DOLAR 32,8419 0.09%
EURO 35,1670 -0.16%
ALTIN 2.493,090,15
Ankara
29°

AÇIK

Diyarbakır’da depremin yarattığı tahribat: Yıkılan bina az, tehlikeli bina çok, insanlar evsiz
  • 9.Köy
  • Gündem
  • Diyarbakır’da depremin yarattığı tahribat: Yıkılan bina az, tehlikeli bina çok, insanlar evsiz

Diyarbakır’da depremin yarattığı tahribat: Yıkılan bina az, tehlikeli bina çok, insanlar evsiz

Kahramanmaraş merkezli depremde Diyarbakır'da sadece 7 bina yıkıldı. Ancak çok sayıda bina oturulamaz hale geldi. Kentte ciddi bir konut krizi yaşanırken, gidecek yeri olmayanlar yıkılma riski büyük evlerde oturmak zorunda kalıyor. Mimarlar Odası soruna çözüm bulunması için çağrı yaptı.

ABONE OL
10 Temmuz 2023 12:40
Diyarbakır’da depremin yarattığı tahribat: Yıkılan bina az, tehlikeli bina çok, insanlar evsiz
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: İnanç Yıldız

Kahramanmaraş’ın merkezli depremler,  Diyarbakır’ı da etkiledi. Depremle birlikte Diyarbakır merkezde 7 bina yıkılırken, 414 kişi yaşamını yitirdi. Kentte 4 bin 611 yapıya ağır hasarlı, 3 bin 428 yapıya da orta hasarlı raporu verildi. Bu binaların çoğunluğu ise Bağlar’ın 5 Nisan, Şeyh Şamil ve Mevlana Halit mahallelerinde yer alıyor.

Ferit Kahraman

Kentte deprem sonrasında ciddi bir konut krizi yaşanırken, gidecek yeri olmayanlar hasarlı ve çökme riski yüksek binalarda oturmaya devam ediyorlar. Kayapınar, Yenişehir, Bağlar ve Sur ilçelerindeki 1277 ağır hasarlı binadan itirazı bulunmayan 400’ünün yıkılması için ihale yapıldı. Bu binaların yıkımına yakında yıkımına başlanacak. Geri kalan 877 binanın yıkımı için de itiraz sürecinin ardından ihaleye yapılacak. Yıkım işlemlerinin ise 3 ayda tamamlanması planlanıyor. Oluşan bu hasar nedeniyle kentte konut krizi yaşanıyor. Buna bağlı olarak kentte kiralar 3 kat artmış durumda. Diyarbakır Mimarlar Odası Eş Başkanı Ferit Kahraman, depremin Diyarbakır’da yarattığı yıkım konusunda 9. Köy’e yaptığı açıklamada, “kentte ciddi bir konut krizi tablosu var” dedi.

Diyarbakır’ın depremden çok ciddi bir şekilde depremden etkilediğini vurgulayan Kahraman, halihazırda yıkımı bekleyen çok sayıda yapının olduğunu söyledi. Bu bölgelerde insan sirkülasyonunun çok fazla olduğunu ifade eden Kahraman, ancak yapıların etrafında herhangi bir güvenliğin olmadığını dile getirdi. Yapılardaki nitelikli olan hurdaların ya alındığını, ya da çalındığını belirten Kahraman, yıkım kararı verilen yapılarla ilgili, bu kararların bir an önce uygulaması gerektiğini vurguladı.

“Diyarbakır’da konut krizi yaşanıyor”

Kentte konut krizi yaşandığına dikkat çeken Kahraman, “Daha önce de var olan konut sorunu, depremle birlikte biraz daha yüksek boyutlara taşındı. Ne yazık ki hükümetin seçim öncesi vaat ettiği oranda konut sağlamaya dair garantileri, açıkçası ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz çerçevesinde değerlendirdiğimizde, çok da gerçekçi bulmuyoruz. Şu anda 1122 tane olduğu söylenen bir konut ihalesi düzenlendi. Ancak yıkılan orta hasarlı ve ağır hasarlı bütün yapıları göz önünde bulundurduğumuzda, 5 binin üzerinde konuttan bahsediyoruz” dedi.

“Rant odaklı yaklaşılması sorunu çözmüyor”

Yurttaşların mevcut ekonomik durumları nedeniyle, barınma ihtiyacına erişiminde ciddi olumsuz tablolar yaşanacağını söyleyen Kahraman, verilen vaatleri ise “seçim yatırımı” olarak nitelendirdi. Diyarbakır’da yapı stoklarının yorulduğunu da dile getiren Kahraman, yeni bir deprem yaşanması halinde yeni bir kriz halinin ortaya çıkma tehlikesine dikkat çekti. Kahraman şöyle konuştu:
“Sosyal devlet olma gereğinden bahseden devlet yapılanmasından bahsediyorsak eğer, bunun vatandaşlara barınma ve konut hakkını sunması gerekiyor. Şimdi kent içerisine baktığımızda boş arsa niteliği taşıyan yerlerin satışlarının TOKİ ve hazine eliyle gerçekleştirildiğini görüyoruz. Yine konut ya da ticari arsa niteliği taşıyan, konut ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik kullanılabilecek olan birçok arsanın da belediyeler eliyle 100 milyonlarca liralık bütçelerle satışa sunulduğunu görüyoruz. Dolayısıyla son dönemde Diyarbakır’daki kent merkezinde TOKİ ve belediyeler eliyle yapılan arsa satışlarını değerlendirdiğimizde, binlerce konut yerleşimi sağlanabilecek alanların satıldığını görüyoruz. Bu açıdan, soruna bir çözüm üretme politikasından ziyade, tamamıyla bir ticari kazanç, bir rant perspektifiyle yaklaşıldığını söylemek mümkün.”

“Kentsel dönüşüm bekleyen birçok alan var”

Diyarbakır’da kentsel dönüşüm bekleyen birçok alan bulunduğuna da dikkat çeken Kahraman, “Kentte eski yapılaşma bölgelerine baktığımızda denetimsiz, ruhsatsız, seçim dönemlerinde göz yumularak yapılan birçok kaçak yapıyı görmek mümkün. Belediyeler birçok ilde, özellikle büyükşehirlerde bünyelerinde konut üretim birimleri kurmuşlar. Ancak Diyarbakır’da böyle bir yapılanmadan bahsetmek mümkün değil” dedi.
Diyarbakır’da belediyelerin başında bulunan kayyımlar eliyle, daha önce var olan konut politikaların da değiştiğini söyleyen Kahraman, “Diyarbakır’da olması gereken, dönüşüm alanlarında toplumla bir araya gelerek devletin bu konuda bedelsiz tahsis programlarını yürütebileceği bir dönüşüm yapılması. Kamuya ait arazilerin, arsaların satışından ziyade bu alanlarda gerçekleştirilecek olan kooperatif tarzı ya da yine kamu eliyle yapılacak olan konut ve barınma ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin vatandaşa tekrar sunulmasıyla bu kriz hali çözülebilir” diye konuştu.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.