Selin Yıldırım
Antalya’da seracılıkla uğraşan üreticiler, son dönemde artan girdi maliyetleri nedeniyle zor bir süreçten geçiyor. Özellikle sera örtüsünde kullanılan naylon fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Geçtiğimiz yıl 90-95 lira bandında olan naylon fiyatlarının bu yıl 125-130 liraya kadar çıkması, üreticinin yükünü daha da artırdı.
Artan maliyetlere rağmen ürün fiyatlarının aynı seviyelerde kalması ise çiftçinin alım gücünü düşürüyor. Sektör temsilcileri, seracılığın sürdürülebilirliği açısından maliyet baskısının giderek arttığına dikkat çekerken, üreticilerin bu şartlar altında üretimi devam ettirmekte zorlandığını ifade ediyor.

Zekai İlter
Sera kurulumunda en kritik kalemlerden biri olan naylon seçiminde üretici finansman kıskacında. Zekai İlter, UV katkılı (uzun ömürlü) naylon ile tek yıllık naylon arasındaki uçurumu şu sözlerle özetliyor: “Bir yıllık naylonun kilosu ucuz. 5 yıl dayanabilen UV katkılı naylonun kilosu ise pahalı. Aradaki farka gücü yetmeyen nakit sıkıntısı çeken üretici her yıl naylon parası veriyor; aslında uzun vadede masrafı büyüyor ama çaresizlikten başka seçeneği yok.”
İlter’e göre hesabı kitabı bilmeden yapılan üretim, çiftçiyi “gelecek yılın gelirini bu yıldan harcama” döngüsüne sokuyor.
Sıfırdan sera kurmanın maliyeti ise küçük üreticiyi korkutacak seviyelerde. İlter, teknoloji ve malzeme farkına dikkat çekerek güncel rakamları paylaştı:
Devletin ve Ziraat Bankası’nın sağladığı yüzde 75 kredi desteğinin üretici için bir can simidi olduğunu belirten İlter, öz sermayesi olanlar için yatırımın hala mümkün olduğunu ifade ediyor.
Üretici sorunlarının en çarpıcı kısmı ise çevre kirliliği ve atık yönetimi üzerine. Bölgedeki “hayalet plastiklerin” yakılıp yakılmadığı sorusuna İlter kesin bir dille yanıt veriyor: “Naylonu kimse yakmaz çünkü parayla satılıyor. Seralar arasında gezen işçiler bu eskileri toplayıp satın alıyor.”
Ancak plastik naylonlar satılsa da, seralardan çıkan diğer atıklar büyük bir tehlike arz ediyor. İlter, bölgedeki sel felaketlerinin %60 sebebinin derelere atılan atıklar olduğunu şu sözlerle öne sürüyor: “Bitki atıkları, köksel atıklar ve ilaç ambalajlarını dereye atıyorlar. Yağmur yağdığında dereler bu pislik yüzünden tıkanıyor ve su sağa sola yayılmaya başlıyor.”
Maliyetler ne kadar artarsa artsın, eski naylonu kapasitesinin üzerinde kullanmanın imkansız olduğunu vurgulayan Zekai İlter, doğa şartlarının buna izin vermediğini hatırlatıyor. Yırtık veya özelliğini yitirmiş bir naylonun rüzgarda parçalanacağını ve içeri giren yağmur suyunun tüm emeği mahvedeceğini belirterek, üreticinin bu riski göze alamayacağını söylüyor.

Mehmet Hoyrazlı
Yıllardır stabil seyreden sera naylonu fiyatları, bu yıl ilk kez sert bir yükseliş trendine girdi. Sera malzemeleri satıcısı Mehmet Hoyrazlı, piyasadaki durumu çarpıcı rakamlarla özetliyor: “Geçen yıl kilosu 90-95 TL bandında olan 2 yıllık naylonlar, bu yıl 125-130 TL’ye çıktı. Bu artışın en büyük nedeni olarak küresel krizlerin tetiklediği petrol maliyetleri gösteriliyor. 3-4 yıldır yıllık yüzde 10 artan fiyatlar, bu yıl ilk kez bu kadar sert bir sıçrama yaptı.”
Haberin en dikkat çekici detaylarından biri ise modernleşme baskısı. Üretici Zekai İlter ve esnaf Mehmet Hoyrazlı, artık “karademir” (galvanizsiz demir) döneminin bittiği konusunda hemfikir.
Sera kurulum maliyetlerinin de ciddi seviyelere ulaştığını ifade eden Hoyrazlı, “1000 metrekare bir seranın naylon ve damlama sistemi dahil maliyeti 700-750 bin lira civarında” dedi.
Klasik demir seraların daha uygun maliyetli olduğunu belirten Hoyrazlı, galvanizli sistemlerin ise daha dayanıklı ancak daha pahalı olduğunu söyledi. Eski tip kara demir seralara kredi çıkmaması nedeniyle üreticilerin galvanizli sistemlere yöneldiği de ifade edildi.
Girdilerin (naylon, demir, ilaç) sürekli arttığını ancak ürün fiyatlarının yerinde saydığını belirten Mehmet Hoyrazlı, “Çiftçinin alım gücü olumsuz etkilendi ama ihtiyacı olanı mecburiyetten, zorlanarak da olsa almak zorunda kalıyor” diyor. Zekai İlter ise bu finansal baskının üreticiyi “gelecek yılın parasını bu yıldan harcamaya” ittiği uyarısını yineliyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7524 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6653 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6292 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5762 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4949 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4736 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4650 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31251 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17723 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9205 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
5958 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4848 kez okundu