Evrim Deniz
Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı kırsal Akçabudak, Ulucak, Kılıçlı, Güldiken, Bayırlı ve Saydamlı köylerini doğrudan etkileyen bakır madeni projesi, ekolojik yıkım ve yaşam hakkı mücadelesinin yeni adresi oldu. Dimin Madencilik tarafından yürütülen ve ‘ÇED gerekli değildir’ raporuyla önü açılan projede 700 hektarlık orman alanı kesilme riskiyle karşı karşıya. Köylüler, maden sahasının 400 metre yakınına kadar dayandığını, su kaynaklarının şimdiden tükendiğini söylüyor. Deprem ve heyelan kuşağında yer alan bölgede bilirkişi raporları da ağır ekolojik tehditlere işaret ederken, Diyarbakır Barosu ile ekoloji derneklerinin açtığı iptal davasına rağmen çalışmalar sürüyor. Kılıçlı Köyü’nden Elif Alan ve Diyarbakır Barosu Kent ve Çevre Komisyon sözcüsü Ahmet İnan 9. Köy’e konuştu.
Kılıçlı köyünde doğup büyüyen Elif Alan, köylerine yapılmak istenen maden çalışmalarına tepki göstererek köy halkının kararlılığını şöyle anlattı: “Memleketime hırsızlar dadanmış, geleceğimizi, rızkımızı, bizim olanı çalıyorlar. Köy sakinleri olarak köyümüzde maden istemiyoruz. Madene geçit yok, kanımızın son damlasına kadar mücadelemize sahip çıkacağız. Bu toprakların hem sahibi hem de bekçisi biziz. Kimseye mal etmeyeceğiz. Bizim topraklarımız kimsenin sermayesi olmayacak. Olacaksa da bizim ve köylümüzün sermayesi olacak.”
Alan, köyün verimli topraklarından yılda üç kez ürün aldıklarını belirterek, “Hem biz faydalanıyoruz hem de şehirde yaşayan insanlar. Buğday, arpa, nohut ekiyoruz; ardından sebzelerimizi dikiyoruz. Domates, biber, patlıcan, salatalık, çilek, fasulye, soğan, sarımsak… Bizim rızkımız buradan çıkıyor. Köylünün bağını, bahçesini, tarlasını kimseye bırakmayız” dedi.
Doğaya sahip çıkacaklarını vurgulayan Alan, madenin su kaynaklarını kuruttuğunu ve ekili tarlalara zarar verdiğini de şu sözlerle ifade etti: “Derelerimizdeki su azaldı, sondajlar kuruldu. Suyumuzu aldılar, doğamızı tahrip ettiler. Meşe ağaçları kıyıma uğruyor. Meşe ağacı demek ben demek. Yaşam alanlarımızın talan edilmesine müsaade etmeyeceğiz.”
Köy yaşamını sevdiklerini, şehirdeki beton yığınları, gürültü ve kirlilik içinde yaşamak istemediklerini belirten Alan, geçmişte de köylülerin büyük acılar çektiğini hatırlattı: “90’lı yıllarda köylerimizi yakıp bizi göçe zorladılar. Yıllar sonra geri dönüp düzenimizi kurduk. Şimdi de başımıza maden belası çıktı. Faydası yok, zararı çok. Yaşam alanlarımızdan, geçim kaynaklarımızdan, doğamızdan ellerini çeksinler.”
Alan sözlerini, “Biz doğayla baş başa kalmayı seviyoruz. Ne suyumuzu, ne ağacımızı, ne toprağımızı bırakırız. Doğa tahrip edilirse, sadece biz değil, tüm ülke etkilenir. Doğal afetler artar, iklim değişir. Biz köylüler olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.” diyerek tamamladı.
Diyarbakır Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Sözcüsü Av. Ahmet İnan ise, maden projesinin yalnızca çevreye değil, doğrudan insan yaşamına da ciddi tehditler barındırdığını belirtti. İnan, Dimin Madencilik’e ait bakır ocağı ve kırma-eleme tesislerinin köylülerin temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirdiğini, su kaynaklarını kuruttuğunu ve ormanlık alanları yok ettiğini vurguladı.
Yaklaşık 700 hektarlık orman alanının talan edilmesinin, yalnızca ağaç kaybı anlamına gelmediğini söyleyen İnan, bunun binlerce canlı türünün yaşam alanının ortadan kaldırılması anlamına geldiğini ifade etti. Birinci derece deprem ve heyelan kuşağında yer alan bölgede ağır sanayi faaliyetlerinin yürütülmesinin büyük bir risk oluşturduğunu dile getiren İnan, köylülerin içme suyu ihtiyacını dahi karşılayamaz hale geldiğini, arıcılık, tarım ve hayvancılığın ciddi zarar gördüğünü kaydetti.
İnan, “Su, toprak ve orman kaybı aslında yaşam hakkına yapılmış açık bir saldırıdır” diyerek, Diyarbakır Barosu’nun bu projeye karşı yöre halkının yanında olduğunu yineledi. Hukuki sürecin başlatıldığını ve projeye ilişkin iptal davalarının açıldığını hatırlatan İnan, rant ve talan projelerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, yaşam hakkının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da en temel hakkı olduğunun altını çizdi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6445 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6407 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6147 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4497 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13249 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8215 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6091 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4514 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.