DOLAR 45,4098 0.24%
EURO 53,5661 0.56%
ALTIN
Ankara
21°

PARÇALI AZ BULUTLU

Mersin’in lojistik devinden ekolojik çığlık
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Mersin’in lojistik devinden ekolojik çığlık

Mersin’in lojistik devinden ekolojik çığlık

Mersin Limanı, Türkiye’nin dış ticarete açılan en büyük kapısı olarak ekonominin can damarı. Ancak dev konteyner gemileri sayesinde büyüyen bu ekonomik başarı ve Liman Genişleme Projesi, kentin kıyı ekosisteminin ve halk sağlığının geleceğine ilişkin de kaygı yaratıyor. 9. Köy Muhabiri Hazal Bugutekin, giderek büyüyen ve kent merkezini gölgede bırakan limanının çevreye etkisini ve ekonomiye olan katkısını uzmanlarla konuştu.

ABONE OL
8 Mayıs 2026 10:32
Mersin’in lojistik devinden ekolojik çığlık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazal Bugutekin 

Doğu Akdeniz’in kalbinde, dev konteyner vinçlerinin gökyüzüne uzandığı, geceleri ihtişamıyla görenleri kendine hayran bırakan, Mersin için hem bir gurur tablosu hem de derin bir endişe kaynağı. Türkiye’nin en büyük konteyner limanı olan Mersin Uluslararası Limanı (MIP), yılda yaklaşık olarak 2,6 milyon konteyneri aşan iş hacmiyle kenti küresel bir lojistik merkezine dönüştürürken, çevresel maliyetlerin faturası her geçen gün kabarıyor.

Mersin Limanı, sadece bir yükleme boşaltma alanı değil; Orta doğu ve Avrupa ülkeleri arasında stratejik bir köprü. Limanın kente ve ülkeye sağladığı faydalar tartışmasız bir boyutta: Doğrudan ve dolaylı olarak on binlerce kişiye ekmek kapısı olan liman aynı zamanda, Türkiye’nin ihracat ve ithalat dengesinde kritik bir rol alıyor. Bu sayede Mersin dünya denizcilik rotalarının vazgeçilmez bir durağı haline gelmiş durumda. 

Genişletme projesi ve ekolojik dengesizlik

Madalyonun öteki yüzünde, “Liman Genişleme Projesi” ile alevlenen ciddi tartışmalar var. Çevre savunucuları ve kent sakinleri; ekonomik büyümenin, çevre ekolojisine büyük zararlar verdiğini savunuyor. Dev gemilerin limana bıraktığı balast suları, yerli türleri tehdit eden istilacı türlerin Akdeniz’e yayılmasına neden oluyor. Liman sahasındaki gemilerin egzoz emisyonları, tır trafiği ve yükleme sırasında oluşan tozlar; kentin hava kalitesini olumsuz yönde etkiliyor.

Bu konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdaverdi Arslan, liman genişleme faaliyetlerini yalnızca fiziksel bir büyüme değil, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirlik arasında kurulması gereken hassas bir denge süreci olarak değerlendiriyor. Arslan, şu ifadelerin altını çizdi:

Her ne kadar dev gemilerin emisyonları, toz oluşumu ve deniz ekosistemi üzerindeki baskılar ciddi birer risk teşkil etse de bu etkiler; modern çevresel etki değerlendirme süreçleri, etkin denetim mekanizmaları, toz kontrol sistemleri ve yeşil liman uygulamalarıyla minimize edilebilir. Önemli olan, genişleme projelerinin bilimsel veriler ışığında, uluslararası çevre standartlarına uygun ve şeffaf bir izleme sistemiyle yürütülmesidir. Zira doğru planlanmış bir altyapı, gemi bekleme sürelerini azaltarak karbon salımını düşürebilir ve lojistik optimizasyon sayesinde bölgesel hava kalitesine dolaylı katkılar sunabilir.”

Ekonomi ve ekoloji arasında denge kurmak mümkün mü?

Mersin Limanı, kentin hem kaderi hem de kederi olmuş durumda. Ekonomik kalkınma ile ekolojik koruma arasındaki ince çizgi, bugün her zamankinden daha kırılgan. Uzmanlar çözümün ‘vahşi büyüme’ yerine, ‘yeşil liman’ uygulamalarının sadece kağıt üzerinde kalmamasında, demiryolu bağlantılarının artırılmasında ve halkın kıyılarına sahip çıkma iradesinde olduğunu belirtiyor. Kentte ağırlık kazanan görüş; “Mersin, Akdeniz’in mavisiyle vinçlerin tozları arasında bir tercih yapmak zorunda kalmamalı; bu iki dünya bir arada yaşatılabilmeli.

MTSO (Mersin Ticaret ve Sanayi Odası) Başkanı Hakan Sefa Çakır da Mersin’in küresel ticaret yollarındaki riskler karşısında Doğu Akdeniz’in en güvenli limanı ve stratejik bir koridoru olduğunu vurgulayarak; kenti Türkiye’nin lojistik başkenti yapacak olan Lojistik Merkez projesinin hayata geçirileceğini, bu vizyon kapsamında Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ile iş birliği içinde operasyonel süreçlerin iyileştirileceğini, ticaret rotalarında bağımsız koridorlar oluşturulacağını ve Avrupa Birliği standartlarında yeşil dönüşümün sağlanacağı bilgisini verdi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP