DOLAR 43,6049 0.15%
EURO 51,5670 0.33%
ALTIN 6.959,233,38
Ankara
10°

HAFİF YAĞMUR

Zeytinlikler yine hedefte: Yeni yasa doğayı ve yaşam hakkını tehdit ediyor
  • 9.Köy
  • Gündem
  • Zeytinlikler yine hedefte: Yeni yasa doğayı ve yaşam hakkını tehdit ediyor

Zeytinlikler yine hedefte: Yeni yasa doğayı ve yaşam hakkını tehdit ediyor

TBMM’de kabul edilen torba yasa ile birlikte zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine yeniden izin verilebilmesinin önü açıldı. Hukukçular ve ekolojistler, bu düzenlemenin yalnızca doğayı değil yaşam hakkını da tehdit ettiğini belirtiyor.

ABONE OL
5 Eylül 2025 10:50
Zeytinlikler yine hedefte: Yeni yasa doğayı ve yaşam hakkını tehdit ediyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Delal Meltem Demir / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

TBMM’de kabul edilen yeni torba yasa zeytinlik alanların madenciliğe açılmasına yeniden izin verirken, hukukçular ve ekolojistler bu düzenlemenin yalnızca doğayı değil yaşam hakkını da tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

TBMM’de kabul edilen torba yasa ile birlikte zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine yeniden izin verilebilmesinin önü açıldı. Daha önce yönetmeliklerle aşılmaya çalışılan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun bu kez Meclis’ten geçirilen bir yasa ile aşılmak isteniyor. Yasa değişikliğiyle birlikte başta Akbelen ve Yatağan’daki zeytinlikler olmak üzere birçok alanın maden faaliyetlerine açılması bekleniyor.

EGEÇEP’ten Av. Arif Ali Cangı ve Polen Ekoloji Kolektifi’nden Cemil Aksu ile son yasanın ardından zeytinliklerin karşı karşıya olduğu tehlikeleri konuştuk.

“Kamu yararı” gerekçesiyle şirket çıkarları mı korunuyor?

Zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasını mümkün kılan yasa “ülkenin elektrik ihtiyacı” gerekçesiyle savunulsa da hukukçular bunun doğrudan şirketlerin çıkarı için hazırlandığını savunuyor.

EGEÇEP Eş Sözcüsü Av. Arif Ali Cangı’nın aktardığına göre zeytinlikleri koruyan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkında Kanunu’na rağmen, torba yasayla Maden Kanunu’na eklenen geçici maddeyle zeytinliklerde madencilik yapılmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “kamu yararı” kararıyla izin verilebilecek.

Cangı, bu düzenlemenin Anayasa’ya ve önceki Danıştay kararlarına aykırı olduğunu belirterek, özel olarak Akbelen ve Yatağan’daki termik santraller için zemin hazırlandığını ifade ediyor. “Anayasaya aykırı bir yasayla atı alan Üsküdar’ı geçecek. Böyle hukuk devleti olunmaz” diyor.

Av. Arif Ali Cangı

Zeytinlikler yalnızca doğa değil, yaşam hakkıdır

Zeytinliklerin korunmasını garanti altına alan 3573 sayılı kanunun 20. maddesi zeytinlik alanların daraltılamayacağını, bu alanlara üç kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz, duman ya da kimyasal atık bırakan tesislerin kurulamayacağını hükme bağlıyor.

Cangı’ya göre, bu kadar açık bir yasa varken torba yasa yoluyla dolaylı düzenleme yapılması, hukuka tamamen aykırı. Cangı, “Bu yalnızca Milas’ın, Yatağan’ın değil; Türkiye’de zeytincilikle uğraşan herkesin, zeytin tüketen tüm yurttaşların meselesidir” diyor. Yasa, zeytinliklerin taşınması ya da eşdeğer alanda yeni zeytinlik kurulması şartı getirse de uzmanlara göre bu öneri bilimsel dayanaklardan yoksun. Cangı, “Zeytin ağaçlarının taşınamayacağına dair bilimsel raporlar var. Bu bir ekolojik aldatmaca” diyerek itiraz ediyor.

