DOLAR 47,3871 0.07%
EURO 53,9280 0.11%
ALTIN
Ankara
25°

AÇIK

İşini kaybetme korkusu nelere yol açabilir?
  • 9.Köy
  • Emek
  • İşini kaybetme korkusu nelere yol açabilir?

İşini kaybetme korkusu nelere yol açabilir?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, "ciddi ve yakın bir tehlike" karşısında işçilere yasal olarak "çalışmaktan kaçınma hakkı" tanısa da sahadaki ekonomik gerçekler ve iş güvensizliği bu hayati hakkın kullanımını neredeyse tamamen engelliyor. Şantiyelerde ve fabrikalarda çalışan işçiler, derin geçim kaygısı ve işsiz kalma korkusu nedeniyle "ya canın ya işin" ikilemiyle baş başa.

ABONE OL
28 Temmuz 2026 10:24
İşini kaybetme korkusu nelere yol açabilir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şevval Koç

Her gün binlerce işçi; maskelerin, baretlerin, emniyet kemerlerinin ve mevzuatların gölgesinde göre göre gelen risklere maruz kalma tehdidiyle çalışıyor.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi çalışanlara açıkça bir haktan bahsediyor: Çalışmaktan Kaçınma Hakkı. Yasaya göre, “ciddi ve yakın bir tehlike” riskiyle karşı karşıya kalan her işçi, gerekli önlemler sağlanana kadar çalışmayı reddedebiliyor.

Fakat kâğıt üzerinde hayat kurtaran bu hayati sistem sahada neden neredeyse hiç uygulanmıyor? İşçiler neden hayati bir riskle karşılaştıklarında bile çalışmaya devam etmeyi seçiyor? Bu soruların cevabı sadece teknik yetersizliklerle değil; derin bir geçinme kaygısı ve iş güvensizliğinin getirdiği psikolojik etkilerde saklı.

“Bile bile çalışmaya devam ediyoruz çünkü evde çocuklar aç”

İnşaat ve tekstil gibi riskli alanlarda çalışanların ortak söylemi, yasal hakların ekonomik gerçeklerle karşı karşıya geldiği an boşa çıktığını gösteriyor. Yıllardır inşaat işlerinde demir ustası olarak çalışan 38 yaşındaki M. N. U. (Erkek), yaşadıkları çıkmazı şu sözlerle dile getiriyor:

Hem ekonomik hem fiziksel güvenlik bir insanın en temel ihtiyaçlarından biri. Bu yüzden bize ‘ya canın ya da işin’ denildiğinde çaresiz bir ikilemin içinde hissediyoruz. İşimizi kaybetme korkusu bizde sürekli bir stres yaratıyor. Bu durumda işimizi kaybetmemeyi hayati risklere karşı tercih ediyoruz. Çünkü işsizlik bu ekonomik krizde bir felaket ama kazalar için ‘Belki bana denk gelmez’ diyerek devam ediyoruz.”

Saha gözlemleri, işçilerin tehlikeyi bilmedikleri için değil, tehlikeye karşı ses çıkardıklarında korumasız kalacaklarını bildikleri için sustuklarını kanıtlıyor. “Öğrenilmiş çaresizlik” ve “tehlikeyi kanıksama”, şantiyelerin ve fabrikaların yapısal birer parçası hâline geliyor.

“Tehdit altındaki zihin, hayatta kalmayı değil itaati seçiyor”

İş sağlığı ve güvenliğinin psikososyal boyutunu ve çalışanlar üzerindeki zihinsel baskıyı değerlendiren Psikolog Elif Rezan Dağlar, konunun insani ve ruhsal boyutuna dikkat çekiyor. Dağlar, güvencesizliğin işçi psikolojisini nasıl felç ettiğini şu sözlerle aktarıyor:

Bir insanın en temel ihtiyaçlarından biri güvenliktir. Hem fiziksel güvenlik hem de ekonomik güvenlik. İşçinin önüne ‘ya canın ya işin’ ikilemi konulduğunda, sistemik bir psikolojik şiddet ve çaresizlik mekanizması devreye girer. İşini kaybetme korkusu, bireyde kronik bir anksiyete ve alarm durumu yaratır. Zihin, sürekliliği olan ekonomik tehdidi (işsiz kalma, açlık, toplumsal statü kaybı), o anki anlık fiziksel tehlikeye (kazaya) tercih edecek şekilde manipüle olur. Çünkü işsizlik mutlak bir felaket gibi görünürken, kaza ‘belki bana denk gelmez’ denilen bir ihtimale dönüşür.”

Dağlar, çalışmaktan kaçınma hakkının neden kullanılmadığını zarar verici kurumsal kültürlere bağlıyor: “Toksik iş yerlerinde hak arayan kişiler ‘sorun çıkarıcı’ ve ‘uyumsuz’ olarak damgalanmakta ve bu nedenle çalışanların çoğu riskleri gizleme eğilimi gösteriyorlar. Bu baskı altında çalışan işçiler özgür iradelerini kullanamıyorlar çünkü tehdit altındaki zihin hayatta kalmaktan çok düzeni sürdürmeye odaklanır.”

Yasal koruma var, güvence yok

Hukukçular ve iş güvenliği uzmanları da mevzuatın işçileri korumakta yetersiz olmadığını fakat uygulamaya geçmediği için işlevsel olmadığını belirtiyor.

Taşeron sistemi, sendikasızlaşma ve OSGB’lerin işverene ekonomik olarak bağımlı olması işçileri yalnızlaştırıyor. Bir işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için bu kararı verdikten sonra işten çıkarılmayacağından ya da bu kararı verdiği için iş yerinde herhangi bir baskıya maruz kalmayacağından emin olması gerekiyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.