Fatma Boz
Kırklareli’nde bulunan Uçmakdere RES Projesi’nin inşa edilmesi planlanan alan; ormanlık bölgeler, tarım arazileri ve göçmen kuşların güzergâhı üzerinde yer alırken hem bölge halkının hem de çevrecilerin yoğun eleştirileri altında.
Halkın ve çevre örgütlerinin yükselen itirazlarına rağmen sürdürülen bu projeye ilişkin itiraz dilekçesini veren DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, projenin köylere yakınlığına dikkat çekerek, “Eğer bu proje kurulursa, halk köyü terk etmek zorunda kalacak” diye konuştu.
Kırklareli’ndeki RES projelerinin ormanlara ve yerleşim alanlarına zarar verdiğini belirten Çidem, şu ifadeleri kullandı: “İl genelinde yapılan ve özellikle kuş göç yolları üzerinde yer alan rüzgar enerji santrallerinin (RES) kurulmasına müsaade edilmemelidir. Özellikle RES’lerin yaratacağı gürültünün çevredeki yaban hayatı üzerinde olumsuz etkileri göz önüne alınmalıdır.”
Çidem, halkı bilgilendirme toplantısında köylülerin firmayı büyük bir tepkiyle karşıladıklarını da belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“RES projesi köye çok yakın, neredeyse köyün içine giriyor. Eğer bu proje kurulursa halk köyü terk etmek zorunda kalacak. Biyocoğrafyayı tehdit eden bir proje; köyün üç yüz, dört yüz metre yakınına kurulması planlanıyor. Halk bu projeyi istemiyor. Sadece Beypınarı değil, çevresindeki köylerde yaşayanlar da karşı. Diğer köyler de buna itiraz ediyor. Orman bütünlüğü bozulduğu takdirde köylü de bundan rahatsız olacaktır.”

Çidem, yapılan RES projelerinin tehlikelerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Buranın tamamı kapalı ormanlardan oluşuyor. Proje yapılmak istendiğinde geçit güzergâhı açılacak, iletim hatları döşenecek; bunların hepsi tahribattır. Köye artık leylek bile gelmiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı kuraklık haritalarında Trakya’nın felaket durumda olduğu görülüyor. Eğer bu projelerle ormana girip yüz binlerce ağacı kesecekseniz, kuraklık başlar. Su üreten, havayı temizleyen, karbon yutak alanı olan ormanları yok ederseniz, havayı ve suyu da yok etmiş olursunuz.”
Köyüne dönmüş, emekli hayatının son yıllarını huzurla geçirmek isteyen insanların evlerinin yanı başına RES kurulduğunu belirten Çidem, “Ormanlar enerji üretim alanı ya da maden sahası değildir; ormanlar karbon yutak alanıdır, su üretir, selleri önler. Bu kadar kuraklık yaşanırken, su üreten bir yeri ve havayı temizleyen bir alanı ortadan kaldırırsanız hem nefesimizi hem suyumuzu kesmiş olursunuz. Bu, yaşamın temel kaynağını yok etmek demektir” dedi.
Çidem, ilkesel olarak “RES’lere karşı olmadıklarını ancak yer seçiminin yanlış olduğunu da belirterek, şöyle konuştu: “Yerleşim yerlerine yakın olması sosyal yaşamı, orman içinde olması ise doğa yaşamını tehdit ediyor. RES’lerin dikildiği alanlar, açılan yollar, kablo iletim hatları kilometrelerce uzunlukta. Bu da orman bütünlüğünün bozulmasına, habitatın parçalanmasına neden oluyor. En önemlisi, Afrika–Asya–Avrupa arasındaki kuş göç yollarının en önemli geçiş noktası olan Istrancalar bu tehditle karşı karşıya. Bölgemiz, dünya üzerindeki beş büyük kuş göç yolundan birinin tam üzerinde. Bunun üçte biri Bulgaristan’da, üçte ikisi Türkiye’de. Ama Bulgaristan tarafında bir tane bile RES yok çünkü orman bütünlüğü ve kuş göçü hassasiyeti nedeniyle izin verilmiyor.”

DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz her defasında şunu söylüyoruz: Yer altı ve yüzey sularını besleyen alanlarda madencilik yapılmasın. Trakya toprakları tarımsal sit alanı ilan edilsin. Trakya ormanları biyosfer rezerv alanı ilan edilerek mutlaka korunmalı. Sadece Kırklareli değil, İstanbul’un suyu da buradan gidiyor. Hava da buradan geliyor. Eğer Istranca ormanları yok edilirse ne su kalır ne hava.”
Rüzgar Enerji Santrallerinin yapımında Türkiye’deki mevzuatlara bakıldığında net bir sınır olmadığı gözlemleniyor.
İlgili yönetmelikler ise şöyle sıralanıyor:
1. Gürültü Yönetmeliği (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı): RES türbinleri, sürekli mekanik ve aerodinamik sesler üretir. Bu nedenle konut alanlarına en az 500 metre mesafe önerilir. Ancak bu yasal bir sabit sınır değil, her proje için ayrı ayrı ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) kapsamında değerlendirilir.
2. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği: Sanayi tesisleri ve enerji üretim tesisleri için konut alanlarından en az bin metre uzaklık tavsiye edilir. Ancak bu zorunlu değil, yerel idare ve ilgili bakanlık kararına bağlıdır.
3. ÇED Yönetmeliği: RES projesi 25 megawatt elektrik (MW) üzerindeyse mutlaka ÇED raporu gereklidir. Bu süreçte halkın katılımı toplantısı yapılmalı ve proje yerleşim yerine etkileri (gürültü, gölge, kuş göç yolları, tarım alanları vs.) değerlendirilmelidir. Her ne kadar Türkiye’de net bir yasal mesafe sınırı bulunmasa da çevreciler ve uzmanlar en az 500–1000 metre uzaklıkta güvenli bir eşik olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6445 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6407 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13250 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8216 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6091 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4514 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.