DOLAR 33,0661 0.2%
EURO 36,0789 0.18%
ALTIN 2.617,851,88
Ankara
28°

HAFİF YAĞMUR

Eğitimden sanata yapay zeka her yerde

Eğitimden sanata yapay zeka her yerde

Teknoloji ve dijitalleşmenin gelişmesiyle robotlardan sonra yapay zeka da yaşamın bir parçası haline geldi. Eğitimden sanata her alanda kullanılan yapay zeka nedir, nasıl kullanılır, sakıncaları var mıdır? Bütün bu soruları İstanbul Bilgi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Saka ve dijital medya/teknoloji uzmanı Sinem Saka ile konuştuk.

ABONE OL
14 Haziran 2024 10:36
Eğitimden sanata yapay zeka her yerde
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Şükran Rençber

Türkiye’de yapay zeka konuşulduğunda ilk akla gelen isimlere mikrofon uzattık. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Saka ile dijital medya ve teknoloji uzmanı Sinem Saka, yapay zekanın eğitimden sanata kadar geniş bir alanda nasıl kullanıldığını, bu anlamıyla teknolojinin günlük yaşamdaki artan rolünü ve yapay zekâ teknolojisinin sunduğu fırsat ve endişeleri değerlendirdiler.

Doç. Dr. Erkan Saka

“Dijital dönüşümde yapay zeka”

Prof. Dr. Erkan Saka, dijital dönüşümde yapay zeka konusunda şunları söyledi: “Yapay zeka, bilgisayar bilimlerinde uzun bir geçmişe sahip olup özellikle son yıllarda büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Makine öğrenmesi, makine görüşü gibi alt alanlarıyla birlikte yapay zeka, günümüzde birçok alanda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Son dönemde doğal dil işleme alanındaki gelişmeler yapay zeka asistanlarının önemini artırmıştır.”

Yapay zeka asistanlarının insanlarla doğal bir etkileşim kurabilme yeteneğinin öne çıktığını belirten Erkan Saka, “Bu asistanlar kullanıcıların taleplerine gerçek zamanlı olarak cevap verebiliyor ve bilgi, görüntü, ses gibi çeşitli içerikleri sunabiliyor” dedi.  Yapay zeka asistanlarının eğitim, üretim gibi alanlarda vazgeçilmez bir araç haline geldiğini de vurgulayan Saka, “Bu teknolojilerin entegrasyonunun önemi giderek artmaktadır. Ancak doğru modellerin seçilmesi ve kullanımının doğru şekilde öğrenilmesi gerekmektedir” diye konuştu. Saka, yapay zekanın artık dijital asistanların temelini oluşturduğu ve bu teknolojilere ne kadar hızlı entegre olunursa o kadar fayda sağlanacağını vurguladı. Ancak yapay zeka ve dijital asistanların her zaman olumlu sonuçlar getirmeyeceğini de sözlerine ekleyen Saka, yapay zeka ve dijital asistanların zaman kazandırma ve verimlilik sağlama gibi avantajlara sahip olsa da bazı olumsuz etkilere de yol açabileceği uyarısı yaptı. Teknolojilerin kullanımının dikkatle yönetilmesi ve olası risklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini de söyleyen Saka şunları aktardı: “Hangi modellerin ve araçların daha iyi olduğunu belirlemek için sürekli denemeler yapılması, yatırımların ve kullanımların dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir.”

Güvenlik risklerine dikkat!

Yapay zeka ve internetin içerik açısından ciddi riskler oluşturabileceğine de dikkat çeken Saka şöyle konuştu: “Özellikle tehlikeli içeriklerin internet üzerinde kolayca bulunabilir hale gelmesi, ciddi güvenlik risklerine yol açabilir. Bu tür içeriklerin yayılmasını önlemek için etkili önlemler alınması gerekmektedir. Bu teknolojilerin potansiyel risklerini yönetmek için sürekli olarak güncel kalınması gerekmektedir.

“Henüz tam kapasite çalışmıyor”

Yapay zeka sistemlerinin henüz tam kapasite çalışmadığını ve bazı durumlarda regülasyon sorunlarıyla karşılaşıldığını belirten Saka sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle telif hakkı ve regülasyon engelleri, yapay zeka sistemlerinin potansiyelini sınırlayabilir. Örneğin, OpenAI ve Chibi gibi büyük şirketler, telif hakkı davaları ve regülasyon baskısı altında kalarak potansiyelini tam olarak kullanamamaktadır. Ayrıca akademik araçlarda da benzer sorunlarla karşılaşılmaktadır. Kapalı veri tabanları ve regülasyon engelleri, akademik bilgiye erişimi kısıtlayarak bilgi eşitsizliğine neden olmaktadır. Bu durum, araştırmacıların potansiyelini tam olarak ortaya koymasını engellemektedir.”

