DOLAR 44,8627 -0.01%
EURO 52,9587 0.17%
ALTIN
Ankara
13°

AÇIK

Tarikat kıskacında hayatlar

Tarikat kıskacında hayatlar

Sayıları giderek artan tarikatların tartışıldığı bir ortamda, “kadın ve çocuklara dini öğretiler nasıl veriliyor?” Sorusuna yanıt aradık. Bu amaçla bu yurtlarda kalan gençler, evlerde “dini öğreti” toplantılarına katılan kadınlar, çocuklarını ana okulu yerine sübyan mektebine gönderen annelerle konuştuk. 

ABONE OL
22 Ağustos 2023 13:14
Tarikat kıskacında hayatlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: İlknur Haylaz – İstanbul

İlk uğrağımız, Maltepe civarındaydı. Bir cemaatin Pendik’teki yurdunda kalan 14 yaşındaki genç bir kızdı muhatabımız. İfadesiz bir yüzle, tabelası bile olmayan bir apartman dairesinde 15 kızla birlikte kaldığını anlattı. Yaşları 13-17 arasındaki kızlara, başlarındaki 45 yaşındaki “abla” göz kulak oluyormuş. Sabah 5’te kalkarak güne başladıklarını anlatan genç kız şunları söyledi:

 “Yemek ve temizlik işlerini kendimiz yapıyoruz. En kötüsü sabah çok erken kalkmak. Camdan bakmamız bile yasak, ‘adınız çıkar’ diyorlar. Telefon kesinlikle yasak zaten, görüyorsunuz, uzun elbiseler giyiyoruz. Ailelerimiz isterse hafta sonunda evlerimize gidiyoruz. Hatta şimdi yurda yeni bir kız geldi, durumuna çok üzüldüm, çok mutsuzdu, hep ağlıyordu, ama zamanla alışıyor insan. Başlarda ben de çok mutsuzdum çünkü beni de zorla yurda gönderdiler. Öbür okulumda 7. Sınıftaydım, ders notlarım kötüydü, sınıfta beni dışlıyorlardı, o yüzden sınıf arkadaşlarımla hep tartışıyordum. Ailem de böyle olunca beni okuldan aldı, bu yurda verdi. Bu yurtta sadece Kur’an öğreniyoruz, ablalar da bize bazı şeyler anlatıyorlar, onları dinliyoruz. Mesela, normal okullardaki eğitimi hep kötülüyorlar. -Matematiğe gerek yokmuş. İlerde onlar bizim işimize yaramazmış. Okullarda Peygamber efendimiz önemsenmiyormuş.- Öyle diyorlar. 

“En çok neyi özledin dışarıda?” diye sorduğumuzda 14 yaşındaki genç kız şöyle dedi:

-Hep uzun, koyu renk elbiseler giyiyoruz, ben en çok renkli giyinmeyi özledim. 

Oyun yerine Kur’an öğrensin

Başka bir ortamda, 25 yaşındaki bir genç anne ile konuştuk, 4 yaşındaki çocuğunu sübyan mektebine gönderdiğini anlattı, neden anaokulu tercih etmediğini ise şöyle dile getirdi:

“En uygun fiyatlı anaokulu burasıydı, hem de hocalarının tesettürlü olmasından dolayı burayı tercih ettik. Zaten çocuk, normal anaokullarındaki gibi sadece oyunla ve boyalarla vakit geçirmek yerine  dinine uygun yaşamayı küçüklükten öğrenmelidir. Kuran’ı (cüzü) şimdiden öğrenmesi, aileye ilerde fayda sağlar.” 

Cemaatin kararlaştırdığı eş

Bir cemaate üye olduğunu söyleyen bir başka kadınla da görüştük. Ailesindeki herkesin cemaat üyesi olduğunu anlatan kadın, bir kız çocuğunun regl olduktan hemen sonra evlendirilmesi gerektiğini söyledi, kendisi de 13 yaşındayken, kendisinden 20 yaş büyük, tanımadığı biriyle, bir cemaat üyesi ile evlendirilmiş: 

“Evlendiğimde kimsenin yüzüne bakamıyordum. Eşim benden çok büyük olduğu için ona –abi- diye sesleniyordum, bu yüzden de çok fazla şiddet gördüm. Küçük yaşta anne oldum ama eşim bizi hiç aç bırakmadı, dinine de bağlı, inançlı bir adamdır. Çocuklarla ilgilendiğim için cemaate çok fazla gidemiyorum, zaten  cemaate üye olmak çok zor iştir. Bütün kuralları düzgünce yerine getirmek gerekir. Kadınlar için ise o kurallar biraz daha zordur.” 

Aynı kadın, Hiranur Vakfında 6 yaşında evlendirilen kız çocuğu ile ilgili sorumuza ise, “Onların bizim inancımız dışında yanlış bir hareket yaptıklarını düşünmüyorum.” Karşılığını verdi.  

Çocuk 3 yaşında Kur’an kursuna gitsin

İstanbul’daki bir evde, yeni doğan kız çocuğu için düzenlenen, yarısı gençlerden oluşan  30 kadının katıldığı mevlidi de izledik. Mevlid sırasında konuşan cemaat üyesi bir kadın söze şöyle başladı:

-“İlim ve bilim önemli değildir. Önemli olan ibadettir. Çocuklarımıza Kur’an okumayı, namaz kılmayı ve ibadet etmeyi öğretmek gerekir. Çocuklarımız en geç 3 yaşında bir Kur’an kursuna gönderilmelidir. Allah katında çocuk yetiştirmek zordur. Bizim  görevimiz çocuklarımıza küçük yaşta bunları öğretmektir.” 

Kadınların hamile kalmadan 3 ay öncesine kadar haram yiyip yemediklerine dikkat etmesi gerektiğini ve doğumdan sonra çocuklarını hep abdestli emzirmesi gerektiğini söyleyen cemaat üyesi kadın şöyle dedi: 

“Çocuklarımızı her zaman abdestli emzirelim. Böylelikle çocuk ilerde günah işlemek istediğinde Allah ona doğru yolu gösterir. Yeni bir çocuk dünyaya getirdiğimizde kurban kesmek şarttır. Erkek çocuğu için iki, kız çocuğu için bir kurban kesilir. Maddi durumunuz elvermese bile, 100 yaşına bile gelseniz bunu kesmeniz şarttır. Çocuklarımıza  şarkı, türkü öğretmek yerine ayet öğretelim. Şarkının ve türkünün kimseye bir faydası yok. Çocuklarımızı, özellikle kız çocuklarımızı evlenme çağı geldiğinde büyükleri olarak gereğini yapıp hemen evlendirmemiz gerekiyor. Kız çocuklarımızı öyle yetiştirmeliyiz ki, ilerde eş ve anne olduklarında hem eşi için hem de çocuğu için utanç kaynağı olmasınlar. Bu nedenle erkekler eşlerini iyi seçmelidir.” 

Yeni doğan bebeklerin isimlerinin de özenli seçilmesini söyleyen cemaat üyesi kadın, “Çocuklarımızın isimleri Kuran’ı Kerim’de geçmelidir. Ama her orada geçen isim de konulmaz. Çocuğumuza anlamı güzel, hayırlı bir isim koymak gerekiyor. Çünkü kıyamet günü o isimlerle çağırılacaksınız.” diyerek isim önerisinde de bulundu. 

Büyük günah işlemişsin

Mevlid sonrasında cemaat üyesi kadın, mevlide katılanların sorularını yanıtladı. Daha önce tesettürlü olan, şimdi ise tesettürünü çıkardığını söyleyen genç kadın bunun günahının ne olduğunu cemaat üyesi kadına sorduğunda, “Sen çok büyük günah işlemişsin. Bu kapanmamaktan daha büyük bir günahtır. Geri tesettüre gir. Yaptırabiliyorsan en büyük sadakayı yaptır. En büyük sadaka ise ya Kuran’ı Kerim okunan yer yaptırmak ya da çeşme yaptırmaktır. Bunlar akıcı sadakadır.” şeklindeki yanıtla karşılaştı. 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.