DOLAR 44,3577 0.05%
EURO 51,3624 -0.33%
ALTIN 6.437,470,97
Ankara
10°

AZ BULUTLU

Arı zehrinden, arı sütüne: Kovandan çıkan şifa
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Arı zehrinden, arı sütüne: Kovandan çıkan şifa

Arı zehrinden, arı sütüne: Kovandan çıkan şifa

Gastronomisiyle bilinen Hatay’da arıcılık yalnızca bal üretimiyle sınırlı kalmıyor. Arı sütü, polen, propolis ve arı zehri gibi yüksek katma değerli ürünler, hem sağlık alanında kullanılıyor hem de doğayla kurulan ilişkinin görünmeyen yüzünü ortaya koyuyor. 1987’den bu yana arıcılık yapan Selim Turunç, bu emeğin arkasındaki hikâyeyi anlattı.

ABONE OL
17 Mart 2026 13:45
Arı zehrinden, arı sütüne: Kovandan çıkan şifa
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İlyas Yiğit

Hatay’da bilinen dışında arıcılık sektörü de var oluyor. Gastronomisi ile zeytini ve mandalinası ile ön plana çıkan Hatay’da artık arıcılık da ön plana çıkıyor. Tamamen doğal koşullarda yapılan arıcılık faaliyeti kapsamında sadece bal değil, arı sütü, polen, propolis hatta arı zehri üretimi yapılıyor. 

Tüm bu çeşitliliğin arasında polen, arı sütü ve propolis birçok hastalığın tedavisinde, özellikle de bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesinde fayda sağlarken; arı zehri ise daha detaylı, hassas ve zahmetli bir şekilde panzehir olarak hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Arı zehrinin üretimi epey zahmetli olmasından ve Sağlık Bakanlığı denetiminde yapılmasından dolayı bazı arı üreticileri tarafından gerçekleştiriliyor. Arı zehri üretiminde arılardan alınan zehir arıların ölümüne yol açtığından, bu üretimi yapan arıcılar süreci kontrollü şekilde yürütüyor.

Hatay’da arı üretimine yıllarını veren, 1987 yılında bu işe başlayıp şu an hobi olarak faaliyetlerine devam eden Selim Turunç, işin detaylarını ve kendi öyküsünü 9. Köy’le paylaştı. Arı üretiminin yaygınlaştırılması için birçok alanda mücadele eden Turunç, Hatay’da kurulan Arıcılar Birliği’nin de öncülerinden biri. Kendi evinin önünde 200’den fazla kovan ile sürdürdüğü arıcılık faaliyetinde Turunç, sadece ticari amaçlı bu işi yapmadığını; arıların doğaya olan katkısı sebebiyle arıcılığın sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.

Turunç ayrıca, arıcılığın çocuklara tanıtılıp sevdirilmesinde de aktif rol alıyor. Kendi bahçesinde oluşturduğu doğal arıcılık ortamını ilkokul öğrencilerine açarak arıcılığın önemini doğal ortamında gösteriyor; hem çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlıyor hem de o yaş grubundaki çocukların arıcılığın önemini yerinde anlamasına olanak tanıyor.

Selim Turunç

3 kovandan 200 kovana uzanan yolculuk

Arıcılığa 1987 yılında üç kovanla başladığını belirten Selim Turunç, geçen yıllar içinde hem bilgisini hem de üretim kapasitesini artırdığını ifade ediyor. Turunç, aynı zamanda Hatay Arıcılar Birliği’nin kurucu üyeleri arasında yer alıyor. Birliğin bugün Hatay genelinde 700-800 civarında faal üyesi bulunduğunu, Samandağ’dan İskenderun’a kadar birçok ilçeyi kapsadığını söylüyor.

Arıcılıkta karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin sahte bal olduğunu vurgulayan Turunç, denetimlerin önemine dikkat çekiyor. Ürünlerini barkod sistemiyle sattıklarını ve resmi denetimlere tabi olduklarını belirtiyor.

Turunç’un 200 kovanından yalnızca bal değil; polen, arı sütü ve propolis de elde ediliyor. Arı zehri ise daha sınırlı sayıda üretici tarafından gerçekleştiriliyor. Propolisin doğal ve güçlü bir ürün olduğunu vurgulayan Turunç, kovandan çok az miktarda elde edildiğini ve bağışıklık sistemini desteklediğini ifade ediyor: “Propolis arının ağaç ve bitkilerden topladığı doğal bir salgıdır. Kovandan en fazla 50 gram civarında çıkar. Bağışıklık sistemini güçlendirir, vücut direncini artırır

Polenin ise arıların yavrularını beslemek için çiçeklerden topladığı bir besin olduğunu belirten Turunç, kontrollü şekilde toplandığını söylüyor: “Polen tuzağı koyuyoruz. Arı kovana girerken polen tuzağa düşüyor. Ama hepsini almıyoruz. Eğer tamamını alırsak arının yavrusu besinsiz kalır. Ölçülü şekilde alıyoruz. Polen özellikle çocukların gelişiminde faydalıdır. Ancak polen alerjisi olanların dikkatli kullanması gerekir

Arı sütü üretiminin ise oldukça zahmetli ve sınırlı olduğunu ifade eden Turunç, bu özel salgının miligram seviyesinde elde edildiğini ve özel koşullarda saklandığını belirtiyor.

“Bu iş sadece ticaret değil

Arıcılığı yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görmediğini söyleyen Selim Turunç, sosyal sorumluluk yönüne de dikkat çekiyor. Hatay’ın Akdeniz iklimi sayesinde arıcılık için avantajlı olduğunu belirten Turunç, bölgedeki floraya dikkat çekiyor. Haziran ayına kadar Hatay’da üretim yaptıklarını, ardından yaylalara göç ettiklerini ifade ediyor.

Çocuklara arı sevgisi aşılıyor

Selim Turunç, arıcılığı gelecek nesillere tanıtmayı da önemsiyor. Bahçesine gelen öğrencileri özel kıyafetlerle kovanların yanına götürdüğünü anlatan Turunç, çocukların arıyı yerinde tanımasını sağlıyor: “Arı doğa için olmazsa olmazdır. Çocuklar gelip peteği görüyor, balı yerinde tadıyor. İlk başta korkuyorlar ama sonra arı sevgisiyle ayrılıyorlar. Amacımız bu bilinci küçük yaşta kazandırmak

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.