Basın sektöründe yapay zeka kullanımına da işaret eden Saka, “Yapay zeka sistemlerinin haber yazabildiğini ve otomatik gazetecilik konseptinin tartışıldığını” vurguladı. Saka, “Yapılandırılmış bilgiler makine tarafından işlenerek haber metinlerinin üretilmesini sağlıyor. Örneğin hava durumu, finansal veriler ve spor müsabakaları gibi belirli konularda yapılandırılmış bilgileri işleyen yapay zeka sistemleri, otomatik olarak haber metinleri oluşturabiliyor” dedi.

“Gazetecilikte insan faktörü hala hayati öneme sahip”

Yapay zekanın, gazetecilikte veri analizi ve içerik üretimini kolaylaştırdığına değinen Saka, “Makinelerin ürettiği içeriklerin, insan gözüyle değerlendirilerek düzenlenmesi ve vurgulanması gerekiyor. Bu nedenle teknolojinin gazeteciliği desteklediği ve hızlandırdığı ancak insan faktörünün hâlâ hayati öneme sahip olduğu bir döneme girildiğini söyleyebiliriz” diye vurguladı.

Sinem Saka

“Dijital platformlar daha özgürlükçü”

Bilgi Üniversitesi’ndeki medya ve iletişim alanındaki çalışmalarıyla tanınan ve televizyonculuk deneyimi de bulunan Sinem Saka ise ulusal kanallar yerine dijital platformların daha özgürlükçü bir deneyim sunduğunu fark ettikten sonra dijital platformlarda
çalışmaya başladığını söyledi. Sanata da ilgisi olan Sinem Saka, “Sanat kısmını daha fazla ele alıyorum. Hatta İzmir’de 14 sanatçının eserlerinin yer aldığı Al+Dijital Sanat Sergisinde yapay zekada ürettiğim görsel sergilendi” diye konuştu.

“İnsanlarla doğrudan etkileşim kurabilme”

Yapay zekanın artık kişiselleştirilebilir uygulamalarıyla günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğine ve insanlarla doğrudan etkileşim kurabilme yeteneği olduğuna değinen Saka, “Yapay zeka asistanlarının kullanımı giderek arttı ve bu teknoloji, içerik üretimi gibi alanlarda vazgeçilmez bir araç haline geldi” dedi.

Sinem Saka da yapay zeka ve dijital asistanların kullanımının artmasıyla birlikte bazı endişelerin ortaya çıktığını, bunun için de internet üzerindeki içeriklerin kontrol edilmesi ve düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Saka, dünya genelinde teknolojik gelişmelerin herkes tarafından takip edildiğini ve geride kalmak istemediklerini söyledi.

 

Sanatta yapay zeka destekli değişim 

Google’ın bir projesi olan yapay zeka sözlüğüne vurgu yapan Saka, bunun yapay zekanın kullanımı için kolaylık sağlayabileceğini de sözlerine ekledi. Yapay zeka kullanarak sanat oluşturmanın birçok alanı olduğunu ve son yıllarda dijital sanatın yükseldiğini, geleneksel zanaatların azaldığını savunan Sinem Saka, geleneksel sanatta yer alan kişilerin de yapay zeka kullanarak içerik ürettiğini ancak gerçek sanatçıların yapay zekaya ‘şunu çiz’ deyip çizdirip ‘evet bu benim sanatım’ demeyeceğini de sözlerine ekledi: “Yapay zeka ile sanat her zaman beni heyecanlandırmaktadır. Bu durum hayatımızın dışında tutabileceğimiz bir şey değil.  Benim bu alan için yapmak istediğim bir şey var. Örneğin, kırık olan bir çömlek düşünelim; kırık olan kısmı yapay zeka ile tamamlayıp onu da bir projeksiyonla yansıtıp bu sentezli birleştiriciyi, hem geçmişin kültürünü hem de günümüz teknolojisiyle nasıl değişik ve yeniden yaratabiliriz gibi bir hayalim var. Sanatın yeniden yorumlanmasında yapay destek çok önemlidir diyebilirim.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.