DOLAR 45,0601 0.04%
EURO 52,7666 -0.11%
ALTIN
Ankara
19°

AÇIK

Vücudun sessiz komuta merkezi: Bağırsak neden ikinci beyin sayılıyor?
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Vücudun sessiz komuta merkezi: Bağırsak neden ikinci beyin sayılıyor?

Vücudun sessiz komuta merkezi: Bağırsak neden ikinci beyin sayılıyor?

Vücudumuz insan beyninden bağımsız hareket edebilen milyonlarca nöronluk bir ağa sahip. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammet Çandır, bağırsakların neden ‘ikinci beyin’ olarak görüldüğünü, psikolojiyle olan şaşırtıcı bağını ve bağırsak sağlığını korumanın anahtarını açıkladı.

ABONE OL
28 Nisan 2026 10:27
Vücudun sessiz komuta merkezi: Bağırsak neden ikinci beyin sayılıyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sonay Orta

Gün içinde yaşadığımız ruhsal dalgalanmalar ve stresle midemize aniden giren kramplar aslında tesadüf değil. Bağırsaklarımız uzun yıllar boyunca yalnızca sindirim sisteminde besinleri öğüten bir kanal olarak görüldü. Aslında bağırsakların tek görevi bu değil. Bağırsaklar, beyinden bağımsız karar alabilen devasa bir sinir ağına sahip.

Peki ‘ikinci beyin’ olarak sayılan vücudumuzdaki bu sessiz komuta merkezi ruh halimizden bağışıklığımıza, kilomuzdan kararlarımızın kontrolüne kadar bizi nasıl yönetiyor? İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammet Çandır, 9. Köy’ün bu konudaki sorularını yanıtladı.

“Bağırsaklar beyne sürekli sinyal gönderen akıllı bir mekanizmadır”

Çandır’a göre bağırsaklar insan vücudundaki sindirim dışında önemli görevler üstleniyor. Bağırsakları merkezi sinir sisteminden bağımsız çalışan “milyonlarca nöronluk devasa bir ağ” olarak nitelendiren Çandır, şu bilgileri verdi:

Bağırsaklara ‘ikinci beyin’ denmesinin asıl sebebi, sadece sindirim yapması değil, merkezi sinir sisteminden bağımsız çalışan, milyonlarca nöronluk devasa bir ağa sahip olmasıdır. Karaciğer veya mide gibi organlardan farklı olarak bağırsaklar, salgıladığı hormonlar ve bağışıklık sistemindeki kritik rolleriyle vücudun yönetiminde söz sahibidir. Yani o, sadece besinleri işleyen bir kanal değil, beyne sürekli sinyal gönderen ve genel sağlığımızı doğrudan belirleyen akıllı bir mekanizmadır.

“Bağırsaklarımız ruh halimizi etkiliyor”

İnsanların kararlarını ve ruh halini, beyinden sonra en çok yöneten organın bağırsaklar olduğuna işaret eden Çandır,  vücudun bir bütün halinde çalıştığına dikkat çekti. Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü:

Karaciğer rahatsızlıkları bile ileri evrelerde kişilik değişimine varan ciddi duygu durum bozukluklarına yol açabilir. Ancak bağırsak-beyin aksını özel kılan, aradaki bu gizli hattın çift yönlü ve son derece yoğun bir veri trafiğine sahip olmasıdır. Bağırsakların gönderdiği sinyaller ruh halimizi ve stres tepkilerimizi modüle etse de, bu durum bağırsakların bizi tek başına yönettiği değil, beynimizle sürekli ve hayati bir diyalog içinde olduğu anlamına gelir.”

“Bağırsak rahatsızlığı yaşayanlar depresif semptomlara daha yatkın”

Mutluluk kavramının yalnızca serotonin ve dopamin hormonlarıyla açıklanamayacağını söyleyen Çandır, bu hormonların kullanımının kalıcı mutluluğa yol açmadığını ifade etti. İnsan psikolojisinin çok katmanlı bir yapıda olduğunu vurgulayan Çandır, bağırsak rahatsızlığı yaşayan hastalarda, depresif semptomlar ve kaygı bozukluğuna yatkınlık gözlediğini anlattı. Çandır, “Bilimsel olarak ‘mutluluğun yolu mideden geçer’ sözünü tam bir kesinlikle karşılamasa da, sağlıklı bir bağırsak florasının ruhsal dengemizi korumada en az beyin kadar stratejik bir destekçi olduğunu söyleyebiliriz” görüşünü dile getirdi.

 “Probiyotikler uzman kontrolünde alınmalı”

Çandır, bağırsak sağlığını koruma amacıyla kullanılan probiyotikler hakkında uzman görüşüne başvurulmadan kullanılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Günlük hayatta tüketilen doğal probiyotiklerin genel sağlığı korumak için önemli olduğunu belirten Çandır, şu uyarılarda bulundu:

Ancak bazı spesifik hastalıklarda veya bağırsak florasının ağır hasar aldığı durumlarda gıdalar yetersiz kalabilir. İşte bu noktada, tedavi edici dozda bakteri içeren takviyeler devreye girer. Kısacası doğal gıdalar bir bakım unsuruysa, uzman kontrolünde kullanılan takviyeler onarım aracıdır. Hangi formun kullanılacağı, kişinin bağırsak haritasına ve ihtiyacına göre mutlaka bir hekim tarafından belirlenmelidir.

“Altın kural, bilinçli ve çeşitli beslenmek”

Bağırsak ve bedensel sağlığı korumak için dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Çandır, sağlıklı beslenme için şu önerilerde bulundu:

Albenisi yüksek olan bu paketli gıdalardan ve modern yaşamın getirdiği abur cuburlardan tamamen uzak durmak bazen pek mümkün olmuyor. Ben bu noktada çok katı, yasakçı bir diyet taraftarı değilim. Önemli olan vücudu mahrum bırakmak değil, dengeli bir rota çizebilmektir. Bağırsak sağlığımızı korumanın yolu, her besin grubundan mümkün olduğunca ve kararında yararlanmaktan geçiyor. Vücudun ihtiyacı olan çeşitliliği sağladığımızda ve aşırıya kaçmadığımızda, bağırsaklarımız bu ‘Batı tipi’ beslenmenin yarattığı tahribatı çok daha kolay onarabilir. Altın kural katı yasaklar yerine, bilinçli ve çeşitli bir beslenme disiplini olmalıdır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP