Evrim Deniz
İzmir’in Torbalı ilçesindeki Temel Conta fabrikasında çalışan 16 işçinin, toplu iş sözleşmesi talebiyle 10 Aralık 2024’te başlattığı grev 595. gününde sona erdi. Fabrika önündeki çadırı kaldıran işçiler, iş sözleşmelerini haklı nedenlerle feshederek alacakları için hukuki sürece hazırlanıyor.
9. Köy’e konuşan Temel Conta İşyeri Temsilcisi Sinem Kaya, çadır nöbetinin sona ermesinin mücadeleden vazgeçtikleri anlamına gelmediğini söyledi. Sendikanın avukatı İrfan Taşkın ise işçilerin açacakları davalarının yanı sıra grev kırıcılığına ilişkin savcılık sürecini, devam eden davaları ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruyu takip edeceklerini belirtti.

Sinem Kaya
Sinem Kaya, grev boyunca işçilerin işten çıkarılmadığını, e-Devlet kayıtlarında Temel Conta çalışanı olarak görünmeye devam ettiklerini ancak ücretlerinin ödenmediğini ve sigorta primlerinin yatırılmadığını söyledi.
Grev sona erdirilirken haklı nedenle fesih yaptıklarını belirten Kaya, işçilerin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için dava açacağını ifade etti.
Kaya, “Biz işten atılan işçiler değildik. Hâlâ Temel Conta işçisi olarak görünüyorduk. Fabrikada 15, 20, 35 yıl çalışan arkadaşlarımız var. Şimdi yıllarımızın hakkını, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hukuk yavaş ilerlese de bu meseleden vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Grevde geçen 595 gün boyunca maddi ve manevi zorluklar yaşadıklarını anlatan Kaya, mücadelenin bundan sonra mahkeme koridorlarında süreceğini söyledi.
Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu grevde fabrika önündeki çadır, işçiler için bir dayanışma alanına dönüştü. Kaya, işçilerin çadırı düzenlediğini, çiçek ve ağaç diktiğini, evlerinden getirdikleri yemekleri burada paylaştığını anlattı.
“Bir tencere yemeğin yarısını evimize, yarısını çadıra ayırdığımız günler oldu” diyen Kaya; yağmur, çamur ve sıcak havaya rağmen nöbeti sürdürdüklerini belirtti.
Grev sürecinin kadın işçiler açısından dönüştürücü olduğunu söyleyen Kaya, bazı kadınların ailelerinden geri çekilmeleri yönünde baskı görmesine rağmen mücadeleye devam ettiğini ifade etti.
Kaya, “Evinde sesini çıkarmakta zorlanan kadınlar, grev çadırında karşılarına patronu aldı. Çadır bizim için yalnızca bir eylem alanı değil, en onurlu mücadelemizin simgesiydi” diye konuştu.
Fabrikadaki çalışma koşullarına da değinen Kaya, havalandırmanın yetersiz olduğunu ve işçilerin kimyasal maddelerle yeterli koruyucu ekipman olmadan çalıştırıldığını öne sürdü.

