DOLAR 45,0754 0.05%
EURO 52,8470 0.04%
ALTIN
Ankara
19°

AZ BULUTLU

Ekonomik kriz ve yalnızlık antidepresan kullanımını artırıyor
  • 9.Köy
  • Sağlık
  • Ekonomik kriz ve yalnızlık antidepresan kullanımını artırıyor

Ekonomik kriz ve yalnızlık antidepresan kullanımını artırıyor

Türkiye’de antidepresan kullanımı son 10 yılda önemli ölçüde arttı. Uzmanlara göre bu artış yalnızca bireysel ruhsal sorunlardan değil; ekonomik kriz, güvencesizlik, yoksulluk ve kamusal ruh sağlığı hizmetlerindeki yetersizliklerden kaynaklanıyor.

ABONE OL
27 Mart 2026 10:57
Ekonomik kriz ve yalnızlık antidepresan kullanımını artırıyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Merve Kanan

Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine göre, Türkiye’de antidepresan satışı 2014 yılında yaklaşık 39 milyon kutu iken 2024’te 65 milyon kutuya ulaştı. Son 10 yıldaki bu hızlı artış uzmanlar tarafından sadece depresyon vakalarının yükselmesiyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir toplumsal tabloya işaret ediyor.

Psikiyatri ve psikoloji uzmanları; ekonomik kriz, artan iş güvencesizliği, yoksulluk, toplumsal yalnızlık ve kolektif travmaların bireylerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini göz ardı etmemek gerektiğini vurguluyor. Artışın yalnızca bireysel sorunlara indirgenmesi toplumun karşı karşıya olduğu yapısal ve kamusal zorlukları görünmez kılıyor.

Ekonomik kriz ve yaşam maliyetlerindeki artış bireylerin psikolojik olarak daha kırılgan hâle gelmesine neden oluyor. Uzun çalışma saatleri, güvencesiz iş koşulları ve yoksulluk ruhsal sorunların yoğunlaşmasına katkı sağlıyor. Toplumsal yalnızlık ve sosyal destek eksikliği ise depresyon ve kaygı bozuklukları riskini artırıyor.

Türkiye’de antidepresan satışı 10 yılda katlandı

Kamusal ruh sağlığı hizmetlerindeki yetersizlikler terapi ve psikososyal destek yerine hızlı ilaç reçetelendirmeyi yaygınlaştırıyor. Birçok kişi duygusal zorluklarla başa çıkmanın ilk yolu olarak antidepresanı görüyor.

Psikolog Pelşin Karan, “Antidepresanlar geçici rahatlama sağlayabilir, ancak kök nedenler çözülmeden uzun vadeli bir iyileşme mümkün değil. Ekonomik ve toplumsal baskılar devam ettiği sürece ilaçlar sadece semptomları bastırıyor” diyor.

Karan’a göre ruh sağlığı bireysel bir mesele olmaktan çıkarak kamusal bir hak olarak ele alınmalı.

Ruh sağlığı sadece bireyin sorumluluğu değil, toplumun ve devletin de sorumluluğu” diyen Karan, yapılandırılmış toplumsal destek, erişilebilir terapi ve eşit sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekiyor. Antidepresan kullanımındaki artış yalnızca bireysel düzeyde değil toplumun genel ruhsal sağlığında da alarm verici bir işaret olarak değerlendiriliyor.

Yapısal sorunlar ve toplumsal baskılar ruh sağlığını etkiliyor

Uzmanlar, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler ile kamusal ruh sağlığı hizmetlerindeki boşlukların giderilmesinin yalnızca bireylerin değil toplumun genel ruhsal direncinin artırılmasında kritik öneme sahip olduğunu söylüyor. Antidepresan kullanımındaki yükseliş ruh sağlığının bireysel bir mesele olmaktan öte kolektif bir hak ve toplumsal sorumluluk konusu olduğunu gösteriyor.

Karan, “Ruh sağlığı sadece bireyin meselesi değil, hepimizin ortak sorumluluğu. Yapısal sorunlar çözülmeden kalıcı iyileşme mümkün değil” diyerek sözlerini kamusal bir perspektifle sonlandırıyor.

Uzmanlar, toplumun ruhsal sağlığını güçlendirmek için ekonomik eşitsizliklerin azaltılması, güvencesiz işlerin önlenmesi ve erişilebilir psikososyal destek mekanizmalarının oluşturulmasının elzem olduğunu söylüyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP