DOLAR 44,7344 0.1%
EURO 52,7977 0.4%
ALTIN
Ankara
15°

KAPALI

Trafikte can alan “hızlı teslimat”
  • 9.Köy
  • Emek
  • Trafikte can alan “hızlı teslimat”

Trafikte can alan “hızlı teslimat”

Motokuryeler, modern şehir hayatının isimsiz kahramanları mı yoksa trafiğin en büyük risk faktörü mü? Bu konu, içinde hem büyük bir emek hikayesini hem de ciddi güvenlik ve hak arayışı sorunlarını barındırıyor. 9.Köy Muhabiri Gökçe Baydar; çalışma koşullarından, sosyal güvenliklerine motokuryelerle konuştu.

ABONE OL
31 Mart 2026 11:53
Trafikte can alan “hızlı teslimat”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gökçe Baydar

Şehir hayatının hızlı temposuna ayak uydurmaya çalışan motokuryeler, sadece trafikteki araçlarla değil; güvencesizlik, uzun mesailer ve toplumsal önyargılarla da mücadele ediyor. Her yıl onlarca genç kurye, “hızlı teslimat” baskısının kurbanı oluyor. 

Sektörde çalışan bir kurye, 9. Köy’e verdiği röportajda, vitrindeki “hızlı teslimat” vaadinin arka planındaki tehlikeyi anlattı: “Teslimat yetişmediğinde patron uyarıyor, hız yapmamız teşvik ediliyor. Müşteri mağdur olmasın diye saniyelerle yarışıyoruz ama trafikte yok sayılıyoruz. Kendimi asla güvende hissetmiyorum; çünkü motor zaten tehlikeli, bizim kaportamız ise göğsümüz.”

Kurye, hukuki hak arayışındaki zorlukları ve ekonomik engelleri de şöyle özetliyor: “Paramı alamadığımda dava açmayı araştırdım ama masraflar nedeniyle orta yolu bulmak zorunda kaldık.”

Toplumun kuryelere bakışındaki çarpıklığa da dikkat çeken çalışan, yağmur, kar ve çamur altında verdikleri mücadelenin dışarıdan “havalı bir gezinti” gibi algılanmasından şikayetçi: “Toplum bu işin koşullarını bilmiyor. Kolay görünüyor ama değil. Biz sadece işimizi güvenle ve insani şartlarda yapmak istiyoruz.”

Kaza mı, iş kazası mı?

Motokuryelerin en büyük korkularından biri kazalar. Ancak bu kazaların hukuki statüsü ve kimin sorumlu olduğu, kuryenin hakları açısından büyük fark yaratıyor.

Motokurye kazaları, sektördeki ‘esnaf kurye’ modelinin yarattığı hukuki boşlukları ve iş güvenliği zafiyetlerini bir kez daha gündeme taşıyor; para kazanmak için iki teker üzerine çıkan binlerce emekçi, ‘kendi işinin patronu’ sıfatıyla aslında en temel işçi haklarından ve koruma kalkanından mahrum bir şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor.

İş hukuku uzmanına göre, bir kurye kazaya uğradığında sorumluluk çoğu zaman şirkete ait oluyor; firma, “ben sadece aracıyım” diyerek yükümlülükten kaçamıyor. Eğer işverenin kusuru varsa, kuryenin maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı doğuyor ve kaza nedeniyle sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi mümkün olmuyor. Uzman, mevcut “esnaf kurye” modelinin ise çoğu zaman işçilik haklarından ve sendikal örgütlenmeden kaçınmak amacıyla bir strateji olarak kullanıldığını vurguluyor. İş Hukuku Uzmanı bu konuda şunları söyledi:

“Kâğıt üzerinde, esnaf kurye modeli İş Kanunu’na uygunmuş gibi görünmektedir. Kuryelerden şahıs şirketi kurmaları istenmekte ve bu sayede “kendi nam ve hesabına çalışan” bağımsız kişi statüsüne sokulmaktadır. Bu nedenle, yalnızca kanun metnine bakıldığında esnaf kuryelerin İş Kanunu kapsamına girmediği söylenebilir. Ancak mesele burada bitmiyor; iş hukukunda belirleyici olan unsur sözleşmenin adı değil, bağımlılık ilişkisinin varlığıdır. İş sözleşmesini diğer sözleşmelerden ayıran temel kriter bağımlılıktır. Eğer bir çalışan hukuki, ekonomik ve organizasyonel olarak işverene bağımlıysa, o kişi hukuken işçi olarak kabul edilir.

Her ay onlarca kurye hayatını kaybediyor

2025 Kurye Ölümleri Raporu, Türkiye’de moto kurye ölümlerinin yalnızca bir trafik sorunu olmadığını, adeta yapısal bir “iş cinayeti” düzenine dönüştüğünü ortaya koyuyor. 2024 yılında en az 92 kurye iş başında hayatını kaybederken, ölümlerin büyük çoğunluğu 20-30 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor; yaş ortalaması ise 28 olarak kaydedildi. Ölümlü kazaların en çok yaşandığı şehirler İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, yoğun paket trafiği ile Antalya ve Bursa da listede üst sıralarda yer alıyor.

Rapor, kazaların sadece “sürücü hatası” olarak geçiştirilemeyeceğini savunuyor:

  • Puanlama Sistemi ve Hız: Platformların “hızlı teslimat” taahhütleri ve düşük müşteri puanları, kuryeler üzerinde yoğun psikolojik baskı yaratıyor.
  • Dinlenme Hakkının Gaspı: Kuryeler günde ortalama 12-15 saat çalışıyor; yorgunluk ve uykusuzluk kazalarda temel etken.
  • Koruyucu Ekipman Yetersizliği: Hayatını kaybeden kuryelerin çoğunda standartlara uygun olmayan kask ve koruyucu kıyafet kullanımı tespit edildi.

Çözüm: Yapısal Yasal Düzenlemeler

“Esnaf kurye” modeliyle kâğıt üzerinde bağımsız girişimci olarak tanımlanan binlerce çalışan, GPS takibi, katı teslimat süreleri ve algoritmik baskı altında fiilen işçi gibi çalıştırılıyor.

Hukuki belirsizlik ve ağır çalışma koşulları, sosyal güvenlik ve sendikalaşma haklarının gasp edilmesine yol açıyor. Adil bir yasal düzenleme, artık sadece tercih değil; can güvenliği için zorunluluk.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.