DOLAR 42,5855 -0.07%
EURO 49,5946 -0.07%
ALTIN 5.758,74-0,15
Ankara

PARÇALI AZ BULUTLU

Protestolar arasında YKS: “Liselilerin gerilimi sınava yansımasın”
  • 9.Köy
  • Gündem
  • Protestolar arasında YKS: “Liselilerin gerilimi sınava yansımasın”

Protestolar arasında YKS: “Liselilerin gerilimi sınava yansımasın”

Üniversite sınavına sayılı günler kala öğrenciler yalnızca sınav stresi ile değil aynı zamanda Türkiye’de yaşanan toplumsal gelişmelerin yarattığı endişe ile de mücadele ediyor. Eylemler, gözaltılar, proje okullarındaki öğretmen ve yönetici değişiklikleri YKS’ye hazırlanan gençleri nasıl etkiliyor? Öğrenciler, kaygılarını ve umutlarını 9.Köy için Gazeteci Zeren Gültekin’e anlattı. Psikolojik Danışman ve Rehberlik Eğitmeni Gülsüm Cural Demirtaş da öğrenciler açısından "adalet" ve "gelecek" kavramlarını değerlendirdi.

ABONE OL
30 Nisan 2025 12:32
Protestolar arasında YKS: “Liselilerin gerilimi sınava yansımasın”
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Zeren Gültekin / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Üniversiteye hazırlanan gençler siyasetin sert gündeminden ve sokağın geriliminden rahatsız. Eğitimciler ve öğrenciler, YKS yaklaşırken “adalet” ve “gelecek” kavramlarıyla ilgili kaygılarını 9.Köy Haber Merkezi’ne anlattılar.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart günü göz altına alınmasıyla başlayan ve 23 Mart günü tutuklanmasıyla giderek artan protestolar Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere birçok şehre yayıldı. Üniversite öğrencilerinin ardından lise öğrencileri de protestolarda yer almaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı proje okullarına yapılan öğretmen ve yönetici atamalarını, gelecek kaygılarını ve adalet arayışlarını dile getiren lise öğrencileri aynı zamanda YKS hazırlığını da sürdürüyor.

Öğrenciler üzerindeki akademik baskı her geçen gün artarken ülke gündeminde yükselen toplumsal hareketlilik de liseli öğrencilerin ruh hallerini doğrudan etkiliyor. Psikolojik Danışman ve Rehberlik Eğitmeni Gülsüm Cural Demirtaş, bu süreçte sınava hazırlanan öğrencilerin kaygısını nasıl yönetebileceğini ve ülke gündeminin öğrenciler üzerindeki etkisini değerlendirdi.

“Türkiye’de siyasi gelişmeleri takip etmemek imkansız”

Sınav hazırlık öğrencisi Volkan Bilici, son dönemde yaşanan protestoların lise öğrencilerine kadar ulaşmasının hem üzücü hem umutlandırıcı bulduğunu belirtti. Bilici, “Türkiye’de siyasi gelişmeleri takip etmemek imkansız” olduğunu söyleyerek gündemi takip ettiğini, bu süreçte Z Kuşağı ile ilgili ön yargıların kırıldığını, “Bu dayanışma ortamında Z kuşağı başrolü oynadı” ifadeleriyle anlattı. Umut Çelik ise kendisini gündemden uzak tutmaya çalıştığını ancak süreci takip ettiğini söyledi ve “Umarım gerekli merciler kamuoyunu dikkate alır” dedi.

Umut Çelik, proje okullarda yapılan atamalarla ilgili de şunları söyledi: “Benim okulumdan da sevdiğimiz, başarılı ve belki de okulum gibi nice kurumu bugünlere getiren birçok öğretmenimize gidiş yolu gözüktü. Bir okulun kültürü, öğretmen ve öğrencilerle birlikte gelişir. Her yeni giden dönemin öyküleri ve tecrübeleri, öğretmenlerimiz aracılığıyla aktarılır. Eğitimin; öğretmen ve öğrenci olarak iki yarısından birini kesip atmak ve aniden değiştirmek, hem giden hem de yeni gelen öğretmenlerimiz ile biz öğrenciler için çok zor olacak. Değişim şart mıydı? Elbette, kaçınılmazdı; ancak bu kadar ani ve sert olmamalıydı.”

