DOLAR 32,8248 0.04%
EURO 35,2439 -0.18%
ALTIN 2.451,13-1,53
Ankara
28°

AÇIK

Bu ay 14 bin 400 doğumun beklendiği deprem bölgesinde hijyen koşulları yetersiz

Bu ay 14 bin 400 doğumun beklendiği deprem bölgesinde hijyen koşulları yetersiz

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (BMNF), Ağustos ayı Türkiye Depremi Durum Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, deprem bölgesindeki kadınlar, üreme sağlığı hizmetine ve hijyen ürünlerine erişim konusunda sıkıntı yaşıyor, cinsiyete dayalı şiddet artıyor.

ABONE OL
23 Ağustos 2023 15:02
Bu ay 14 bin 400 doğumun beklendiği deprem bölgesinde hijyen koşulları yetersiz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Ahmetcan Uzlaşık – İstanbul / Kapak Fotoğrafı: Depophotos

Anne ve çocuk sağlığı, üreme sağlığı, kadına yönelik şiddet ve cinsiyet eşitliği gibi konularda çalışmalar yapan BMNF (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) Ağustos raporunda, bölgede tahmini 2.4 milyonu üreme çağında, 130 bin kadarı ise hamile kadının yaşadığı zorluklara yer verdi. Bir ay içinde deprem bölgesinde doğması beklenen bebek sayısı ise tahmini olarak raporda 14 bin 400 olarak belirtildi.  

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Türkiye İnsani Yardım Programı Koordinatörü Dr. Selen Örs Reyhanioğlu, 9.Köy’e  yaptığı değerlendirmede, kadınların ve kız çocuklarının afet zamanlarında olumsuz koşullardan çok daha fazla etkilendiğini belirterek,  özellikle gebeliği önleyici hizmet ve yöntemlerle, doğum öncesi bakım, doğum, doğum sonrası bakım gibi kadınların ihtiyaç duydukları cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgilerine ve hizmetlerine erişimlerde kesintiler olduğunu aktardı: 

“Depremzede kadınların pek çoğu şu anda çadırlarda ya da özellikle kırsalda geçici barınaklarda, düzensiz yaşıyor, hijyen ve öz bakım malzemeleri de dahil temel ihtiyaçlarına ve hatta suya erişimde güçlükle karşılaşıyor. Gebelikler afet dönemlerinde de devam ediyor, doğumlar ve adet döngüleri de. Deprem bölgesinde şu anda üreme sağlığı hizmetlerine acilen erişmesi gereken yaklaşık 130 bin hamile kadın var. Bunların tahmini 14 bini bir ay içinde doğum yapacak. Temel hijyen ihtiyaçlarının yanında, bu kadınların acilen nitelikli, sürekli ve güvenli üreme sağlığı hizmetlerine erişmesi gerekiyor.”

İnsani yardımlarda, desteğe ihtiyaç duyan kadın ve kız çocuklarına sağlık ve koruma alanlarında gerekli bilgi ve hizmetleri sağlamaya odaklanılmasını isteyen Reyhanioğlu, bölgedeki sağlık ve koruma hizmetlerinde çalışan kadın hizmet sunucular ve yöneticilerin bile, başta adet hijyeni olmak üzere bu katkı ve  hizmetlere ulaşamadığını dile getirdi.

Hamile kadınların düzenli kontrolleri

Reyhanioğlu, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularında, depremden etkilenen bölgelerdeki hizmetlerin aksadığını, Adıyaman, Malatya ve Hatay şehirlerinde ücretsiz hastane otobüsü olmasına rağmen otobüslerdeki kalabalık ve uzak bölgelere hizmetin ulaşmaması sebebiyle aksaklıklar olduğunu anlatarak,  “Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının sayıca yetersizliği, gebe kadınların düzenli kontrollerini gerçekleştirememelerine ve hamilelik ve doğum sırasındaki komplikasyonlar için tedavi hizmetlerine erişememelerine neden oluyor” dedi.

