Delal Meltem Demir / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
TBMM’de kabul edilen yeni torba yasa zeytinlik alanların madenciliğe açılmasına yeniden izin verirken, hukukçular ve ekolojistler bu düzenlemenin yalnızca doğayı değil yaşam hakkını da tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
TBMM’de kabul edilen torba yasa ile birlikte zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine yeniden izin verilebilmesinin önü açıldı. Daha önce yönetmeliklerle aşılmaya çalışılan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun bu kez Meclis’ten geçirilen bir yasa ile aşılmak isteniyor. Yasa değişikliğiyle birlikte başta Akbelen ve Yatağan’daki zeytinlikler olmak üzere birçok alanın maden faaliyetlerine açılması bekleniyor.
EGEÇEP’ten Av. Arif Ali Cangı ve Polen Ekoloji Kolektifi’nden Cemil Aksu ile son yasanın ardından zeytinliklerin karşı karşıya olduğu tehlikeleri konuştuk.
Zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasını mümkün kılan yasa “ülkenin elektrik ihtiyacı” gerekçesiyle savunulsa da hukukçular bunun doğrudan şirketlerin çıkarı için hazırlandığını savunuyor.
EGEÇEP Eş Sözcüsü Av. Arif Ali Cangı’nın aktardığına göre zeytinlikleri koruyan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Hakkında Kanunu’na rağmen, torba yasayla Maden Kanunu’na eklenen geçici maddeyle zeytinliklerde madencilik yapılmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “kamu yararı” kararıyla izin verilebilecek.
Cangı, bu düzenlemenin Anayasa’ya ve önceki Danıştay kararlarına aykırı olduğunu belirterek, özel olarak Akbelen ve Yatağan’daki termik santraller için zemin hazırlandığını ifade ediyor. “Anayasaya aykırı bir yasayla atı alan Üsküdar’ı geçecek. Böyle hukuk devleti olunmaz” diyor.

Av. Arif Ali Cangı
Zeytinliklerin korunmasını garanti altına alan 3573 sayılı kanunun 20. maddesi zeytinlik alanların daraltılamayacağını, bu alanlara üç kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz, duman ya da kimyasal atık bırakan tesislerin kurulamayacağını hükme bağlıyor.
Cangı’ya göre, bu kadar açık bir yasa varken torba yasa yoluyla dolaylı düzenleme yapılması, hukuka tamamen aykırı. Cangı, “Bu yalnızca Milas’ın, Yatağan’ın değil; Türkiye’de zeytincilikle uğraşan herkesin, zeytin tüketen tüm yurttaşların meselesidir” diyor. Yasa, zeytinliklerin taşınması ya da eşdeğer alanda yeni zeytinlik kurulması şartı getirse de uzmanlara göre bu öneri bilimsel dayanaklardan yoksun. Cangı, “Zeytin ağaçlarının taşınamayacağına dair bilimsel raporlar var. Bu bir ekolojik aldatmaca” diyerek itiraz ediyor.
Bu arada düzenleme yalnızca zeytinlikleri değil, ormanları, meraları, kıyı ve sulak alanları da etkiliyor. Cangı, torba yasanın mülkiyet hakkını zedelediğini, acele kamulaştırmalarla yurttaşların barınma ve çalışma hakkının ihlal edildiğini söylüyor. Ayrıca, ÇED süreçlerinin etkisiz hale getirildiğine dikkat çekerek, “Artık birçok proje ÇED raporu olmadan ruhsat alabilecek, hatta ÇED gerekli olan projeler için bile yatırım başlayabilecek. ÇED bir formaliteye indirgeniyor” diye konuşuyor.
Zeytinliklerin ve diğer doğal alanların madenciliğe açılmasına ilişkin yasa maddesini değerlendiren Polen Ekoloji Kolektifi’nden Cemil Aksu da düzenlemelerin temelinde sermayenin sınırsız kâr arayışının yattığını vurguluyor.
İktidarın çevre koruma, halkın katılımı ve hak arama yollarını sistemli biçimde ortadan kaldırdığını söyleyen Aksu şöyle konuşuyor:
“Türkiye sermayesi küresel ticaretteki değişimlere bağlı olarak hem yeni yatırım alanları bulmak hem de geleneksel alanlarda kâr oranını artırmak istiyor. Maden sektörü en kârlı alanlardan biri. Devlet bin bir türlü teşvik veriyor; halk, doğa ya da tarım düşünülmüyor. Dağlar dilim dilim kesiliyor, çoğu zaman herhangi bir işleme bile tabi tutulmadan dış piyasalara satılıyor. Türkiye, küçük Çin olmak istiyor; ama bu gidişle küçük Afrika’ya dönüşecek.”
Aksu’ya göre yasa yalnızca bir çevre düzenlemesi değil, aynı zamanda bir demokrasi sorunu. Aksu, “AKP, halkın hak arama yollarını sistemli biçimde ortadan kaldırdı. Muhalefetin etkisizleştiği bir dönemde bu yasa geçirilebildi. Geriye bir avuç köylü ve çevreci kaldı” diyor.

Cemil Aksu
Zeytinliklerin taşınabileceği söylemini “halkla alay etmek” olarak nitelendiren Aksu, zeytinliklerin sadece ağaç değil, bir yaşam biçimi olduğunu şu sözlerle vurguluyor: “Zeytinlikler taşınacak deniyor ama bu halkla ve bilimle alay etmektir. Aynı duble yollarla böldükleri ormanlarda hayvanlar için göstermelik köprü yapmaları gibi. Zeytinlikler de zaten taşınmayacak. Hatay’da zeytinlikler sökülüp atıldı. Göçükte can veren madenci yakınını tekmeleyen, anaların, babaların gözyaşları ile alay eden, Berkin Elvan’ın annesini yuhalatan başımızdakiler zeytinliklere mi acıyacak! Zeytinlikler yalnızca ağaç değil; bir kültür, bir geçim kaynağı, bir yaşam biçimi. Özellikle örgütsüz, sahipsiz köylüler için çok şey ifade ediyor.”
Aksu, bu mücadelenin yalnızca çevrecilerin omzuna yüklenemeyeceğini belirtiyor ve şunları kaydediyor: “Bu sadece çevre meselesi değil; hak, adalet ve demokrasi meselesi. Topyekûn bir yağma ile karşı karşıyayız. Karşısında da örgütlü bir mücadele şart.”
Torba yasa ile getirilen düzenlemeler, yalnızca zeytinlikleri değil, doğal ve kültürel miras alanlarını da doğrudan etkiliyor. Hukukçular ve ekolojistler, bu değişikliklerin hem Anayasa’ya hem de çevre koruma ilkelerine aykırı olduğunu belirtirken, yasanın uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğabileceği uyarısında bulunuyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6445 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6407 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4863 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17220 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
12902 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
6706 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6080 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.