Psikolojik Danışman ve Rehberlik Uzmanı  Gülsüm Cural Demirtaş, bu sürecin öğrencileri olumsuz etkilediğini, “Gençler çok fazla ümitsiz ve umutsuz çünkü geleceklerine yönelik bir belirsizlik söz konusu” ifadeleriyle özetledi. Bu mutsuzluk ile birlikte “istek ve heyecanın” azaldığını söyleyen Demirtaş, “Ülke gündemindeki belirsizliklerle öğrenciler istedikleri üniversiteyi okusalar da gelecekte başarılı olmak konusunda ümitsizlik içindeler. Bu ruh hali belli bir süre sonra çabasızlığı getiriyor. Öğrencilerin artık ‘Yapsam ne değişecek ki’ gibi söylemleri ve olumsuz düşünceleri ön plana çıkarıyor” dedi.

Öğrencilerin hem gündemi takip edip hem de geriliminden uzaklaşması gerektiğini belirten Demirtaş, kritik dönemeçteki gençlere şu tavsiyelerde bulundu: “Her bireyin gençlik döneminde meydana gelen birtakım siyasi olaylar var, vardı. Gençlerin bu süreci yalnızca kendilerine özel algılamamaları duyguları yönetme konusunda bir basamak olabilir. Toplumsal konularla ilgili sınav dönemlerinde düştükleri sorgulamalarda kendi hayatlarının biricikliğini unutmamaları gerekiyor.”

Lise son sınıf öğrencisi Volkan Bilici, gündemin yoğunluğuyla birlikte derslerine gereken ilgiyi veremediğini söyledi. Bilinçlenmenin, gençlerin tepki göstermesinin aslında umut verdiğini ifade eden Bilici, duygularını bir yandan da “Olayların sınava 2-3 ay kala patlak vermesi beni çok zorladı. Yaklaşık 10 aydır yürüttüğüm sürecin sonlarına doğru tükenmişlik hissiyle beraber yaşanan olaylar beni çok yıprattı” sözleriyle aktardı.

Üniversite sınavına hazırlanan Umut Çelik, bu belirsizlik havasının sınav süreciyle ilgili streslerini daha da artırdığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Görevimizi en iyi şekilde yerine getirerek bu ülkeye olan borcumuzu ödemeli, Cumhuriyetimizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarabilmek için elimizden geleni yapmalıyız. Bugünden şikayetçiysek ve bir şeyleri değiştirmek istiyorsak bunu yaptığımız işi en iyi şekilde yaparak gerçekleştirmeliyiz. Biz bunu yapmalıyız ki gelecekte bu sıralarda oturacak olanlar aynı konulardan şikayetçi olmasın. Ben karanlık gecenin şafağına inananlardanım.”

Kaygının düzeyi belirlenmeli, olumlu ifadeler ve düşünceler sürecin en önemli destekçisi

Psikolojik Danışman ve Rehberlik Eğitmeni Gülsüm Cural Demirtaş, sınav dönemi öğrencilerinde kaygı ve stresin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Sınav kaygısının ise kişinin beklentisiyle orantılı olduğunu ifade eden Demirtaş, “Öğrencinin beklentisi arttıkça kaygısı da artıyor. Kaygı yönetilemeyen bir boyuttaysa başarı olumsuz etkiliyor. Tamamen kaygısız olmak da doğru değil, belirli ölçüde kaygıya ihtiyaç var” dedi.

Öğrencilerin öncelikle kaygılarının ana kaynağını belirlemelerini ve ona göre bir hedef ve planlamayla devam etmelerinin önemli olduğun belirten Demirtaş, gençlere şu sözlerle gerçekçi olmalarını önerdi:

“Bu dönemde net olmaktan daha çok gerçekçi olunmalı ve olumsuz söylemlerden kaçınılmalı. Sınava kalan kısa sürede çıkan yetiştirememe korkusuyla hedeflerde belirsizlikler, hedef düşürmeler oluyor. Öğrenciler hedeflerine yönelip plan ve programla hareket etmeli, startejik hamleler yapmalılar. Tüm konuları baştan çalışmak yerine konu elemeli ve ona göre plan yapılmalı. Bu dönemde her öğrenci bir tükenme yaşıyor, önemli olan bu psikolojik yorgunluğu kabul edip sadece kendi başına gelmediğini bilmek.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.