Nilay Altındiş
Kadınlarda hormon bozuklukları çoğu zaman erken belirtiler vermesine rağmen, bu belirtilerin “normal” kabul edilmesi ve bilgi eksikliği nedeniyle geç fark ediliyor. Uzmanlar, erken teşhisin hem yaşam kalitesi hem de üreme sağlığı açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Gonca Özten Dere, kadınların en sık normalleştirdiği belirtilerin başında adet düzensizliklerinin geldiğine dikkat çekti. Dere, “Adetlerin seyrekleşmesi, birkaç ayda bir olması ya da kanama miktarındaki değişiklikler çoğu zaman stres ya da günlük yaşam temposuna bağlanarak ertelenebiliyor” dedi. Dere, hafif tüylenme artışı, akne, saç dökülmesi, kilo alma, halsizlik ve uyku düzensizliklerinin de başlangıçta önemsenmediğini ancak bunların hormonal dengesizliğin erken işaretleri olabileceğini ifade etti.
Belirtilerin çoğu zaman sinsi başladığını vurgulayan Dere, “Kadınlar genellikle şikayetler yaşam kalitesini etkileyecek düzeye geldiğinde fark ediyor. Özellikle uzun süre adet görememe, düzensiz kanamalar, kıllanma artışı, ani kilo değişimi ve gebelik elde edememe gibi durumlar hekime başvurmayı tetikliyor” diye konuştu.
Hormon bozukluklarının tek bir nedene bağlı olmadığını belirten Dere, polikistik over sendromu, tiroid, prolaktin yüksekliği, insülin direnci, stres ve düzensiz yaşam tarzının en sık nedenler arasında yer aldığını söyledi. Belirtilerin farklı nedenlere bağlanmasının tanıyı geciktirdiğine dikkat çeken Dere, “Adet düzensizliği strese, cilt sorunları kozmetik nedenlere bağlanabiliyor. Kadınlar bu belirtilerin birbiriyle ilişkili olduğunu fark etmeyebiliyor” diye konuştu.
Sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin de süreci olumsuz etkilediğini belirten Dere, bilimsel dayanağı olmayan önerilerin kadınları profesyonel destek yerine kendi kendine çözüm aramaya yönlendirdiğini ifade etti. Toplumsal tabuların da etkili olduğunu vurgulayan Dere, “Adet düzensizliği ve üreme sağlığına dair sorunlar hâlâ rahat konuşulamıyor. Bu da hekime başvurunun gecikmesine neden oluyor” diye konuştu.
Hormon bozukluğu teşhisi alan Yağmur Horasanlı ise sürecin büyük ölçüde bilgi eksikliğinden kaynaklandığını söyledi. Uzun süre yaşadığı regl sancıları ve cilt sorunlarını hormonlarla ilişkilendirmediğini belirten Horasanlı, “Sivilcelerim ve sancılarım vardı ama bunun hormonla ilgili olabileceğini düşünmemiştim” dedi.
İlk olarak farklı branşlara başvurduğunu anlatan Horasanlı, kesin tanıya ancak kadın doğum uzmanına gittikten sonra ulaştığını ifade etti. Toplumdaki algının süreci geciktirdiğini belirten Horasanlı, “Sivilce, kıllanma ya da regl ağrısı gibi şeyler ‘bu yaşta normal’ denilerek geçiştiriliyor. Bu da sorunun kaynağını bulmayı zorlaştırıyor” diye konuştu. Belirtilerin psikolojik etkilerine de değinen Horasanlı, özellikle cilt sorunları ve kıllanmanın kendisini zorladığını belirterek, “Sürekli onları saklama çabası yorucuydu” dedi.
Diyetisyen Sinem Altay ise beslenme düzeninin hormon dengesi üzerindeki etkisine dikkat çekerek, yanlış beslenmenin hem mevcut sorunları şiddetlendirebileceğini hem de yeni hormonal dengesizliklere zemin hazırlayabileceğini söyledi. Altay, “Uzun süreli yetersiz beslenme, mikro besin eksiklikleri ve düzensiz öğünler hormon sistemini doğrudan etkileyebilir” dedi.
Kadınlarda en sık yapılan hatalar arasında öğün atlamak, aşırı kısıtlayıcı diyetler ve beslenme çeşitliliğinin azalmasının yer aldığını belirten Altay, bu durumun kan şekeri dalgalanmalarına yol açarak hormon dengesini bozabileceğini ifade etti. Özellikle Polikistik Over Sendromu gibi durumlarda beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Altay, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme modelinin hormon sağlığını desteklediğini söyledi.
Uzmanlar ve hastalar, kadınlarda hormon bozukluklarının geç fark edilmesinde en büyük nedenlerin belirtilerin normalleştirilmesi, bilgi eksikliği, toplumsal tabular ve yaşam tarzı alışkanlıkları olduğu konusunda birleşiyor. Erken teşhis için ise adet düzenindeki değişiklikler başta olmak üzere vücuttaki sinyallerin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7567 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6667 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6301 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5984 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4960 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4756 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4657 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4595 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4112 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3527 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2744 kez okundu