Fatma Öztürk
Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımı yasal olarak güvence altında olsa da veriler, bu hakkın pratikte eşit şekilde kullanılamadığını ortaya koyuyor.
Kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının oldukça gerisinde seyrederken, özellikle bakım sorumlulukları ve toplumsal roller bu tabloyu şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 32–36 aralığında seyrederken, erkeklerde bu oran yüzde 71’in üzerinde.
Kadınlar çalışma hayatında daha çok kayıt dışı istihdam, düşük ücret ve karar alma mekanizmalarında sınırlı temsil gibi sorunlarla karşılaşıyor. Çocuk ve yaşlı bakımı sorumluluğunun büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenilmesi, eğitim olanaklarına erişimdeki eşitsizlikler ve bölgesel farklılıklar da işgücüne katılımı doğrudan etkiliyor.
Avukat Hüseyin Fırat Yavuz, Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımını engelleyen doğrudan bir hukuki düzenleme bulunmadığını, anayasa ve iş hukuku çerçevesinde eşitlik ilkesinin güvence altına alındığını belirtti.
Yavuz, ancak doğurganlık oranının yüksek olduğu bölgelerde analık ve süt izni gibi hakların, küçük ve orta ölçekli işletmelerde iş planlamasını zorlaştırabildiğini ifade etti. Bu durumun bazı işverenlerin kadın istihdamı konusunda daha temkinli davranmasına neden olabildiğini dile getiren Yavuz, şöyle konuştu:
“Doğum oranlarının yüksek olduğu bölgelerde bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için zaman zaman iş planlamasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle bazı işverenler kadın istihdamı konusunda daha temkinli davranabiliyor. Elbette bu durum kadınların haklarının sınırlandırılması gerektiği anlamına gelmez; ancak politika geliştirilirken bölgenin sosyolojik ve ekonomik gerçekliklerinin de dikkate alınması gerekir.”
İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Ayşe Kaşıkırık ise kadınların iş hayatına katılımının yalnızca istihdam edilip edilmemekle sınırlı olmadığını, bu sürecin aynı zamanda bir “maliyet” içerdiğini söyledi.
Kadınların ev içi sorumluluklar, bakım emeği ve toplumsal beklentiler nedeniyle zaman ve enerji açısından çok katmanlı bir yük taşıdığına işaret eden Kaşıkırık, kadınların çoğu zaman iş hayatına katılabilmek için bu yükleri yeniden düzenlemek zorunda kaldığını, çalışsalar bile ev içindeki sorumlulukların devam ettiğini ifade etti.
Kadınların özellikle yaşamlarının erken dönemlerinde iş hayatından uzak kalabildiğini, çocukların büyümesiyle birlikte yeniden çalışma hayatına yöneldiklerini belirten Kaşıkırık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aileyle, toplumla, zamanla ve çoğu zaman kendi içindeki ‘yapabilir miyim?’ sorusuyla verilen bir mücadele. Erkekler bir engelle karşılaşıyorsa, kadınlar aynı yolda dört beş engelle karşılaşıyor. O yüzden ben diyorum ki mesele kadınların çalışmak istemesi değil. Kadınlar zaten çalışmak, üretmek, var olmak istiyor. Asıl mesele, bu katılımın önündeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırmak. Bu maliyetleri konuşmadan sadece ‘kadınlar neden çalışmıyor?’ sorusunu sormak, gerçeği eksik okumak oluyor.”
Kadınların işgücüne katılımının artırılması için esnek çalışma modelleri, bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, mesleki eğitim olanaklarının geliştirilmesi ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Mevcut hukuki çerçevenin ötesinde, toplumsal ve ekonomik koşulların dönüştürülmesine yönelik adımlar, kadınların çalışma hayatında daha dengeli bir şekilde yer almasının önünü açabilecek unsurlar olarak değerlendiriliyor.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8588 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8354 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6920 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6469 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5181 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5062 kez okundu
7
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
5034 kez okundu
1
Sporda taciz ve istismarın önlenmesi
3074 kez okundu
2
Yerel medyada kadın gazeteci olmak
2750 kez okundu
3
Kadınlar camide de mağdur
2539 kez okundu
4
İklim adaleti ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği
2529 kez okundu
5
Kordon’un falcı-çiçekçi kadınları anlatıyor: “Fal serbest bırakılsın, ne kazanıyoruz ki zabıta peşimize düşüyor?”
2467 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.