Selin Yıldırım
Turizmin Başkenti Antalya, küresel ısınmanın yanı sıra yerel yanlış planlama kararlarıyla “kendi iklim krizini” yaratıyor. İklim uzmanı Önder Algedik, TÜİK ve saha verilerinden yola çıkarak hazırladığı analizde, Antalya’nın son 5 yılda devasa bir şantiyeye dönüştüğünü ve tarım alanlarının yerini asfaltın aldığını vurguladı.
Antalya’da 2021-2024 yılları arasında tamamlanan inşaat alanının 24,7 milyon metrekareye ulaştığını ifade eden Algedik, çarpıcı bir kıyaslama yaptı: “Ankara’daki Mogan Gölü 5,5 milyon metrekaredir. Yani son 5 yılda Antalya’da 5 tane Mogan Gölü büyüklüğünde alan inşa edildi. Üstelik sadece bitenler değil, yeni izin verilen 34,7 milyon metrekarelik bir alan daha var. Toplamda 59 milyon metrekareden bahsediyoruz. Bu, kişi başına 21,8 metrekarelik bir beton alanı demek. Oysa bu büyüklükte bir toprak parçası bir insanın gıda ihtiyacını karşılamaya yeterdi.“
Kentteki ulaşım politikasının otomobil merkezli olmasının iklimi doğrudan etkilediğini savunan Algedik, araç sayısındaki artışı şu sözlerle özetledi: “Antalya’da araç sayısı 1,7 milyonu geçti. Bu araçları uç uca dizseniz 8 bin 500 kilometrelik bir otopark olur. Bu mesafe, Antalya’dan Paris’e gidip, tekrar geri dönüp yolun yarısına gelmek demektir. Kent içi toplu taşıma zayıf olduğu için insanlar motosiklete yöneliyor. Son 5 yılda trafiğe çıkan motosiklet sayısı 192 bin ile otomobil sayısını geride bıraktı. Bu bir tercih değil, çaresizliktir.”
Otomobil odaklı yaşamın Antalyalının cebini de yaktığını belirten Algedik, akaryakıt, sigorta ve vergi maliyetlerini hesapladı: “Antalya’da otomobil merkezli ulaşımın toplam yıllık maliyeti 195 milyar lira. Bu, Antalyalı her bir bireyin cebinden yılda 71 bin 500 TL çıkması demek. Eğer belediyeler asfalta döktükleri parayı toplu taşımaya ve bisiklet yollarına harcasalardı, bu maliyet bir yıl içinde 30 bin lira seviyesine düşürülebilir, kişi başı 40 bin lira tasarruf sağlanabilirdi.”
Toprağın beton ve asfaltla kaplanmasının yeraltı su kaynaklarını öldürdüğünü vurgulayan uzman, Antalya’yı bekleyen kuraklık tehlikesine dikkat çekti: “Siz toprağın üzerini 23,5 metrekarelik betonla kapatırsanız, yağmur suyunun toprakla buluşmasını engellersiniz. Su akıp gider, yeraltı kurur. Antalya 50 yıl önceki yağışı alsa bile, artık 50 yıl öncesinden çok daha kurak bir kenttir. 2027-2028 döngüsünde bizi çok daha şiddetli bir kuraklık bekliyor. Çözüm; asfaltı yasaklamak, toplu taşımayı, yaya ve bisiklet ulaşımını merkeze almaktır. Antalya’nın 2030’dan önce iklim dostu ulaşıma geçmekten başka şansı yok.“
TMMOB Şehir Plancıları Odası yönetim kurulu üyeleri, Antalya’da planlama süreçlerinde etaplama yaklaşımının yeterince uygulanmadığına dikkat çekti. Kent planlamasında yapılaşmanın nüfus projeksiyonlarıyla uyumlu ve kademeli biçimde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten plancılar, Antalya’da planlı olup henüz yapılaşmamış geniş alanların bulunduğunu ifade etti.
Bunun en somut örneklerinden birinin Döşemealtı olduğunu belirten plancılar, ilçede planlı alanların yalnızca yaklaşık yüzde 30’unun yapılaştığını, kalan alanların ise boş durumda beklediğini kaydetti. Bu durumun belediyelerin henüz yerleşimin oluşmadığı bölgelere altyapı götürmek zorunda kalmasına ve kamu maliyetlerinin artmasına neden olduğu ifade edildi.
Antalya’nın sıcak iklim özellikleri nedeniyle kent planlamasında rüzgâr koridorları, yapı yoğunluğu ve doluluk–boşluk dengesinin dikkate alınması gerektiğini belirten şehir plancıları, aksi halde kentsel ısı adası etkisinin güçleneceğini vurguladı. Sel riskini azaltmak ve yer altı su kaynaklarını korumak için geçirgen zeminler, yağmur bahçeleri ve yeşil çatılar gibi “sünger şehir” uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
Kentte motosiklet sayısının otomobilleri geçmesinin ulaşım sistemindeki erişilebilirlik sorununu gösterdiğini belirten plancılar, ulaşımın daha dengeli ve entegre bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, uzun vadede raylı sistem yatırımlarının önemine dikkat çekerken, kısa vadede toplu taşıma hatlarının güçlendirilmesi, bisiklet yollarının artırılması ve yaya ulaşımının desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Şehir plancıları, parklar ve kamusal açık alanların kent iklimi açısından kritik rol oynadığını belirterek, araştırmalara göre yeşil alanların bulunduğu bölgelerde sıcaklığın 6 ila 9 derece daha düşük olabildiğine dikkat çekti. Özellikle yeni gelişen bölgelerde yeşil alanların artırılmasının kentin iklim direnci açısından önemli olduğu vurgulandı.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7365 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6608 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6259 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5240 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4926 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4657 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4616 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13625 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8299 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6135 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4546 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.