Hijyen hizmetleri yetersiz

BMHF Raporunda, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimde, randevu almadaki gecikmeler ve çocuk bakım hizmetlerindeki eksikliklere yer verilirken  raporda, kuruluşun Temmuz itibariyle 10 bölgenin il sağlık müdürlüklerine toplam 31 metrik ton üreme sağlığı malzemesi sağladığı bilgisi de yer aldı. Bölgede yaşanan en büyük sıkıntılardan biri de rapora göre,  adet hijyeni hizmetlerinin yetersizliği… Program koordinatörü Reyhanioğlu da aynı görüşü dile getiriyor:

“Kadınlar ve kız çocukları, adet hijyeni ihtiyaçlarını karşılamak ve bu dönemi rahat şekilde geçirmekte zorluk yaşıyor. Su, sanitasyon ve hijyen hizmetleri yetersiz kalıyor. Geçici yerleşim alanlarında yaşayan kadın ve kız çocukların çoğu suya ve özel, güvenli ve iyi aydınlatılmış tuvaletlere erişim imkanına sahip değil. Artan fiyatlar nedeniyle birçok kadının yeterli sayıda ped satın alamaması, adet malzemelerine erişim konusunda başka bir zorluk oluşturuyor.”

Cinsiyete dayalı şiddet

BMNF’nin araştırması,  depremden sonra ev içi şiddetin, -fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet de dahil olmak üzere- artış gösterdiğini ortaya koyarken, ekonomik sorunlar, işsizlik ve kötüleşen yaşam koşulları gibi faktörlerin kadınlar ve çocuklara dönük şiddeti tetiklediği görüşünü vurguluyor. 

Reyhanlioğlu, “suçlu bulunma” korkusuyla ev içi şiddeti rapor etmekten çekindiklerini dile getirdiği kadınların durumunu şöyle özetledi:

“Kadınlar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete (TCDŞ) müdahale hizmetlerine, psikososyal destek, vaka yönetimi, adli yardım, adalete erişim gibi hizmetlere erişimde zorluklarla karşılaşıyor. Koruma hizmetlerinin yetersizliği, birebir görüşmeler yapmak için çadır yerleşkelerinde güvenli/özel alanların olmaması, psikososyal destek ve doğru yönlendirilme konusunda bilgi eksikliği olması, toplulukların vaka yönetimi hizmetleriyle ilgilenmelerini sağlayabilecek kadın önderlerin olmaması, en savunmasız grupların ihtiyaçları hakkında farkındalık eksikliğinin olması, kırsal alanlarda TCDŞ hizmetlerinin bulunmaması, başlıca zorluklar olarak öne çıkıyor.Türkçe ve Arapça TCDŞ desteği hakkındaki bilgi materyallerinin çoğaltılması ve dağıtılması ile bölgeye özel acil destek hatları kurularak yaygınlaştırılması, TCDŞ vakalarının artmasına engel olabilir.” 

Afetlerde çocuk evlilikleri

Reyhanioğlu, çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin bu dönemlerde  artma eğiliminde olabileceğine şu sözlerle dikkat çekti:

“Cinsiyet gözetmeksizin tüm çocukların eğitimine kesintisiz devam etmeleri, çocuk yaşta evliliğin engellenmesi için en önemli faktörlerdendir. Buna ek olarak, farklı yaş ve cinsiyet gruplarını hedefleyerek bilinçlendirme kampanyaları ve riskin yüksek olduğu aileler için geçim kaynağı imkanlarının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. BMNF olarak çocuk yaşta ve zorla evlilikler konusunda yerel ortaklarımız ile birlikte özellikle ergenlik çağındaki çocuklara yönelik önleme ve müdahale çalışmaları yürütüyor, gençlerin güçlenmesine destek veriyoruz. Ayrıca kamu kurumları ile koordinasyon içinde, yine ortaklarımızın desteğiyle sağlık ve koruma alanında özellikle kadınlara, kız çocuklara ve kırılgan gruplara destek vermeye çalışıyoruz. Doğum öncesi, doğum sonrası ve yenidoğan bakımı hizmetleri gibi cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinin yanı sıra, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalan kadınlara da destek sağlıyoruz. Ekiplerimiz aynı zamanda temel hijyen malzemelerini içeren kadın hijyen kitleri ile yeni doğum yapan annelerin ve yenidoğan bebeklerin temel ihtiyaçlarını içeren anne-bebek kitlerini de ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.