Berfin Çağdaş
Antalya ile Konya’yı birbirine bağlayan ve 2023 yılında hizmete açılan karayolu, yoğun yağışların ardından sular altında kaldı. Adeta göle dönen yol, güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatıldı. Uzmanlar, Antalya-Konya karayolunun yoğun yağış sonrası su altında kalmasını, yolun yapım aşamasında, mühendisliğin devre dışı bırakılmasına bağlıyor.
9. Köy’e konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, karayolunun 2023 seçimlerinden 10 gün önce açıldığına dikkat çekti. Karancı, “Bu açılışın seçim sürecine yetiştirilmesi amacıyla hızlandırıldığı kanaatindeyim. Bu süreçte mühendisler üzerinde ekonomik ve siyasal baskılar oluşmuş olabilir. Ortaya çıkan tabloyu da bunun bir sonucu olarak değerlendiriyorum” dedi.

Mühendisliğin hata yapmayacağını ancak yaşanan süreçte devre dışı bırakılmış olabileceğine dikkat çeken Başkan Karancı, yolun zaman ve maliyet baskısıyla aceleye getirilmesi nedeniyle sular altında kalmış olabileceğini söyledi. Yol yapımı gibi büyük ölçekli projelerde yağış rejiminin 50, 100, 250 hatta 500 yıllık periyotlara göre hesaplanması gerektiğini vurgulayan Karancı, bölgedeki yağışların öngörülememiş olmasının mümkün olmadığını belirtti. Hesaplamaların ekonomik ve kısa vadeli yapılmış olabileceğini dile getiren Başkan Karancı, şu görüşleri dile getirdi:
“Bölgedeki yağışların öngörülememiş olması düşünülemez. Bana göre burada yapılan hesaplamalar, ekonomik ve kısa vadeli çözümler doğrultusunda ele alınmış. Bugün karşı karşıya kaldığımız durumda bunun sonucudur. Her yoğun yağışta yolun kapanıp yeniden açılması kalıcı bir çözüm olmadığını göstermektedir. Başlangıçta doğru projelendirme yapılmış olsaydı çok daha ekonomik olurdu. Şimdi yapılacak düzeltmeler, ilk aşamadaki maliyetlerin çok üzerine çıkacaktır. Bu da kamu kaynaklarının ziyan edilmesi anlamına
gelmektedir”
İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan ise yaşanan durumun tamamen bir projelendirme hatası
olduğunu ileri sürdü. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün bu tür projeleri hizmet alım yolu ile gerçekleştirdiğini belirten Akdoğan, bu tür projeler hazırlanırken, ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması gerektiğini belirterek, “Eğer güzergâh dere yatağından ya da eski bir su havzasından geçiyorsa; taşkın periyotları, geçmiş yağış verileri ve debi hesapları detaylı şekilde incelenmelidir. İlgili kurumlardan görüş alınmadan sağlıklı bir projelendirme yapılamaz” diye konuştu.
Sadece su taşkını değil, heyelan, kaya düşmesi ve tektonik hareketler gibi risklerinde dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Akdoğan, projelere erişim sağlanamadığı için detaylı teknik değerlendirme yapamadıklarını ifade etti. Ortaya çıkan tablonun ciddi bir mühendislik ve planlama sorunu olduğunu dile getiren Akdoğan, “Bu tür büyük projeler kamu kaynaklarıyla hayata geçiriliyor. Yanlış projelendirme sonucunda kamu zarara uğruyor. Gerek Ulaştırma Bakanlığı gerek Karayolları kamuoyunu aydınlatmalıdır” diye konuştu.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.