Kaya, işçilerin alacak davalarıyla birlikte grev kırıcılığına ilişkin hukuki süreçlerin de takipçisi olacağını belirtti.
Kamuoyuna ve emek örgütlerine dayanışma çağrısı yapan Kaya, “Bundan sonra mahkeme koridorlarında olacağız. Hem emeğimizin karşılığını almak hem de grev kırıcılığının cezasız kalmaması için mücadele edeceğiz. Orada yalnız bırakılmak istemiyoruz” dedi.
Avukat İrfan Taşkın’ın verdiği bilgiye göre Temel Conta’da ilk sendikal örgütlenme 1984 yılında gerçekleşti ve iki yıllık toplu iş sözleşmesi imzalandı. Ancak 1986’dan sonra yeni bir sözleşme yapılamadı ve işyeri sendikasızlaştırıldı.
Yaklaşık 40 yıl sonra, Eylül 2023’te yeniden örgütlenmeye başlayan işçilerin yüzde 76’sı sendikaya üye oldu. Bakanlığın verdiği toplu iş sözleşmesi yetkisine işveren itiraz etti. İtirazın reddedilmesine rağmen işverenin toplu sözleşme masasına gelmemesi üzerine işçiler grev kararı aldı.
Taşkın, “Bu süreç toplu iş sözleşmesi talebiyle başlayan bir grevdi. Ancak süreç içerisinde işverenin grev kırıcı eylemlere başvurması ve mevcut mevzuatın işverenin bu eylemleri karşısında sendikal hakları etkili bir şekilde koruyamaması mücadelenin niteliğini değiştirmiş ve Türkiye’de grev, sendika ve toplu sözleşme hakkının fiilen yeniden kazanılması mücadelesine dönüştü” dedi.

İrfan Taşkın
Taşkın, grev sırasında işverenin grevdeki işçilerin yaptığı işleri başka işçilere yaptırarak ve farklı yöntemlere başvurarak üretimi sürdürdüğünü söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapılan başvurunun ardından işverene idari para cezası verildiğini belirten Taşkın, iş mahkemesinin de grev kırıcılığı yapıldığını tespit ettiğini aktardı. Ancak işverenin uygulamalarını durduracak herhangi bir kararın verilmediğini ifade etti.
İşveren yetkilileri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Taşkın, yaklaşık bir buçuk yıl geçmesine rağmen henüz iddianame nin düzenlenmediğini belirtti.
Taşkın, “Mahkeme işverenin grev kırıcılığı yaptığını tespit etti ancak bunu durdurmadı. İdari para cezası da caydırıcı olmadı. İşveren üretimi sürdürmeye devam etti. Sendikasızlaştırma ve grev kırma yoluyla elde edilen ekonomik yarar karşısında bu yaptırımlar, işverenler bakımından katlanılabilir bir işletme maliyetine dönüşmüştür. Dolayısıyla Temel Conta işçilerinin mücadelesi bu ülkede sendikal haklara yönelik saldırılar karşısında öngörülen idari, hukuki, cezai üçlü yaptırım mekanizmasının fiilen işlevsiz hale geldiğini göstermiştir” diye konuştu.
Taşkın, grev boyunca işçiler, sendika yöneticileri ve avukatlar hakkında çok sayıda suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi. İşçilerin dinlediği müziklerin, attığı sloganların ve çektiği halayların dahi şikâyet konusu yapıldığını ifade etti.
Bazı işçilerin sabah saatlerinde evlerinden alınarak ifadeye götürüldüğünü belirten Taşkın, “İşçiler, grev çadırında geçirdikleri süreden daha fazlasını işverenin şikâyetleri nedeniyle adliye koridorlarında ifade vererek geçirdi. Buna karşılık grev kırıcılığı yaptığı mahkeme tarafından tespit edilen işveren hakkında henüz iddianame düzenlenmedi” dedi.
İşçiler ve sendika, grev kırıcılığının tedbiren durdurulması taleplerinin iş mahkemesi ve istinaf tarafından reddedilmesinin ardından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptı.
Taşkın, çıkabilecek kararın yalnızca Temel Conta işçileri için değil, Türkiye’de greve çıkan diğer işçiler açısından da önem taşıyacağını belirterek şunları söyledi: “Bir hakkın yasada yazması tek başına yeterli değildir. Etkili bir koruma sağlanmadığı sürece o hak kâğıt üzerinde kalır. Temel Conta işçileri 595 günlük mücadeleleriyle Türkiye’de grev hakkının fiilen nasıl etkisiz bırakılabildiğini somut biçimde gösterdi.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
9022 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8889 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8482 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6987 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6512 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5387 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5156 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8358 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4587 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4143 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3639 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3119 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.