DOLAR 43,7342 0.05%
EURO 51,8081 -0.08%
ALTIN 6.843,30-2,44
Ankara
10°

KAPALI

Kentsel dönüşüm: Yüksek fiyatlar sakinlerini terke zorluyor
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Kentsel dönüşüm: Yüksek fiyatlar sakinlerini terke zorluyor

Kentsel dönüşüm: Yüksek fiyatlar sakinlerini terke zorluyor

Antalya’da kentsel dönüşüm projeleri güvenli yapı üretirken, artan kira ve konut fiyatları özellikle kiracılar ve dar gelirli haneler için yerinde kalmayı zorlaştırıyor. Antalya Şehir Plancıları Odası Başkanı Doç. Dr. Engin Kepenek’e göre dönüşüm, barınma hakkını güvence altına alan bağlayıcı mekanizmalardan yoksun.

ABONE OL
17 Şubat 2026 10:27
Kentsel dönüşüm: Yüksek fiyatlar sakinlerini terke zorluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yasin Çoban

Antalya’da kentsel dönüşüm projeleri güvenli yapı üretme hedefiyle hayata geçirilirken, bu süreçlerin mahalle sakinlerinin barınma hakkını nasıl etkilediği tartışma konusu olmaya devam ediyor. Artan kira ve konut fiyatları, özellikle kiracılar ve dar gelirli haneler için kentte kalabilmeyi giderek zorlaştırıyor.

Türkiye’de doğrudan “kentsel dönüşüm” adıyla çıkarılan ilk yasal düzenleme, 2004 yılında yürürlüğe giren 5104 sayılı Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu oldu. Van depreminin ardından 2012 yılında kabul edilen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve aynı yıl yayımlanan uygulama yönetmeliği, Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya’da da kentsel dönüşüm süreçlerini şekillendirdi.

Antalya’da kentsel dönüşüm projeleri, özellikle değerli bölgelerde yeni inşaatlar ve lüks konutlar üreterek arsa ve kira değerlerini yükseltiyor; bu da dar gelirli yurttaşların mahallelerinde kalabilme imkânını zayıflatıyor.

Antalya’da son yıllarda Kepez ilçesinde Gülveren ve Güneş mahallerinde ve Muratpaşa ilçesinde apartman olarak kentsel dönüşüm projeleri devam ediyor. Antalya’da kentsel dönüşüm projeleri, yapı güvenliği ve yenilenme başlığıyla hayata geçirilirken, bu süreçlerin mahalle sakinlerinin barınma hakkını nasıl etkilediği tartışma konusu olmaya devam ediyor. Dönüşüm alanlarında artan kira ve konut fiyatları, özellikle kiracılar ve dar gelirli haneler için yerinde kalabilmeyi giderek zorlaştırıyor. Kentsel dönüşüm kararlarının kimler için ve hangi koşullarda alındığı sorusu, Antalya’da barınma hakkı tartışmalarının merkezinde yer alıyor.

Mahallelerini terk edenler ne diyor?

Antalya’da kentsel dönüşüm sürecinin en kırılgan gruplarından biri olan kiracılar, dönüşüm projeleriyle birlikte mahallelerinden ayrılmak zorunda kalıyor. Kepez ilçesinde yürütülen kentsel dönüşüm uygulamalarının ardından yaşadığı mahalleyi terk eden bir kiracı, sürecin barınma hakkını nasıl zedelediğini şu sözlerle anlattı:

Dönüşüm kararı alındıktan sonra kiralar hızla yükseldi. Ev sahibimiz binanın yıkılacağını söyledi ve yeni yapılacak konutların kira bedellerini karşılamamız mümkün değildi. Taşınma sürecinde sunulan destekler, piyasa koşullarını karşılamadı. Yerinde kalmaya yönelik herhangi bir hak ya da güvence tanımlanmadı.

Kiraların yüksekliği nedeniyle, mahallelerini terk etmek zorunda kaldıklarını belirten kiracı vatandaş, “Kentsel dönüşüm güvenli yapılar üretti ama bizim için barınma hakkı korunmadı. Aynı mahallede yaşamaya devam etme imkânımız ortadan kalktı” dedi.

Doç. Dr. Engin Kepenek

“Sosyal yerinden edilme riski büyüyor”

9. Köy’ün sorularını yanıtlayan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Antalya Şube Başkanı Doç.
Dr. Engin Kepenek, “Antalya’da kentsel dönüşüm, güvenli yapı üretse bile çoğu projede arsa değerini ve kira seviyesini yükselttiği için barınma hakkını ‘kentte kalabilme’ açısından zayıflatabiliyor” dedi. En kırılgan grubun kiracılar olduğunu ifade eden Kepenek, şu ifadeleri kullandı:

Geri dönüş/yerinde kalma güvencesi zayıf, geçiş dönemi destekleri de piyasa kiralarını çoğu zaman karşılamıyor. Sonuçta dar gelirli haneler aynı mahallede tutunamayıp daha ucuz çevre ilçelere/çeperlere yönelme eğilimi gösteriyor. Bu da dönüşümün ‘fiziksel iyileşme’ kazanımına karşılık sosyal yerinden edilmeyi büyütme riskini artırıyor.

Kira artışlarının hızlandığı dönemlerde kiracılar ve dar gelirli haneler için mahallede kalmayı fiilen garanti eden mekanizmaların yetersiz kaldığını vurgulayan Kepenek, bu nedenle yerinde dönüşümün çoğu zaman mülk sahipleriyle sınırlı, koşullu bir imkana dönüştüğünü ifade etti. Antalya’daki kentsel dönüşüm tartışmalarına Gülveren Mahallesi örneği üzerinden de değinen Kepenek, şu bilgileri verdi:

Özellikle Gülveren’de dönüşümün kamuoyuna ‘gecekondudan lüks konutlara’ gibi bir söylemle yansıması, erişilebilir konut üretmekten çok üst segmente yaslanan bir piyasa standardı oluşturduğu için çevrede kira ve satış fiyatlarını yukarı çeker ve dar gelirli/kiracıların mahallede kalma kapasitesini zayıflatır.”

Piyasa odaklı yaklaşımların barınma hakkını korumakta yetersiz kaldığını belirten Kepenek, “Yerinde kalma ve erişilebilirliği garanti eden uygun fiyatlı konut üretimi, kiracıların geri dönüş güvencesi ve kamu yararı denetimi olmadan piyasa odaklı dönüşüm barınma hakkını koruyamaz” dedi.

“Şeffaf ve katılımcı anlayışa ihtiyaç var”

Kepenek, planlama süreçlerinde teorik olarak kamu yararı ile piyasa dengesinin sağlanabileceğini ancak uygulamada bunun çoğu zaman gerçekleşmediğini söyledi. Antalya’da dönüşüm alanlarında finansmanı rant artışıyla çözen yaklaşımdan vazgeçilmesi gerektiğini belirten Kepenek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Kentsel dönüşümün gerçekten ‘kamusal’ olabilmesi için proje bazlı pazarlık yerine mahalle ölçeğinde, sosyal konut/uygun fiyatlı konut kotası ve kira baskısını dengeleyecek araçlar içeren, kiracılar için geri dönüş güvencesi tanımlayan, şeffaf-katılımcı ve üst ölçek planlarla uyumlu bir planlama anlayışına ihtiyaç var.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.