Tevfik Armutcuoğlu
Son yıllarda tırmanışa geçen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve döviz kuruna bağlı olarak artan kâğıt maliyetleri, yayıncılık sektörünü büyük bir çıkmaza sürükledi. Raflardaki sıfır kitap etiketlerine yansıyan peş peşe zamlar, okurlar için yeni bir kitap satın almayı neredeyse imkânsız bir lüks haline getirdi.
Bu ekonomik tablo, kitap alım güçleri ciddi oranda düşen kitapseverleri ve özellikle bütçesi kısıtlı olan öğrencileri alternatif bir sığınak olarak ikinci el kitap satan sahaflara yönlendirdi. Ancak dükkânlardan içeri giren kitle artsa da hem sahafların hem de okurların yaşadığı ekonomik mağduriyet değişmedi.
Antalya’da 32 yıldır sahaflık mesleğini sürdüren İlham Dilek, ekonomiden dolayı her alanda artan fiyatların kitaplara da yansıdığını belirtti. Ekonomik şartların insanları kendilerine yönelttiğini ancak krizin sahafları da derinden vurduğunu ifade eden Dilek, dar gelirli bir okurun içinde bulunduğu bütçe kıskacını şu sözlerle aktardı:
“İnsanlar ekonomik şartlardan dolayı artık birinci el kitap alamıyor, yanına yaklaşamıyor. Bu durum doğal olarak bizim işlerimizi ve kapımızdan giren insan sayısını arttırdı. Ancak biz de kitabı alırken olabildiğince ucuza almaya çalışıyoruz, yine de bu piyasa şartlarında bu pek mümkün olmuyor. Şu an normal kitapçılarda 500-600 liralık olan kitapları dükkânımızda 1/5 fiyatına satmaya çalışıyoruz. Yine de asgari ücret alan bir okur ayda sadece 5 kitap almaya kalksa bütçesinin önemli bir kısmı doğrudan buraya gider. Bu okur daha kira verecek, faturasını ödeyecek; kirayı ne yapsın, kitaba nasıl para yetiştirsin?“
Akdeniz Üniversitesi Reklamcılık bölümü öğrencisi Ahmet Vatansev, eğitim hayatı boyunca sıfır kitap almayı bıraktığını söyledi. Eskiden ayda en az 3-4 kitap aldığını belirten Vatansev, “Şimdi yeni çıkan bir kitabı alabilmek için günlerce bütçemi düşünüyor, listemden başka şeyleri kısmak zorunda kalıyorum. Sahaflar olmasa sanırım bu dönem hiçbir şey okuyamazdım. Buraya gelip bütçeme uygun eski basımları arıyorum” dedi.
Fiziksel satışların hem ekonomik kriz hem de dönüşen internet alışveriş alışkanlığı nedeni ile azaldığını belirten İlham Dilek, geleneksel sahafların ayakta kalabilmek için dijital dünyada var olmaya çalıştığını söyledi. İnternet dünyasına açılabildikleri için online platformlardan nefes alabildiklerini aktaran Dilek, “Özellikle küçük sahaflara bu sitelerin yararı çok. Şu an benim bu platformlarda listelenmiş 70 bin kitabım var” diye konuştu.
Krizle beraber okurların talebinin arttığını ancak gelen kitlenin beklentisinin yanlış olduğunu da sözlerine ekleyen Dilek, popüler kültürün sahaf kimliğini zedelediğini vurguladı. Dilek şu görüşleri dile getirdi:
“Bize gelen insanlar genellikle son çıkan kitapları, popüler kültürün dayattığı çok satan eserleri ucuza almak için geliyor ancak sahaflık böyle bir şey değil. Sahafa kitap ‘almak için değil’ ‘hangi kitabı bulacağım’ diye, bir keşif arzusuyla gidersin. Ama ekonomi bizi de ayakta kalabilmek için son çıkan popüler kitapları satmaya zorluyor.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10016 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8953 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8503 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7004 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6519 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5409 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5172 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31358 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17750 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9290 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
5987 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4885 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.