DOLAR 44,1899 -0.09%
EURO 50,7431 0.39%
ALTIN 7.076,77-0,82
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Habib-i Neccar Camii, özgünlüğü korunarak ayağa kaldırıldı
  • 9.Köy
  • Genel
  • Habib-i Neccar Camii, özgünlüğü korunarak ayağa kaldırıldı

Habib-i Neccar Camii, özgünlüğü korunarak ayağa kaldırıldı

6 Şubat depremlerinde yerle bir olan Anadolu’nun ilk camisi kabul edilen Habib-i Neccar Camii, enkazdan tek tek çıkarılan taşlarıyla, ruhu korunarak yeniden ayağa kaldırıldı.

ABONE OL
11 Mart 2026 11:00
Habib-i Neccar Camii, özgünlüğü korunarak ayağa kaldırıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İlyas Yiğit

Hatay’ı yerle bir eden 6 Şubat 2023’teki depremlerde ağır hasar alarak yıkılan, Anadolu’nun ilk camisi olarak kabul edilen Habib-i Neccar Camii, 27 Aralık 2025’te düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. “Ruhu bedenden ayrılmış ceset gibiydi” diye tarif edilen tarihi camii, özgünlüğü korunarak ayağa kaldırıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı gerçekleştirilen camiinin restorasyonunu Konya Büyükşehir Belediyesi üstlendi ve “aslına uygunluk” ilkesi doğrultusunda restore edildi. Müslümanlar kadar Hristiyanlar için de tarihsel ve manevi anlam taşıyan caminin yeniden ayağa kaldırılması, kamuoyunda uzun süre gündemde yer aldı.

Uğur İbrahim Altay

“Yeniden inşa değil, özgünlüğü koruyarak ayağa kaldırma”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Müslümanlar kadar Hristiyanlar için de tarihsel ve manevi anlam taşıyan caminin restorasyon sürecine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı.

Altay, temel hedeflerinin yapıyı sıfırdan yapmak değil, özgün kimliğini muhafaza ederek ayağa kaldırmak olduğunu söyledi. “Bu eser medeniyet hafızamızda müstesna bir yere sahip. Böyle kıymetli bir yapıya sahip çıkmak; tarihimize, inancımıza ve ortak hafızamıza karşı sorumluluğumuzdur” diyen Altay, bu nedenle zorunlu olmadıkça ana çatı ve taşıyıcı sistemlere müdahaleden kaçındıklarını söyledi. Restorasyonun, Konya Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında başlatıldığını belirten Altay, şu bilgileri verdi:

Yapıya ait tüm özgün mimari elemanlar kültür molozu içerisinden tek tek ayıklandı, envanterlendi ve konservasyon (muhafaza etme) çalışmaları tamamlandı. Mümkün olan her unsur orijinal yerinde yeniden kullanıldı. Böylece hem tarihsel bütünlük korundu hem de geçmişle kurulan bağ kesintiye uğratılmadı

Deprem sonrası yapılan hasar tespit çalışmalarına da değinen Altay, en kritik alanın ayakta kalmış ancak ağır hasarlı duvarlar olduğunu söyledi. Sürecin en zor aşamasının teknik uygulamalardan ziyade karar verme süreci olduğunu belirten Altay, “Bir yapıyı restore ederken asıl mesele, yapının ruhuna sadık kalabilmektir. Habib-i Neccar Camii’nin mukaddes kimliği bu hassasiyeti en üst seviyede gözetmemizi gerektirdi” dedi.

Depreme dayanıklı hale getirildi

Yapının yeniden ibadete açılmasıyla birlikte en çok merak edilen konulardan biri de güçlendirme çalışmaları oldu. Çağdaş mühendislik ilkeleri ve performans esaslı tasarım yaklaşımlarının esas alındığını belirten Altay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeniden inşa edilen yapısal örtü sistemi ve güçlendirme uygulamaları, benzer nitelikteki olası doğal afetlere karşı dayanım sağlayacak şekilde kurgulandı. Taşıyıcı güvenlik artırılırken özgün mimari bütünlük ve tarihsel kimlik muhafaza edildi

Altay, restorasyonun aynı zamanda Konya ile Hatay arasındaki kardeşliğin bir nişanesi olduğunu vurguladı.

Fethullah Uğraş

“O an Antakya’nın öldüğünü düşündüm, restorasyon diriliş oldu”

Caminin imamı Fethullah Uğraş ise deprem sabahı yaşadıklarını, “6 Şubat sabahı bir anlamda kıyametin provasını yaşadık” sözleriyle anlattı. Depremden sağ salim kurtulduktan sonra ilk olara camiye gittiğini belirten Uğraş, gördüğü manzarayı şu sözlerle ifade etti:

Camiye geldiğimde önce evimizin yıkıldığını görmüştük. Sonra Antakya’nın gerçek anlamda yere serildiğini hissettim. Habib-i Neccar’ın yıkıntılarını görünce… Ruhu cesetten ayrılan bir insan ne hale gelirse, caminin enkazını gördüğümde de Antakya’nın öldüğünü düşündüm. Çünkü Habib-i Neccar Camii Antakya’nın kalbi ve ruhudur. Avluya girdiğimde minare yoktu, kubbe çökmüştü, duvarlar yıkılmıştı. O an Antakya’nın öldüğünü düşündüm

Depremin ardından cami enkaz halindeyken yanına çadır mescit kurduklarını ve cuma namazlarını burada kıldıklarını söyleyen Uğraş, restorasyon sürecini yakından takip ettiğini belirtti: “Bu sadece bir restorasyon değildi. Temelinden güçlendirilerek, her taş özel muameleyle yerleştirildi. Minare yapılırken taşlar birbirine bağlanarak ilerlediler. Çok titiz bir çalışma yürütüldü

Habib-i Neccar Camii’nin yeniden ibadete açılmasının Antakya için bir diriliş anlamı taşıdığını vurgulayan Uğraş, emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.