DOLAR 33,1030 0.1%
EURO 36,2829 0.21%
ALTIN 2.623,900,38
Ankara
28°

AZ BULUTLU

Covid-19 sürecinde sağlık çalışanları tükendi
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Covid-19 sürecinde sağlık çalışanları tükendi

Covid-19 sürecinde sağlık çalışanları tükendi

Salgınla mücadelenin yükünü omuzlayan sağlık çalışanları, fazlasıyla yıprandı... Binlerce mezun sağlık çalışanı atanmayı beklerken SES Eş Genel Başkanı Atabey, ekonomik haklarına dönük iyileştirmeler olmadığını, 130 ülkede Covid-19’un meslek hastalığı kabul edildiğini, Türkiye’de ise aykırı bir tavır alındığını belirtti. Normalleşme adımlarının toplumda rehavet yarattığına dikkat çeken Atabey, “Sağlık çalışanı sayısı, 4’üncü piki karşılayamayabilir” uyarısı yaptı.  

ABONE OL
23 Ağustos 2021 00:00
Covid-19 sürecinde sağlık çalışanları tükendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kapak fotoğrafı: Jonathan Borba

Toplum sağlığını tehdit eden ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 ile ülkeler, salgın ortaya çıktığı günden beri mücadele ediyor. Türkiye’de görülen ilk Covid-19 vakası, Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart 2020’de açıklandı. Ülkemizde virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020’de gerçekleşti. Salgınla mücadele kapsamında özellikle son aylarda ülkemizde yaşanan rehavet, sağlık alanında ciddi krize yol açtı. Sokağa çıkma yasaklarıyla başlayan, daha sonra getirilen önlemlere rağmen, binlerce insanın ölümü engellenemedi.

Covid-19’dan yaşamanı yitirenlerin sayısı her geçen gün artarken, salgından en çok etkilenen kesimlerin başında sağlık çalışanları geliyor. Bu süreçte 420 sağlık çalışanı yaşamını yitirdi. Salgının sağlık çalışanları üzerindeki etkisini, kendisi de bir sağlık çalışanı olan ancak meslekten ihraç edilen Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Selma Atabey ve atanamayan sağlık çalışanlarıyla konuştuk.

“Bakanlık ek ödeme sözünü tutmadı”

Salgının başından beri sağlık çalışanlarının özveriliyle çalıştığına işaret eden SES Eş Başkanı Atabey, salgınla birlikte sorunlarının daha da arttığını, az personelle çok iş yapmanın sağlık emekçilerine oldukça fazla yük getirdiğini ve yıprattığını belirtti. Atabey, salgınla birlikte sağlık çalışanlarının yaşadıkları konusunda sorunları şöyle anlattı:

“Covid-19 salgını ile birlikte hastanelerimizde servisler doldu taştı, az personel sayısından dolayı fazla mesailerle bu açık kapatılmaya çalışıldı. İzin, emeklilik, istifa hakkı ve yıllık izinlerimiz kaldırıldı. Ekonomik haklarımıza dönük iyileştirmeler olmadı. Bakanlık, ek ödeme sözlerini tutmadı. 130 ülkede, Covid-19 bir meslek hastalığı iken bizde buna aykırı tavır alındı. Tükenmiş bir sağlık emekçisi var. Çok ciddi maske, kişisel koruyucu ekipman sorunu ile karşı karşıya kaldık. Çok sayıdaki sağlık çalışanı, birkaç defa olmak üzere toplamda 200 bin kez Covid-19 geçirdi. Bu arada salgın sürecinde 420 arkadaşımızı kaybettik.”

“Toplumda rehavet oluştu”

Sağlıkta “Dönüşüm programı” ile sağlık alanının piyasalaştırıldığını söyleyen Atabey, bu durumun var olan sorunları derinleştirdiğine dikkat çekti. Salgınla mücadelede normalleşme adımlarıyla birlikte toplumda rehavet oluştuğunun altını çizen Atabey, devlete ve sisteme güven sorunu yaşandığını bildirdi. Aşının bilimsel bir yöntem olduğuna işaret eden Atabey, Türkiye’nin birçok yerinde “aşılanma” çağrısı yaptıklarını bildirdi.

