DOLAR 46,5045 0.05%
EURO 52,8066 -0.25%
ALTIN
Ankara
23°

AÇIK

Omuz eşitsizliği ve sırt çıkıntısına dikkat: Skolyoz sessiz ilerliyor
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Omuz eşitsizliği ve sırt çıkıntısına dikkat: Skolyoz sessiz ilerliyor

Omuz eşitsizliği ve sırt çıkıntısına dikkat: Skolyoz sessiz ilerliyor

Çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülen skolyozun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten uzmanlar, erken teşhis ve düzenli takibin cerrahi riskini azaltabileceğine dikkat çekiyor.

ABONE OL
24 Haziran 2026 11:51
Omuz eşitsizliği ve sırt çıkıntısına dikkat: Skolyoz sessiz ilerliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nidanur Ateşyakar

Çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülen skolyoz, çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Uzmanlar, erken teşhis edilmediğinde ciddi omurga problemleri ve cerrahi müdahalelere kadar uzanabilen süreçlerin yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

Turgut Özal Tıp Merkezi’de görev yapan fizyoterapist Ozan Uçar, toplumda skolyozun omurga eğriliği olarak bilindiğini, oysa hastalığın aslında  daha kapsamlı bir postür bozukluğu olduğunu söyledi. Uçar, “Skolyoz yalnızca omurgadan kaynaklanan bir eğrilik değildir. Göğüs kafesi ve gövdenin de eşlik ettiği üç boyutlu bir deformitedir” dedi. Uzmanlara göre skolyozun kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülüyor.

En riskli dönem: 11-14 yaş

Skolyoz her yaşta görülebilse de hastalığın en hızlı ilerlediği dönemin ergenlik çağı olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar özellikle omuz eşitsizliği, sırtta çıkıntı, bel bölgesinde asimetri, omurgada eğrilik ve çabuk yorulma gibi belirtilerin erken dönemde fark edilmesinin tedavi sürecini olumlu etkilediğini belirtiyor.

Uçar, “En sık fark edilen dönem 11–14 yaş arasıdır. Bu dönemde büyüme hızlandığı için eğrilik de ilerleyebiliyor” uyarısında bulundu.

“Ağrı olmadan da görülebilir”

Uzmanlar, skolyozun çoğu zaman ağrıya neden olmadan ilerlediğini ve bu nedenle düzenli kontrollerin önem taşıdığını vurguluyor. Bazı hastalarda skolyoz tesadüfen çekilen röntgenlerde ortaya çıkarken, bazı çocuklarda ise öğretmenler veya aileler omuz seviyesindeki farklılıklardan şüphelenebiliyor. Özellikle okul taramalarının erken teşhis açısından önemli olduğuna dikkat çekiliyor.

“Fizik tedavi cerrahi riskini azaltıyor”

Fizyoterapist Uçar,  tedavi sürecinde eğriliğin derecesinin belirleyici olduğunu, erken dönemde fizik tedavi ve egzersizlerin oldukça etkili olabileceğini söyledi. Uçar, “Amacımız hastanın yaşam kalitesini artırmak, eğriliğin ilerlemesini durdurmak ve cerrahi ihtiyacını azaltmak” dedi.

Uzmanlara göre hafif seviyedeki skolyoz vakalarında düzenli egzersiz, fizik tedavi ve postür çalışmaları önemli fayda sağlayabiliyor. İleri seviyelerde ise korse kullanımı ve cerrahi seçenekleri gündeme gelebiliyor.

“Spor yapmak yasak değil”

Toplumda yaygın olan “Skolyoz hastaları spor yapamaz” düşüncesinin doğru olmadığını belirten Uçar, bilimsel çalışmaların sporun skolyozu doğrudan artırdığına dair net bir bulgu ortaya koymadığını söyledi. Uçar, “Yüzme iyi gelir’ düşüncesi çok yaygın ancak tek başına tedavi edici değil. Bunun yanında spor yapmak da yasak değil. Hastalar aktif yaşamlarına devam edebilir” diye konuştu.

“Skolyozdan korkulmamalı”

Özellikle, ergenlik dönemindeki çocukların düzenli takip edilmesi gerektiğini belirten Uçar, erken teşhis sayesinde cerrahi ihtiyacının azaltılabileceği, hastalığın ilerlemesinin kontrol altına alınabileceği ve yaşam kalitesinin korunabileceği söyledi. Uçar, skolyoz tanısı konulan hastaların umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:

Skolyoz tanısı alan hastalar umutsuzluğa kapılmamalı. Düzenli kontrollerini yaptırmalı, egzersizlerine devam etmeli ve aktif yaşamdan korkmamalılar.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.