin ile konuştuk.
Dr. Yavuz Selim Şahin, yapay zekânın tarımda en büyük katkısının, deneme-yanılma yöntemlerinin yerine ölçüme dayalı uygulamalara olanak vermesi olduğuna dikkat çekiyor. Tarla ve sera ortamlarında artık su, gübre ya da ilaç uygulamaları tahmine göre değil, sensörlerden ve görüntülerden elde edilen verilere göre yapılıyor. Bu sistemler sayesinde hem verim artıyor hem de israf en aza iniyor.
Şahin, özellikle domates üretiminde gerçekleştirdikleri projeleri örnek gösteriyor. Kamera görüntülerini analiz eden bir algoritmayla “Tuta absoluta” adlı zararlının yapraklarda oluşturduğu galerileri yüzde 90’a yakın doğrulukla tespit ettiklerini anlatıyor. Şahin, “Bu sistem sayesinde yalnızca zararlı bulunan alanlara ilaç uygulaması yapılıyor; artık tüm serayı ilaçlamaya gerek kalmıyor. Sadece küçük bir bölgeye müdahale etmek yeterli hale geliyor, pestisit ihtiyacı ciddi şekilde düşüyor” dedi.
Şahin, özellikle salatalık ve kabakgil üretiminde yürütülen termal kamera çalışmalarıyla, enfekte yapraklardaki ısı ve nem farklılıklarının hastalık henüz gözle görülmeden tespit edilebildiğini belirtti. Şahin, yapay zekânın tarımın birçok alanına entegre edildiğini vurguladı: “Özetle, yapay zekâ tarımda her aşamaya nüfuz ediyor; hastalık ve zararlı teşhisinden sulamaya, gübrelemeden verim yönetimine kadar pek çok alanda uygulamalarını görüyoruz.”

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Necati Çetin, yapay zekâ uygulamalarının yalnızca çevresel sürdürülebilirlik açısından değil, halk sağlığı için de krtik önemde olduğun belirtiyor.
Yürütücülüğünü üstlendiği TÜBİTAK destekli projede, meyveleri görüntü işleme algoritmalarıyla tanıyan ve yalnızca ihtiyaç duyulan alanlara püskürtme yapan otonom bir sistem geliştirdiklerini belirten Çetin, bu sayede pestisit ve sıvı gübre kullanımını önemli ölçüde azaltmayı amaçladıklarını söyledi. Hiperspektral ve termal kameralarla yapılan analizlerin klasik yöntemlere göre çok daha hassas ve tarafsız sonuçlar sunduğunu belirten Çetin, “Bu teknoloji sayesinde müdahaleler daha doğru, daha güvenli ve çok daha az kimyasal içeriyor” görüşünü dile getirdi.
Tarımda yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasında en kritik unsur, çiftçilerin bu teknolojilere uyum sağlaması oluyor. Dr. Yavuz Selim Şahin, bu sürecin sanıldığı kadar zor olmadığı görüşünde: “Yeni teknolojiler başlangıçta öğrenme süreci gerektiriyordu, ancak çoğu yapay zekâ uygulaması kullanıcı dostu olarak tasarlandı. Örneğin bazı uygulamalarda, çiftçi sadece bitkinin fotoğrafını çekiyor, sistem analizleri otomatik yapıyor.”
Şahin, genç ve teknolojiye açık çiftçilerin bu sistemleri hızla kavradığını; yaşı daha büyük üreticilerde ise başlangıçta “Zaten tecrübemle anlarım” düşüncesinin öne çıktığını ifade etti. Ancak saha eğitimleriyle bu çekincelerin büyük ölçüde aşıldığını vurguladı: “Bir kez deneyen çiftçiler, ‘Zararlıyı erken fark ettim’, ‘Çok zaman kazandım’ gibi olumlu geri bildirimlerde bulundu.”
Doç. Dr. Necati Çetin ise yapay zekâ destekli teknolojilerin küçük çiftçiler için de erişilebilir hâle gelmesi gerektiğini vurguladı. Kamu destekli teşviklerin, kooperatifler aracılığıyla ortak kullanım modellerinin ve mobil analiz ünitelerinin bu süreçte önemli rol oynayabileceğini belirten Çetin, “Bir köyde ortak kullanılan drone ya da mobil analiz sistemi, bireysel alımlara göre çok daha ekonomik oldu” dedi.
Çetin ayrıca, tarım mürürlükleri bünyesinde kurulan dijital tarım tanışma notkalarının hem teknik destek sağladığını hem de çiftçilerin teknolojiye alışma sürecini hızlandırdığını söyledi.
Şahin’e göre yapay zekâ, sadece hastalık riskli bölgenin ilaçlanmasına olanak tanıdığın için pestisit kullanımını yüzde 50 ile 80 arasında azaltmak mümkün. Zararlıların her zaman varlığını sürdüreceğine dikkat çeken Şahin, “Bu nedenle sıfır pestisit hedefi yerine, sadece gerektiği kadar ve doğru zamanda ilaç kullanımı hedeflenmeli” görüşünü dile getirdi.
Doç. Dr. Necati Çetin ise bu sistem sayesinde, toprak, hava durumu ve bitki gelişiminin kapsamlı analiz edildiğine işaret ederek bunun dışında, gübre ve enerjinin verimli kullanımını sağladığına işaret etti. Çetin’e göre her ne kadar şimdilik “sıfır pestisit” mümkün değilse de yapay zeka teknolojisi, hem çevreye hem çiftçinin cebine olumlu katkı sağlıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7658 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6703 kez okundu
3
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6405 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6328 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4974 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4806 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4685 kez okundu
1
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2431 kez okundu
2
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2342 kez okundu
3
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
2113 kez okundu
4
Yapay zeka belediye başkan adayı oldu
1980 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
1881 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.