“Sağlık çalışanı sayısı, 4”üncü piki karşılayamayabilir”

Üniversitelerin sağlık bölümlerinden mezun olanların ve daha önce Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) görevden uzaklaştırılan sağlık çalışanlarının salgın sürecinde iş gücüne katılmamasını da eleştiren Atabey, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Sağlık çalışanları, yoğun çalışmadan dolayı hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenmiş durumda. Esnetilen kurallar, vaka sayılarını artırdı. Veriler bize gösteriyor ki, 4’üncü pik kapıda. Sağlık çalışanı sayısı, dördüncü piki karşılamayabilir.  Çünkü yorulmuş, tükenmiş bir sağlık çalışanı var. Ekonomik olarak hiçbir talebine cevap verilmemiş. Bu sürecin nasıl yürütüleceği de muamma. Personel sayısı arttırılmalı, güvenlik soruşturmasını geçemeyen yüz binlerce sağlık çalışanı var. Sendika olarak, daha önce de böyle taleplerimiz olmuştu fakat buna yönelik adımlar atılmadı.”

“Sahaya destek olmak istiyoruz”

Üniversiteyi 2 yıl önce bitirip atanmayı bekleyen Hemşire Ebru Acar (24), 2021 yılının Sağlık Bakanlığı tarafından “Sağlıkçı yılı” ilan edilmesine rağmen yeterli atama yapılmadığını söyledi. Halen atanamadığı için belirsizlikten yakınan Acar, içinde bulunduğu durumu şöyle özetledi:

“Bugüne kadar kaç tane sınav varsa girdik. İstenilen puanları aldık. Salgın gibi bir süreçte atanamayacaksak ne zaman atanacağız? Yetkililerin sağlıkta dengeyi oluşturabilecek politikaları hayata geçirmesi gerekir. Sahaya destek olmak istiyoruz. Hem bizim geleceğimiz için hem de toplumun sağlığı için bu önemli ve gerekli diye düşünüyorum. Evde otura otura insan içine çıkmayacak kadar psikolojimiz bozuldu artık.”

Ne bizi, ne de toplumun sağlık hakkını artık engellemeyin”

Sağlık Yönetimi mezunu olan Elif Başaran (26) ise, adaletli bir atamanın yapılması gerektiğini düşünüyor. 4 yıldır atanmayı beklediğini dile getirip kendilerine ayrılan kontenjanın her yıl düştüğüne değinen Başaran, meslek tanımlarının bile olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Her yıl atanmayı umut ediyorum. Atama yapılacağı söyleniyor ama atanmıyor. Sürekli kriterler ve atanan sayısı düşürülüyor. KPSS puanım 82.79,  sıralamam bin 801. Üç aydır özel bir hastanede 2 bin 100 liraya çalışıyorum. Hiçbir sosyal hakkım da yok. Psikolojimin ne halde olduğunu anlatmaya başlarsam burada sabahlarız. Yetkililere sesleniyorum, ne bizi, ne de toplumun sağlık hakkını artık engellemeyin. Atanmak ve insani koşullarda yaşamak istiyoruz.”

“Milyonlarca eğitimli gençler harcanıyor”

2 yıllık Radyoloji mezunu Kasım Demir (24) de atama bekleyen sağlıkçılardan. Sınıf arkadaşlarının çoğunun kendisi gibi atanamadığından yakınan Akdemir, bu duruma tepkisini şöyle dile getirdi:

“Üniversiteyi bitiyorsunuz, bu sınava da gireceksiniz diyorlar. Ona da giriyoruz, bu sefer başka bir sınav türetiyorlar. Onu da hallediyorsun, bu sefer siyasilerin politika üretmesini bekliyorsun. Bizde evimizde psikolojimiz bozuk, anne babayla kavgalı şekilde yaşıyoruz. Ne geçmişten ne de gelecekten bir beklentim yok. Bu durumu kabul ettim artık. Sadece ben olsam içim acımaz, milyonlarca eğitimli genç harcanıyor. Ona acıyorum. Yetkililer, sesimizi duyuyorsa buna bir çözüm üretsinler.”

HABER : GÜLİSTAN ÖZEL / ÖZEL – ARAŞTIRMA YAZISI

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.