Azra Acar
Tarihi eser kaçakçılığı, Türkiye’nin kültürel mirasını tehdit eden en büyük suç alanlarından biri haline geldi. Ticaret Bakanlığı güncel verilerine göre 2025’in ilk beş ayında ele geçirilen 23 milyonu aşkın eser, sorunun büyüklüğünü gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu rakamların yalnızca kayıt altına alınabilen olayları yansıttığını, gerçekte ise daha büyük bir tehdidin söz konusu olduğunu belirtiyor.
Ticaret Bakanlığı’nın güncel verilerine göre, 2024 yılında 5 milyon 683 bin 375, 2025 yılının ilk beş ayında ise 23 milyon 593 bin 861 adet tarihi eserin ele geçirilmesi, Türkiye’de kültürel miras kaçakçılığının ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ve 22 milletvekili tarafından imzalanan Meclis Araştırma Önergesi de konunun Türkiye için ciddi bir tehdit olduğunu ortaya çıkardı.
Konuya ilişkin olarak Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile Akdeniz Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Muhammet Hamdi Kan, değerlendirmelerini 9. Köy Haber Merkezi ile paylaştı.

Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın Sohbetleri” programına konuk olarak Tarihi Eser kaçakçılığı konusunda yoğun bir mücadele verdiklerini duyurdu. Arslan burada yaptığı konuşmada, birçok eserin Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğini söyledi. Tarihi eser kaçakçılığı konusunda da emniyetten bilgi alınamamasının sebebi olarak, farklı birimlerin konuyla ilgilendiği, özellikle jandarma ekiplerinin kazı alanlarında çalıştığı bu yüzden de net bir veriye ulaşılamadığı aktarıldı.
Öğr. Gör. Dr. Muhammet Hamdi Kan ise “Tarihi eserlerin gayrı meşru ticareti zannedilenden daha organize ve daha hiyerarşik bir sistemdir. Defineci dediğimiz psikolojik sorunlu yerel kaçak kazıcıların faaliyetleri bu sistemin büyük oranda dışında veya en iyi ihtimalle kıyısının köşesinde kalmaktadır. Belli eser gruplarının spesifik koleksiyonerleri bu eser gruplarını toplarlar ve hemen her biri, operasyonu, ekspertizi, lojistiği ile kendi organizasyonunu kurmuştur. Bu koleksiyonerler çoğu zaman vatandaşı oldukları devletlerde önemli etki sahibi ciddi zenginler arasından çıkar. Kaldı ki bunların büyük kısmı gayrı meşru yollarla edindikleri eserleri çoğu zaman meşrulaştırarak resmî koleksiyonlarına katarlar. Çok önemli şaheserler söz konusu değilse genelde bu eserler sonunda söz konusu koleksiyonerin vatandaşı olduğu ülkenin eser envanterine girerler” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığına en fazla Antalya’da olduğu iddiaları hakkında ise görüşlerini bildiren Kan, “Genelde Antalya, İzmir, Muğla, Aydın gibi kentler kültürel mirasıyla ön planda olduğu için sanki en fazla gayrı meşru faaliyet buralardaymış gibi algılanır. Ama aslında söz konusu yasa dışı faaliyetin büyük kısmı Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7635 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6693 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6320 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6300 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4969 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4779 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4675 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7635 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6693 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6320 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6300 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4969 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.