Fatma Uçkan
Üniversite kampüslerinde sivil girişler ve güvenlik uygulamalarına ilişkin tartışmalar sürüyor. Özellikle Rojin Kabaiş’in ölümünün ardından kampüslere sivil girişlerin tamamen kapatılması yönündeki talepler daha fazla gündeme gelirken, üniversitelerin öğrencilerin eğitim gördüğü ve sosyal yaşamlarını sürdürdüğü alanlar olarak nasıl korunacağı da tartışılıyor.
Kampüslerin yalnızca öğrenciler ve üniversite çalışanları tarafından kullanılan alanlar olması gerektiğini savunan görüşlerin yanı sıra, üniversitelerin toplumla bağını koruması ve bazı ortak kullanım alanlarının halka açık olması gerektiğini belirten görüşler de bulunuyor.
Sivil girişlerin tamamen kapatılması yönündeki taleplerin yanında, kampüslerde güvenliğin farklı yöntemlerle artırılması da tartışılıyor. Giriş ve çıkışların kontrollü şekilde yapılması, kampüs içerisindeki kamera sistemlerinin etkin kullanılması, yeterli aydınlatmanın sağlanması, güvenlik personelinin sayısının ve çalışma düzeninin gözden geçirilmesi ve riskli bölgelerin belirlenmesi öne çıkan güvenlik başlıkları arasında yer alıyor.
Sivil Alan Araştırmaları Derneği’nin Kampüs Hakları Raporu’nda, üniversite kampüslerinin öğrencilerin aidiyet bağı kurduğu, sosyalleştiği ve haklarını özgürce kullandığı alanlar olduğu belirtiliyor. Raporda güvenlik gerekçesiyle alanların daraltılmasına ilişkin değerlendirmelere de yer verilirken, “Dış tehditlere karşı yapısal güvenlik politikaları optimize edilmelidir” ifadeleri kullanılıyor.
Raporda ayrıca güvenlik uygulamalarının öğrencilerin kendi iç etkinliklerini kısıtlamaması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Üniversite öğrencisi Ayşe H. ise kampüs güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini belirterek sivil girişlere sıcak bakmadığını söyledi. Ayşe H., “Elbette ki güvenlik önlemleri sağlanıyor, bizlerin güvenliği için ne gerekirse yapılıyor. Umarım daha önce farklı bölgelerde yaşanan tatsız olaylar tekrarlamaz.” dedi.
Üniversitelerin öncelikle öğrencilerin kullanımına ait olması gerektiğini belirten Ayşe H., “Üniversiteler bence sadece öğrencilere ait olmalı. Sivil girişleri güvenlik açısından risk oluşturabileceği için açıkçası bir öğrenci olarak sıcak bakmıyorum.“ ifadelerini kullandı.
Sivil girişlerin tamamen kapatılmasına karşı görüş belirten öğrenciler de bulunuyor. Öğrenci Halil A., üniversitelerin toplumdan tamamen koparılmaması gerektiğini belirterek, “Üniversite kampüsleri halkın vergileriyle yapıldığı için topluma tamamen kapatılmamalı; halkın kütüphane veya yeşil alanlardan faydalanma hakkı gözetilmelidir.” dedi.
Ancak kampüslerin öncelikle eğitim ve yaşam alanı olduğunu belirten Halil A., dışarıdan gelen kişilerin öğrencilerin çalışma ve yaşam alanlarına saygı göstermesi gerektiğini ifade etti. Halil A., “Kampüsler birer eğlence parkı, kestirme yol ya da turistik müze değildir. Burası her şeyden önce öğrencilerin araştırma yaptığı, ders çalıştığı ve kendini güvende hissetmesi gereken bir eğitim ve yaşam alanıdır.” diye konuştu.
Halil A., sivil girişlerin tamamen yasaklanması yerine kontrollü bir sistem uygulanabileceğini belirterek, “Kampüsler halka tamamen kapatılmasa bile öğrencilerin güvenliği için mutlaka randevulu ve kontrollü tutulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Üniversite kampüslerinde sivil girişlerin nasıl düzenleneceği tartışması devam ederken, güvenlik başlığında farklı uygulamalar da gündeme geliyor. Giriş-çıkışların kontrolü, kamera ve aydınlatma sistemleri, güvenlik personelinin yeterliliği ve kampüs içerisindeki riskli alanların belirlenmesi, tartışmanın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.
Ayrıca üniversitelerde yeni dönemin başlamasına kısa süre kala kampüs ve yurt çevrelerindeki güvenlik uygulamalarının kapsamının genişletilmesi planlanıyor. Özellikle asayiş ve narkotik denetimleri başta olmak üzere güvenlik kameraları, aydınlatma sistemleri ve trafik tedbirlerine ilişkin çalışmaların sahada sürdürüleceği belirtildi. Güvenlik birimlerinin, öğrencilerin eğitim dönemi boyunca huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla kampüs ve yurt çevrelerindeki denetimlerini sürdürecek.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12374 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9038 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8548 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7028 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6541 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5447 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5208 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17457 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
13389 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8923 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
7283 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6206 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.