Sonay Orta
Türkiye’de her gün artan üretim maliyeti ve sabit kur baskısı, üreticileri yasal sınırlar içindeki en ucuz “yardımcı maddeyi” kullanmaya itiyor. İlacın iyileştirici gücünü sağlayan “etkin madde” yasalarla sabitlense de, ilacı vücuda taşıyan dolgu ve yardımcı maddelerdeki kalite düşüşü, hastaların iyileşme sürecini geciktiriyor. Muadil ilaçlarda kullanılan düşük kalitedeki yardımcı maddeler, hastaların böbreklerine ve karaciğerine yük bindiriyor. Farklı reaksiyonlara sebep olma ihtimali olan bu ilaçlar, tüm bu nedenlerin yanı sıra evdeki yanlış saklama koşulları sebebiyle de tedavi yerine hastalığa sebep oluyor.
İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Şeker Pınar Özcan, ilaç firmalarının üzerindeki fiyat baskısının, onları en ucuz maliyetle en yüksek performans almaya ittiğine dikkat çekiyor. Özcan, bir ilacının etkin madde ruhsatının donmuş ve sabit olmasına rağmen, yardımcı madde kalitesindeki esnekliğin hastayı doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Özcan, ilacı taşıyan yardımcı maddelerin kalitesindeki değişimin “hızlı şifa” algısını doğrudan etkilediğini vurguluyor. Özcan’a göre kilit nokta ilacın midede dağılma hızı olan “dissolüsyon” süresi. Özcan, “Düşük kaliteli yardımcı maddeler, ilacın yanlış bölgede emilmesine veya karaciğer-böbrek yükünün dolaylı yoldan artmasına neden olabilir. Bu teknik olarak bir ‘hakkın kötüye kullanımı’ değil, yasal standartların esnekliğinden faydalanan bir maliyet stratejisidir” uyarısında bulunuyor.
Mevzuatın gücüne vurgu yapan Eczacı Mine Günay İçtüzer ise Türkiye’nin ilaç denetimindeki yerinin dünya standartlarında olduğunu hatırlatıyor. İçtüzer ilaçların ‘parti’ mantığında üretildiğini belirterek, “Aynı banttan çıkan bir ürünü Türkiye’ye ayrı, Almanya’ya ayrı kalitede göndermek mümkün değildir” diyerek kalite farkı konusundaki soru işaretlerini ortadan kaldırıyor. Ancak İçtüzer de kiritik bir noktaya şu sözlerle değiniyor:
“Orijinal ilaçlarda durum zor olsa da, yerli muadil ilaçlarda kullanılan yardımcı maddeler farklı olabilir. Biyoeşdeğerlik sınırları içinde kalsa da, bu fark hasta hissettiğinde bir yanıt değişikliği yaratabilir.“
İçtüzer, halkın “Alman malı kalitelidir” algısının yarattığı plasebo etkisinin ötesinde, asıl sorunun ilaçları saklama koşullarında olduğunun altını çiziyor. Türkiye’deki büyük yanlışın her ilacı buzdolabında saklamak olduğunu söyleyen İçtüzer, bu konuda şu bilgileri veriyor:
“Oda sıcaklığında saklanması gereken ağrı kesiciyi bozulmasın diye buzdolabına koyan hastalar var. Yanlış saklama koşulu ilacın etkisini doğrudan düşürür. Nemli ve soğuk ortam ilacın kimyasal yapısını bozarak etkisini doğrudan düşürebilir. Sorun bazen hammadde kalitesi değil, ilacın evdeki yolculuğu oluyor.”
Ecz. Şeker Pınar Özcan ve Ecz. Mine Günay İçtüzer’in uyarıları ortak bir noktada birleşti, o da eczacılık mesleğinin önemi. İlacım kalitesi kadar danışma süreçlerinde de dikkat çeken Özcen ve Günay’ın müşterek görüşleri özetle şöyle:
“Eczacıların ekonomik zorluklara rağmen sürdürdüğü bu rehberlik, ilacın mutfaktaki nemden korunmasından doğru emilim süresine kadar her detayı kapsıyor. Türkiye’nin güçlü ilaç mevzuatı ve üretim standartlarının yanında ilacın şifaya dönüşmesi için en yakın sağlık danışmanınız olan eczacıların uzman denetimi büyük bir önem taşıyor.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7640 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6700 kez okundu
3
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6333 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6323 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4970 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4791 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4677 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4602 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4117 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3538 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2751 kez okundu