DOLAR 44,9273 0.1%
EURO 52,7449 -0.11%
ALTIN
Ankara
17°

HAFİF YAĞMUR

Dikine yükselen kentsel dönüşüm insan yaşamını değiştiriyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • Dikine yükselen kentsel dönüşüm insan yaşamını değiştiriyor

Dikine yükselen kentsel dönüşüm insan yaşamını değiştiriyor

Kentsel dönüşüm sonrası şehirlerde yükselen çok katlı binalar yalnızca kent silüetini değil insan ve toplum yaşamını da değiştiriyor. 9. Köy Muhabiri Mehlika Ceylan, sosyolog ve şehir planlamacılarıyla görüştü; çocukların gelişiminden, yetişkinlerin yalnızlaşmasına hayatın her alanını etkileyen çok katlı yaşamın değiştirdiklerini derledi.

ABONE OL
22 Nisan 2026 12:17
Dikine yükselen kentsel dönüşüm insan yaşamını değiştiriyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mehlika Sultan Ceylan

Bir zamanlar mahalle aralarındaki çay bahçelerinde kurulan sohbetlerin yerini bugün site yaşamının sınırlı sosyal ilişkileri alırken uzmanlar bu değişimin toplumu yalnızlığa götürdüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar, mekanın sosyal ilişkilerin kurulma biçimini doğrudan etkilediğini, bununla birlikte çok katlı binaların sosyal hayata karşı yabancılaşmayı arttırdığını söylerken çok katlı bina sakinlerinin verdiği cevaplar uzmanları doğruluyor.

Kentsel dönüşümle birlikte şehirlerde hızla yükselen çok katlı binalar, mahalle kültüründen sosyal ilişkilere kadar insan ve toplum yaşamını her açıdan dönüştürüyor. Sosyolog Dr. Hacer Yalçın, kentleşmenin yalnızca binaların yükselmesi değil insanların gündelik hayatını, ilişkilerini ve psikolojilerini de etkileyen bir durum olduğunu söylüyor.

Yalçın, Türkiye’de mahalle kültürünün uzun yıllar güçlü bir sosyal yapı oluşturduğunu, buna karşın kentsel dönüşümle birlikte yükselen çok katlı binaların sosyal ilişkileri “merhaba merhaba” ile sınırlandırdığını belirtti. Çok katlı binalarda insanların yalnızca asansörde, bina girişinde ya da site içindeki kamelyalarda kısa süreli karşılaşmalar yaşadığını ve bu tür sınırlı temasların sosyal bağ kurmayı zorlaştırdığının altını çizen Yalçın, yaptığı araştırmada mahallelerdeki çat kapı ilişkiler sayesinde insanların çocuklarını birbirlerine emanet edebildiğini ancak çok katlı bina sakinlerinin birbirlerine selam vermekte bile tereddüt ettiklerini aktardı.

Katlar yükseldi komşuluk zayıfladı

İstanbul Fikirtepe’de çok katlı bina sakini olan Y.E., kentsel dönüşümden önce güçlü komşuluk ilişkileri olduğunu fakat çok katlı site yaşamının bu sosyalliği olumsuz etkilediğini söyledi. Y.E., “Burası kentsel dönüşümden önce bağları güçlü olan insanların kapısını bile kilitlemeden uyuduğu bir mahalleydi. Siteler yapılınca tüm komşularım farklı yerlere dağıldı, şu an yaşadığım binada da hiçbir komşuyu tanımıyorum. Geçen akşam kek yapıyordum ve sadece 1 yumurta eksikti yan komşudan istemek yerine markete gitmeyi tercih ettim çünkü selam bile vermeyen insanlar belki bana yumurta da vermezdi” diyerek aynı binada yaşayan insanların birbirine yabancılaştığının altını çizdi.

Yanlış konumlanan yüksek yapılar komşuluk haklarını ihlal edebilir

Karadeniz Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim Üyesi Dr. Gökhan Hüseyin Erkan, Türkiye’de yapı yüksekliğinin zaman içerisinde arttığını, kentlerin az sayıda fakat büyük yapılardan oluşmaya başladığını söyledi. Yüksek yapılarda oluşacak olumsuzlukların en aza indirilecek şekilde yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Erkan, yanlış biçimde inşa edilen çok katlı yapıların komşuluk haklarını ihlal edebileceğini belirterek, “Yüksek yapılar, birbirinin manzarasını, güneşini, hava sirkülasyonunu engelleyecek şekilde konumlandırıldığında komşuluk haklarını ihlal etme, sosyal ve mekânsal adaleti zedeleme riski taşımaktadır” dedi.

Türkiye’deki yapıların iyi şehircilik ilkelerine uyumsuz şekilde inşa edildiğini ve yüksek yapı kararlarının arazi değeri artan yerlerde rant sağlama amacına hizmet ettiğinin altını çizen Erkan, yüksek yapıların beğeni meselesi olmaktan çıkarılarak sağlıklı yaşam ilkelerini esas alan planlama ve uygulamalarla inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Güneş girmeyen evler sağlık sorunu 

İstanbul Esenyurt’ta çok katlı bina sakini Z.İ., yaşadığı binanın güneş almayacak şekilde konumlandırılmasından dolayı sağlık sorunları yaşadıklarını belirtti. Z.İ., “Benim dairem güneş almıyor evde çocuklar düşük ışığa alıştılar dışarı çıkınca güneş ışığında zorlandıklarını fark ettim. Bunun yanı sıra güneşli bir havada dışarı çıkıp geri eve döndüğümde evde ışıkları yakmak durumunda kalınca psikolojik olarak rahatsız hissediyorum. Evimiz yeterli güneş ışığı almadığı için hem fiziksel hem de psikolojik zorluklar yaşıyoruz, bunun için de doktorlara başvuruyoruz” diyerek yanlış yapılaşmanın insan sağlığına her anlamda zarar verebileceğinin altını çizdi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.