DOLAR 47,4222 0.06%
EURO 54,3612 -0.09%
ALTIN
Ankara
20°

AÇIK

Hortikültürel terapi, ruha da bedene de iyi geliyor
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Hortikültürel terapi, ruha da bedene de iyi geliyor

Hortikültürel terapi, ruha da bedene de iyi geliyor

İnönü Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sima Pouya, bitkilerle kurulan ilişkinin yalnızca çevresel değil tedavi edici bir değer de taşıdığını belirterek, hortikültürel terapinin depresyondan rehabilitasyona kadar birçok alanda yaşam kalitesini artırdığını anlattı.

ABONE OL
30 Temmuz 2026 11:06
Hortikültürel terapi, ruha da bedene de iyi geliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nidanur Ateşyakar

Doğayla kurulan bağ yalnızca estetik bir deneyim değil, aynı zamanda insan sağlığını destekleyen önemli bir unsur. Bitkilerin fiziksel ve ruhsal iyileşme sürecindeki etkilerini bilimsel yöntemlerle ele alan hortikültürel terapi, dünyada giderek daha fazla ilgi görüyor.

İnönü Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sima Pouya, bu terapi yöntemini, Türkiye’deki uygulamalarını ve doğanın iyileştirici etkisini anlattı.

Doç. Dr. Sima Pouya, peyzaj mimarlığını yalnızca açık alan tasarımı olarak değerlendirmediğini, zamanla çalışmalarını sağlık ve sosyal bilimlerle buluşturduğunu söylüyor.

Bitkiler tedavinin bir parçası olabiliyor

Doç. Dr. Pouya’nın çalışmalarının merkezinde yer alan hortikültürel terapi, bireylerin bitkilerle etkileşim kurarak fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan desteklenmesini amaçlayan bilimsel bir terapi yöntemi olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar tarafından planlanan bu uygulamalar sayesinde bireyler yalnızca bitki yetiştirmiyor; aynı zamanda doğayla yeniden bağ kurarak rehabilitasyon süreçlerine aktif olarak katılıyor. Pouya’ya göre hortikültürel terapi, sanılanın aksine yalnızca bahçecilik yapmak değil; bireyin ihtiyaçlarına göre planlanan profesyonel bir terapi süreci.

“Türkiye’de daha fazla uygulamaya ihtiyaç var”

Hortikültürel terapinin Amerika ve Avrupa’da uzun yıllardır uygulandığını belirten Pouya, Türkiye’de ise bu alanın henüz gelişme aşamasında olduğunu ifade ediyor. Teorik çalışmaların arttığını ancak uygulama örneklerinin sınırlı kaldığını söyleyen Pouya, en önemli eksikliklerden birinin bu alanda uzman yetiştiren eğitim programlarının bulunmaması olduğunu dile getiriyor:

Bu alan çok disiplinli bir yapıya sahip. Peyzaj mimarlarının yanında psikologlar, sağlık çalışanları ve farklı uzmanlık alanlarından kişilerin birlikte çalışması gerekiyor.”

Yaşam kalitesini artırıyor

Doç. Dr. Pouya’ya göre hortikültürel terapi, özellikle yaşlı bireylerde, özel gereksinimli çocuklarda ve psikolojik destek alan kişilerde önemli faydalar sağlıyor. Bitkilerle ilgilenmenin bireylerin geçmiş anılarıyla bağ kurmasına yardımcı olduğunu, sosyal iletişim becerilerini geliştirdiğini ve stres seviyelerini azalttığını belirten Pouya, doğayla temasın psikolojik iyilik hâlini güçlendirdiğini ifade ediyor. Pouya, “Depresyon ve anksiyete yaşayan bireylerde doğayla etkileşim, iyileşme sürecini destekleyen önemli bir unsur” diyor.

Peyzaj mimarlarının rolü büyük

Hortikültürel terapi sürecinde peyzaj mimarlarının yalnızca bahçe tasarlamadığını belirten Pouya, terapi alanlarının planlanması, uygun bitki seçimi ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre mekânların düzenlenmesinin de peyzaj mimarlarının sorumluluğunda olduğunu söylüyor. Doğru tasarlanmış bir terapi bahçesinin, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkileyebileceğini vurguluyor.

Deneyimlerini kitapta topladı

Doç. Dr. Pouya, 2012-2020 yılları arasında otizmli ve zihinsel engelli bireylerle yürüttüğü hortikültürel terapi çalışmalarında peyzaj mimarlığı öğrencileriyle birlikte birçok uygulamaya imza attı.

Bu deneyimleri, geçen yıl yayımlanan “Hortikültürel Terapi: Modelleri, Tanımı ve Örnekleri” adlı kitabında bir araya getirdi. Kitap, Türkiye’de bu alanda yayımlanan ilk Türkçe kaynak olma özelliğini taşıyor.

“Doğayla bağınızı kaybetmeyin”

Kentleşme ve teknolojinin insanları doğadan uzaklaştırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Pouya, doğayla iç içe olmanın fiziksel ve ruhsal sağlık açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, şu görüşleri dile getirdi:

Doğanın iyileştirici gücü tartışılmaz. İnsanlar doğadayken kendilerini daha huzurlu hissediyor. Şehirlerde doğal alanların artırılması, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor.”

Geleceğin tedavi yaklaşımlarından biri

Bitkilerle kurulan ilişkinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda terapötik bir değer taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Sima Pouya, Türkiye’de hortikültürel terapinin gelişmesi için daha fazla eğitim, araştırma ve disiplinler arası iş birliğine ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.

Doğanın iyileştirici gücünü bilimsel yöntemlerle bir araya getiren bu yaklaşımın, önümüzdeki yıllarda hem sağlık hem de peyzaj mimarlığı alanında daha fazla yer bulması bekleniyor. Doç. Dr. Pouya’nın çalışmaları ise bu alanda Türkiye’de atılan öncü adımlar arasında gösteriliyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.