Nidanur Ateşyakar
Doğayla kurulan bağ yalnızca estetik bir deneyim değil, aynı zamanda insan sağlığını destekleyen önemli bir unsur. Bitkilerin fiziksel ve ruhsal iyileşme sürecindeki etkilerini bilimsel yöntemlerle ele alan hortikültürel terapi, dünyada giderek daha fazla ilgi görüyor.
İnönü Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sima Pouya, bu terapi yöntemini, Türkiye’deki uygulamalarını ve doğanın iyileştirici etkisini anlattı.
Doç. Dr. Sima Pouya, peyzaj mimarlığını yalnızca açık alan tasarımı olarak değerlendirmediğini, zamanla çalışmalarını sağlık ve sosyal bilimlerle buluşturduğunu söylüyor.
Doç. Dr. Pouya’nın çalışmalarının merkezinde yer alan hortikültürel terapi, bireylerin bitkilerle etkileşim kurarak fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan desteklenmesini amaçlayan bilimsel bir terapi yöntemi olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar tarafından planlanan bu uygulamalar sayesinde bireyler yalnızca bitki yetiştirmiyor; aynı zamanda doğayla yeniden bağ kurarak rehabilitasyon süreçlerine aktif olarak katılıyor. Pouya’ya göre hortikültürel terapi, sanılanın aksine yalnızca bahçecilik yapmak değil; bireyin ihtiyaçlarına göre planlanan profesyonel bir terapi süreci.
Hortikültürel terapinin Amerika ve Avrupa’da uzun yıllardır uygulandığını belirten Pouya, Türkiye’de ise bu alanın henüz gelişme aşamasında olduğunu ifade ediyor. Teorik çalışmaların arttığını ancak uygulama örneklerinin sınırlı kaldığını söyleyen Pouya, en önemli eksikliklerden birinin bu alanda uzman yetiştiren eğitim programlarının bulunmaması olduğunu dile getiriyor:
“Bu alan çok disiplinli bir yapıya sahip. Peyzaj mimarlarının yanında psikologlar, sağlık çalışanları ve farklı uzmanlık alanlarından kişilerin birlikte çalışması gerekiyor.”
Doç. Dr. Pouya’ya göre hortikültürel terapi, özellikle yaşlı bireylerde, özel gereksinimli çocuklarda ve psikolojik destek alan kişilerde önemli faydalar sağlıyor. Bitkilerle ilgilenmenin bireylerin geçmiş anılarıyla bağ kurmasına yardımcı olduğunu, sosyal iletişim becerilerini geliştirdiğini ve stres seviyelerini azalttığını belirten Pouya, doğayla temasın psikolojik iyilik hâlini güçlendirdiğini ifade ediyor. Pouya, “Depresyon ve anksiyete yaşayan bireylerde doğayla etkileşim, iyileşme sürecini destekleyen önemli bir unsur” diyor.
Hortikültürel terapi sürecinde peyzaj mimarlarının yalnızca bahçe tasarlamadığını belirten Pouya, terapi alanlarının planlanması, uygun bitki seçimi ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre mekânların düzenlenmesinin de peyzaj mimarlarının sorumluluğunda olduğunu söylüyor. Doğru tasarlanmış bir terapi bahçesinin, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkileyebileceğini vurguluyor.
Doç. Dr. Pouya, 2012-2020 yılları arasında otizmli ve zihinsel engelli bireylerle yürüttüğü hortikültürel terapi çalışmalarında peyzaj mimarlığı öğrencileriyle birlikte birçok uygulamaya imza attı.
Bu deneyimleri, geçen yıl yayımlanan “Hortikültürel Terapi: Modelleri, Tanımı ve Örnekleri” adlı kitabında bir araya getirdi. Kitap, Türkiye’de bu alanda yayımlanan ilk Türkçe kaynak olma özelliğini taşıyor.
Kentleşme ve teknolojinin insanları doğadan uzaklaştırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Pouya, doğayla iç içe olmanın fiziksel ve ruhsal sağlık açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, şu görüşleri dile getirdi:
“Doğanın iyileştirici gücü tartışılmaz. İnsanlar doğadayken kendilerini daha huzurlu hissediyor. Şehirlerde doğal alanların artırılması, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor.”
Bitkilerle kurulan ilişkinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda terapötik bir değer taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Sima Pouya, Türkiye’de hortikültürel terapinin gelişmesi için daha fazla eğitim, araştırma ve disiplinler arası iş birliğine ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.
Doğanın iyileştirici gücünü bilimsel yöntemlerle bir araya getiren bu yaklaşımın, önümüzdeki yıllarda hem sağlık hem de peyzaj mimarlığı alanında daha fazla yer bulması bekleniyor. Doç. Dr. Pouya’nın çalışmaları ise bu alanda Türkiye’de atılan öncü adımlar arasında gösteriliyor.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8884 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8475 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7782 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6978 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6507 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5377 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5150 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6158 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4676 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4208 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
3976 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3648 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.