DOLAR 46,4689 0.04%
EURO 53,2738 -0.07%
ALTIN
Ankara
20°

AÇIK

Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık

Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık

Moda sektöründe sınırlı beden aralığı, büyük beden bireylerin gündelik yaşamını doğrudan etkiliyor. Ürünlere erişememek, temsil edilmemek ve sürekli “ideal beden” kalıbıyla karşılaşmak, ayrımcılığı derinleştiriyor.

ABONE OL
22 Haziran 2026 10:01
Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fatma Uçkan

Türkiye’de birçok giyim markasının belirli beden aralıklarıyla sınırlı kalması, büyük beden bireylerin alışveriş deneyimini zorlaştırırken aynı zamanda pek çok kişinin günlük yaşamlarını de etkiliyor. Raflarda yer bulamayan bedenler, yalnızca tüketim meselesi olmaktan çıkıp toplumsal bir soruna dönüşüyor. “İdeal beden” anlayışının tekrar tekrar üretilmesi, bu kalıbın dışında kalanları görünmez hâle getiriyor.

Sınırlı beden aralığıyla üretim yapan moda sektörü, büyük beden bireylerin yalnızca alışveriş deneyimini değil, gündelik yaşamını ve psikolojik durumunu da etkiliyor.

Raflarda olmayan bedenler

Türkiye Psikologlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Kaya, bu yaklaşımın birey üzerinde oluşturduğu etkileri şu sözlerle anlattı “Toplumda belli bir beden tipinin sürekli öne çıkarılması, bu ölçütlerin dışında kalan bireylerin zamanla kendilerini eksik ya da yetersiz hissetmelerine zemin hazırlayabiliyor.”

Görünmeyen ayrımcılık nasıl oluyor?

Kaya, bu sürecin gündelik hayatın birçok alanına yansıdığını ifade ederek, “Beden üzerinden kurulan bu örtük ayrımcılık, bireyin yalnızca dış görünüşüne yönelik bir mesele değil” dedi.

Kilosu nedeniyle uzun süre ayrımcılıkla karşılaştığını söyleyen 32 yaşındaki Emine Köse ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Alışverişe gitmek benim için hep baştan sona stresli bir süreçti. Bir kıyafeti beğeniyorsunuz ama bedeniniz yok. Mağazada dolaşırken kendinizi fazlalık gibi hissettiğiniz anlar oluyor. İnsan ister istemez ‘Benim için üretilmemiş’ diye düşünüyor. Bu his zamanla insanın içine işliyor.

Yaşadığı sürecin yalnızca alışverişle sınırlı kalmadığını belirten Köse, “Bir noktadan sonra mesele sadece kıyafet bulamamak olmuyor. Kalabalık ortamlara girerken daha çok düşünmeye başlıyorsunuz. İnsanların size bakıp bakmadığını, sizi nasıl gördüğünü sorguluyorsunuz. Bu da insanı yoruyor. Bir süre sonra kendinizi geri çekmeye başlıyorsunuz.” diye konuştu.

“Bana göre değil” hissi

Psikolojik destek almaya başladıktan sonra yaşadıklarını farklı bir yerden değerlendirebildiğini söyleyen Köse, şunları aktardı: “Uzun süre sorunun kendimde olduğunu düşündüm. Ama zamanla bunun bana ait bir eksiklik değil, toplumun bakış açısıyla ilgili olduğunu fark ettim. Bunu anlamak benim için önemli bir kırılma noktası oldu.”

Alışverişten kaçınan bedenler

Aynı bölgede uzun yıllardır büyük beden giyim ürünleri satan Şerif Karul ise müşterilerinin alışveriş sırasında yaşadığı çekincelere sık sık tanık olduğunu anlattı.

Yaklaşık 30 yıldır bu işi yaptığını söyleyen Karul, özellikle büyük beden kadın müşterilerin mağazaya geldiklerinde daha geniş beden aralıkları aradığını belirterek, “Bazı müşterilerimiz doğrudan gelip ‘Bana uygun beden bulmak çok zor oluyor’ diyor. 4-5-6XL, hatta 10XL gibi bedenler soran müşterilerimiz var. Çoğu zaman renkli ürünlerden uzak duruyorlar. Daha koyu renkleri tercih ediyorlar çünkü dikkat çekmek istemediklerini söylüyorlar.” ifadelerini kullandı.

Müşterilerin zaman zaman yaşadıkları olumsuz deneyimleri de anlattığını söyleyen Karul, “Buraya gelen birçok kişi başka mağazalarda beden bulamadığını anlatıyor. ‘Kendimizi dışlanmış gibi hissediyoruz’ diyenler oluyor. Bazıları alışveriş yaparken insanların bakışlarından rahatsız olduğunu söylüyor” dedi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.