Belgizar Abiri Şimşek
Malatya’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinin ardından maden şirketlerinin bölgedeki faaliyetlerini artırması büyük tepki çekiyor. Depremzede halk, bir yandan evlerini ve işlerini yeniden kurmaya çalışırken, diğer yandan da madenlerin neden olduğu çevre kirliliği ve sağlık sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.

Malatya’da da maden faaliyetlerinde artış olduğunu söyleyen Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Çıplak, 9.Köy’e son durumu şöyle aktardı: “Malatya’nın mevcut toprağının yüzde 60’ı maden çalışmaları için projelendirilmiş. Bu genişletilecek. Maden şirketlerine olanak sağlanılıyor. Malatya’daki tehlike büyük. Deprem sonrasında özellikle barınma sorunu halkı kendi derdine düşürdü. İnsanlar doğal olarak öncelikle ev, iş derdine düştü ve bu tehlikeyi tam olarak göremiyor.”
13 ilçeli Malatya’nın iki ilçesinde rekor düzeyde proje bulunduğunu söyleyen Çıplak, Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçelerinde 4. Grup dedikleri demir, altın, bakır, kurşun, gümüş maden projelerinin varlığına dikkat çekti. Çıplak bu kapsamda en çok Çevresel Etki Değerlendirme başvurusunun olduğu ilçelerin bu ikisi olduğunu kaydetti.
Maden şirketlerinin bölge halkına çeşitli vaatlerle bulunduğunu söyleyen Çıplak, “Maden faaliyeti yürüten şirketler ‘Sizleri aş ve iş sahibi yapacağız’ diyerek maalesef insanları kandırıyorlar. Halkımız da kanıyor. Bir, iki kişiyi göstermelik işe alıyorlar daha sonra çıkarıyorlar. Çünkü bu işler için vasıflı elemana ihtiyaçları var.” ifadelerini kullandı.

Hasan Kaya
Malatya Çevre Platformu Sözcüsü Hasan Kaya ise 6 Şubat depremlerinin ardından maden şirketlerinin Malatya’yı abluka altına aldığını söyleyerek, madencilerin adeta “iştahının kabardığını” aktardı. Kaya, kentte şu an faal durumda 600 maden ocağı olduğunu belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Malatya’da bin 500’ün üzerinde ÇED değerlendirmesi var. Ancak bunların 600 tanesi şu anda aktif olarak çalışır durumda. Bunlar taş, kum, çakıl, demir, bakır, nikel, krom gibi yer altı zenginliklerimizi oluşturan ocaklar. Dağlarımız, taşlarımız, ovalarımız, ormanlarımız, topraklarımız yok ediliyor. Bağ, bahçe kayısı hepsi, kısacası canlı ve doğa yaşamı yok oluyor. Malatya’da organik tarımdan maden çalışmalarının olduğu yerlerde bahsetmek mümkün değil. Örneğin, Doğanşehir’de Eskiköy ve Kelhalil köylerinin arasında iki taş ocağı var. Bu taş ocaklarını birbirine 400 metre kadar uzaklıkta. Bu taş ocaklarının hemen karşısına depremden sonra yüzlerce köy evi yapıldı. Şimdi düşünün sabah kapınızı taş ocağının tozuna, asbestine açacaksınız. Burada sağlıktan bahsetmek mümkün mü? Kayısıdan, üzümden bahsetmek mümkün mü?“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8088 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7984 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6828 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6404 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5027 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4998 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4823 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13657 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8313 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6199 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4623 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.