DOLAR 33,0901 0.17%
EURO 36,2272 0.43%
ALTIN 2.611,76-0,37
Ankara
25°

HAFİF YAĞMUR

Orman talanı durmuyor

Orman talanı durmuyor

Çıkarılan ihalelerle kesilen ormanlar son 20 yılda üç kat arttı. Çevreciler yasal kanunların ormanları korumadığını, yapılan değişiklikler ile ormansızlaştırmaya gidildiğini söyledi.

ABONE OL
3 Ocak 2023 00:00
Orman talanı durmuyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de her yıl en az üç defa ihaleye çıkarılan ormanlar yok olmakla karşı karşıya. Çevrecilere göre, ormanları koruyan kanunlar değiştiriliyor, yapılan kanun değişikliklerinin hepsi de ormanların aleyhine gerçekleşiyor. Türkiye’de ormanlara ilişkin kanun, 2002 yılından beri 34 defa değiştirildi.
Türkiye Ormancılar Derneği de, son yirmi yılda ağaç kesimlerinin arttığını, 1956’dan 2002 yılına kadar verilen orman izinlerinin 250 bin hektar olduğunu, 2002-2022 arasında ise 540 bin hektar orman izni verildiğini açıkladı. 

“Ormanları koruyan sıkı kanunlar değiştirildi.”

Gazeteci İbrahim Gündüz, 9. Köy’e yaptığı açıklamada ormanların kanun değişiklikleri ile korunmasız hale getirildiğini anlattı. Gündüz, şöyle dedi;
“Yapılan yasal değişiklikler ile orman alanları, milli parkları koruyan çok sıkı kanunlar vardı. Bu yasalar değiştirildi. Bugün ormanlar yapılan yasal değişiklikler ile korunmasız bırakıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığının verdiği izinler ile ormanlar korunması gerekirken meta olarak görülmeye başlandı. Son yıllarda ormanlara yönelik acımasız bir kesim yaşanıyor.” 
 

“Ağaç kesimleri dört kat arttı”

Ağaç kesimlerinde de büyük oranda artış olduğunu söyleyen Gündüz, artışın en büyük sebebinin madencilik ile, otoyol ya da köprü gibi büyük projelerin yapımları olduğunu kaydetti. Gündüz, “Son yıllarda orman kesimlerinde çok büyük artışlar var. Orman genel müdürlüğünün ihalelerinde artış söz konusu. Yılda 7 milyon metreküp olan orman kesimi 30 milyon metreküpü geçmiş durumda. Neredeyse dört katı ağaç kesimi söz konusu. Bunun en büyük nedeni madencilik yapıyoruz deyip büyük bir orman katliamı gerçekleştirilmesi. Bir diğer neden ise otoyol, köprü, hat yapıyoruz deyip ormanların kesilmesi” dedi. 

“Türkiyenin ormanlarına dadandılar”

Orman kesimlerinin ağaç yaşına ve durumuna bakılarak yapılması gerektiğine de vurgu yapan İbrahim Gündüz,  “ormanlara gençleştirme yapıyoruz” denilerek, aslında genç ağaçların kesildiğini söyledi. Gündüz şöyle konuştu;
“Ormanların gençleştirilmesi adı altında kesim izinleri veriliyor. Ama normalde yaşlı ağaçların ayıklanması şeklinde olması gereken bu işlem, son zamanlarda buna bakmadan,  acımasızca, silme orman kesimi şekline dönüştü. Ormanların parçalanması diye bir şey var, orman bütünlüğü bozuldu. Oransal olarak bakıldığında ihaleye çıkarılan ormanlar arttı. İthalat pahalı olduğu için Türkiye’nin ormanlarına dadandılar.”
Kırklareli Kent Konseyi başkanı Yasemin Ertaş da, ihaleye çıkarılan ormanların yerine daha sonra ekilen ağaçların “orman vasfının olmadığına” dikkat çekerek, “Ağaç dikildiği söylenen bir alana gitsek muhtemelen bir ağaç bile göremeyeceğiz” dedi. 

“Meşe kesiliyor, iğne yapraklı ağaç dikiliyor”

Ertaş, şöyle konuştu;
“Kesilen ağaçlar yerine -orman yapacağız, ağaç ekeceğiz- deniliyor ama, iğne yapraklı ağaçlar dikiliyor. Bilim insanları iğne yapraklı ağaçların orman vasfını taşımadığını söylüyor. Meşe kesiliyor yerine iğne yapraklı ağaç ekiliyor. Toprağa daha kolay tutunduğu için meşe yerine iğne yapraklı ağaçlar dikiyorlar. İğne yapraklı ağaçlar ekolojik sistemi tamamlayamıyor.” 

“İhale ile kalmıyor sürekli genişletmeye gidiliyor”

Orman ihaleleri sonrası yapılan projeler için de sürekli saha genişletmesi için başvurulduğunu söyleyen Ertaş, bunun da ormanlara verilen zararın sürekli genişletilmesi anlamına geldiğini belirtti. Ertaş, durumu şöyle anlattı;
“Bir ihale çıkıyor. Bakıyoruz, daha sonra bu proje için saha genişlemesi için alan isteniyor. Bilgiye ulaşmakta zorluk çekiyoruz. Çevrecilerden saklayarak yapılıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazi adı koyularak, meralar da gidiyor. Maalesef orman vasfını kaybetti diyerek ormanlık alana girme, genişleme daha büyük alanları kiralamaya dönüşüyor. Yasal kılıflar ile ormanlar yok ediliyor.”
 

“Ormanların yok olması, zincirleme yok oluş demek”

Ormanların ekosistemi ayakta tuttuğunu da hatırlatan Ertaş, “Ormanın yok olması demek,  orada yaşamını devam ettiren hayvanların, insanların, tüm canlıların yok olması demektir. Ormanlar sadece ağaç değil, ekosistemi ayakta tutan hayat merkezidir. İçinde yaşayan milyonlarca canlısı ile beraber, sağladığı oksijen ile su kaynağıdır. Ormanlar sayesinde toprak tutunabiliyor, hayvancılık yapılıyor” dedi. 
İhaleye çıkarılan ormanlar ile birlikte zincirleme bir yok oluş yaşandığına dikkat çeken Ertaş şöyle konuştu;
“Su dengesi bozuluyor, ki ormanlardaki su kaynakları denizleri besleyen en önemli yaşam alanlarıdır. Ormanların yok olması zincirleme bir yok oluşu beraberinde getiriyor.  Orman ekosisteminde ki mikroorganizmalar ırmaklar, yağışlar aracılığı ile denizlere taşınıyor. Bu olmayınca,  denizlerin içindeki canlılar da ölüyor.” 

HABER : Haber: Fatma Boz

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.