Bu arada düzenleme yalnızca zeytinlikleri değil, ormanları, meraları, kıyı ve sulak alanları da etkiliyor. Cangı, torba yasanın mülkiyet hakkını zedelediğini, acele kamulaştırmalarla yurttaşların barınma ve çalışma hakkının ihlal edildiğini söylüyor. Ayrıca, ÇED süreçlerinin etkisiz hale getirildiğine dikkat çekerek, “Artık birçok proje ÇED raporu olmadan ruhsat alabilecek, hatta ÇED gerekli olan projeler için bile yatırım başlayabilecek. ÇED bir formaliteye indirgeniyor” diye konuşuyor.

“Türkiye küçük Çin olmak isterken hızla küçük Afrika’ya dönüşüyor”

Zeytinliklerin ve diğer doğal alanların madenciliğe açılmasına ilişkin yasa maddesini değerlendiren Polen Ekoloji Kolektifi’nden Cemil Aksu da düzenlemelerin temelinde sermayenin sınırsız kâr arayışının yattığını vurguluyor.

İktidarın çevre koruma, halkın katılımı ve hak arama yollarını sistemli biçimde ortadan kaldırdığını söyleyen Aksu şöyle konuşuyor:

Türkiye sermayesi küresel ticaretteki değişimlere bağlı olarak hem yeni yatırım alanları bulmak hem de geleneksel alanlarda kâr oranını artırmak istiyor. Maden sektörü en kârlı alanlardan biri. Devlet bin bir türlü teşvik veriyor; halk, doğa ya da tarım düşünülmüyor. Dağlar dilim dilim kesiliyor, çoğu zaman herhangi bir işleme bile tabi tutulmadan dış piyasalara satılıyor. Türkiye, küçük Çin olmak istiyor; ama bu gidişle küçük Afrika’ya dönüşecek.”

Aksu’ya göre yasa yalnızca bir çevre düzenlemesi değil, aynı zamanda bir demokrasi sorunu. Aksu, “AKP, halkın hak arama yollarını sistemli biçimde ortadan kaldırdı. Muhalefetin etkisizleştiği bir dönemde bu yasa geçirilebildi. Geriye bir avuç köylü ve çevreci kaldı” diyor.

Cemil Aksu

“Zeytinlikler sadece ağaç değil, bir yaşam biçimi”

Zeytinliklerin taşınabileceği söylemini “halkla alay etmek” olarak nitelendiren Aksu, zeytinliklerin sadece ağaç değil, bir yaşam biçimi olduğunu şu sözlerle vurguluyor: “Zeytinlikler taşınacak deniyor ama bu halkla ve bilimle alay etmektir. Aynı duble yollarla böldükleri ormanlarda hayvanlar için göstermelik köprü yapmaları gibi. Zeytinlikler de zaten taşınmayacak. Hatay’da zeytinlikler sökülüp atıldı. Göçükte can veren madenci yakınını tekmeleyen, anaların, babaların gözyaşları ile alay eden, Berkin Elvan’ın annesini yuhalatan başımızdakiler zeytinliklere mi acıyacak! Zeytinlikler yalnızca ağaç değil; bir kültür, bir geçim kaynağı, bir yaşam biçimi. Özellikle örgütsüz, sahipsiz köylüler için çok şey ifade ediyor.”

Aksu, bu mücadelenin yalnızca çevrecilerin omzuna yüklenemeyeceğini belirtiyor ve şunları kaydediyor: “Bu sadece çevre meselesi değil; hak, adalet ve demokrasi meselesi. Topyekûn bir yağma ile karşı karşıyayız. Karşısında da örgütlü bir mücadele şart.

Torba yasa ile getirilen düzenlemeler, yalnızca zeytinlikleri değil, doğal ve kültürel miras alanlarını da doğrudan etkiliyor. Hukukçular ve ekolojistler, bu değişikliklerin hem Anayasa’ya hem de çevre koruma ilkelerine aykırı olduğunu belirtirken, yasanın uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğabileceği uyarısında bulunuyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.